Gündem

19 Mayıs’ın öteki yüzü: Bayramın sahipleri geçim derdinde

İzmir’de 19 Mayıs coşkusu yaşanırken, alanlarda ve kafelerde çalışan gençler konuştu: “Bayram olduğunu hissediyoruz ama önceliğimiz ekmek kavgası.”

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, İzmir’de büyük bir coşkuyla kutlanırken bayramın asıl sahibi olan gençlerin bir kısmı kutlama alanlarında, bir kısmı ise mesai başındaydı. CHP İzmir İl Örgütü’nün programında su satan lise öğrencisi Kıraç ve gece yarısı bir kafede barista olarak çalışan üniversiteli Pelin Su, Ses Gazete ekibi olarak kendilerine yönelttiğimiz, “Bu bayram sahiden sizin mi?” sorumuza verdikleri yanıtlarla Türkiye’deki gençliğin ekonomik gerçekliğini gözler önüne serdi.

Lise öğrencisinin “normalleşmiş” sorumluluğu

Henüz lise 2. sınıf öğrencisi olan Kıraç, 19 Mayıs etkinlikleri sırasında su satarak harçlığını çıkarıyor.

Kıraç’ın konuşmasında en dikkat çeken ve sarsıcı olan nokta ise, henüz 16-17 yaşlarındayken ailesinin ekonomik yükünü hafifletmeyi kendine görev edinmiş olması ve bunu son derece “normal” bir durum gibi anlatması oldu.

Ailesinin kendisini zorlamadığını belirtse de Kıraç, onlara yük olmama isteğini şu sözlerle ifade ediyor:

“Boş zamanlarımda böyle çalışıyorum. Okul harçlığımı çıkarıyorum. Yani ben çalışmayı çok seviyorum. Boş zamanlarımda bu işi yapıyorum ya da okuldan sonra. Hem ders çalışıyorum hem çalışıyorum. Hem aileme destekte bulunuyorum. Bayramım olduğunu hissediyorum. Bir yandan mutlu oluyorum, bir yandan sevinç duyuyorum. Bir yandan da çalışmak zorunda olduğumu düşünüyorum. Çünkü çalışmazsam… Ailem, babam var. Evet, onlar destekte bulunuyor. Ama ben onların sürekli destekte bulunmasını istemiyorum yani.”

“Birinci motivasyonumuz geçim derdi”

Bayramın son saatlerinde, İzmir’in hareketli kafelerinden birinde barista olarak çalışan Dokuz Eylül Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü son sınıf öğrencisi Pelin Su Tamer ise, bayramın kendisi için bir “tatil” veya “kutlama” olmaktan çok “geçim” anlamına geldiğini vurguladı:

“Bir noktada hepimiz zorunluluktan çalışıyoruz. Tamam, yaptığımız işin keyifli kısmı da var ama birinci motivasyon tabii ki geçim kaygısı, geçim derdi. O yüzden çalışıyoruz. Açıkçası şu an için kendimi bayram genci gibi hissetmekten ziyade, böyle günlerin benim için tek anlamı ekmek parası oluyor.”

Gelecek hayalleri başka bahara mı?

İzmirli iki gencin dillendirdiği ve tüm gençlerin ortak noktası ise, bayramı hissetseler de hayatın yükünü omuzlarında taşımaları oldu. Üniversite okumayı düşünmediğini, liseden sonra staj yaptığı yerde kendini geliştirip kendi dükkanını açmayı veya yurt dışına gitmeyi hayal ettiğini söyleyen Kıraç ile mezuniyet aşamasında geçim derdiyle çalışan Pelin Su’nun hikayesi, 19 Mayıs’ın gölgesinde kalan bir gerçeği, çalışan gençliğin hikayesini bir kez daha gündeme taşıdı.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'G-PPV6YT9CVE');