2026 yılı Hac organizasyonunda görev alacak sağlık personelinin belirlenmesinde uygulanan yazılı sınavın adil ve şeffaf olmadığı iddiaları, sağlık camiasında tartışmalara yol açtı. Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, sınav süreciyle ilgili çok sayıda şeffaflık eksikliği ve WhatsApp yazışmalarının sendikaya ulaştığını belirterek tepkisini dile getirdi. Adaylar, belirleme kriterlerinin kamuoyuna açıklanmasını isterken, süreçle ilgili resmi açıklama beklediklerini ifade etti.
Sınav sonrası tartışmalar: “Torpil ve baskı” iddiaları
30 Kasım 2025 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilen sağlık personeli yazılı sınavı, sınav sonrası WhatsApp gruplarında tartışmaların odağı oldu. Sınavın adil yürütülmediğine dair iddialar, grup içinde hem tartışmalara hem de ekonomik ve lojistik yüklerle ilgili şikâyetlere neden oldu. Bazı adayların gruptan çıkarıldığı ve yöneticilerin tehditkâr ifadeler kullandığı öne sürüldü.
Doğruyol: “Şeffaflık eksikliği, kamuda güven sorunu”
Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, yıllardır hac organizasyonunda görev alacak sağlık personelinin seçimi konusunda şeffaflık eksikliği yaşandığını vurguladı. Hangi adayın hangi kriterlere göre seçildiğinin net olmaması, sürece olan güveni zedeliyor. Ayrıca bazı branşlarda görev alanların tekrar tekrar seçildiği, yıllardır başvuru yapan birçok sağlık personelinin ise hacca gönderilmediği iddia ediliyor.
Kriterler ve süreç: Şeffaflık talebi
Doğruyol, organizasyon sürecinde bir komisyonun varlığından söz edilse de, bu komisyonda hangi kriterlerin esas alındığının ne adaylara ne de kamuoyuna açıklandığını belirtti. Sınavla ilgili bilgi almak isteyen bazı sağlık personellerinin gruptan çıkarılması ve tehdit edici ifadelerle karşılaşması, kabul edilemez olarak nitelendiriliyor. Adaylar, kriterlerin açık ve şeffaf şekilde duyurulmasını talep ediyor.
Ekonomik ve psikolojik yük: Adayların talepleri
Sınavın sadece Ankara’da yapılması, sağlık çalışanları için ekonomik açıdan ekstra yük oluşturuyor. Türkiye’nin dört bir yanından sınava katılan adaylar, ulaşım ve konaklama masraflarının yanı sıra belirsizlik ve stres faktöründen de olumsuz etkilendiklerini ifade ediyor. Sürece dair resmi açıklama beklediklerini belirtiyorlar.
Diyanet ve Sağlık Bakanlığı’ndan açıklama bekleniyor
Sağlık personelleri, Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile Sağlık Bakanlığı’ndan süreçle ilgili kapsamlı bir açıklama yapılmasını istiyor. Belirleme kriterlerinin kamuoyuyla paylaşılması ve sınav sürecine duyulan güvenin yeniden tesis edilmesi talep ediliyor.
