Adı mali tatil, kendisi mesai… Büyük bir yanılsama!

“Mali tatil başladı.”

Bu cümleyi her yıl duyuyoruz. Peki gerçekten kim tatile çıkıyor?

Çünkü bildiğimiz bir gerçek var: Mali müşavirlerin mali tatili yok!

Kanunlarda var, takvimlerde var, açıklamalarda var… Ama meslek mensubunun hayatında yok.

Telefonlar susmuyor.

E-postalar gelmeye devam ediyor.

E-tebligatlar düşüyor.

Mükellefler “Bir dakikalık işiniz var.” diyerek aramaya devam ediyor.

Kamu kurumları işlemlerini sürdürüyor.

Sonra dönüp bize “Mali tatil yapıyorsunuz.” deniliyor.

Bu, gerçekle hiçbir ilgisi olmayan bir algıdır.

Mali müşavirlik, Türkiye’nin en ağır sorumluluk taşıyan mesleklerinden biridir. Milyonlarca beyannamenin, bildirimin, bordronun, defterin ve hukuki yükümlülüğün sorumluluğu bu meslek mensuplarının omuzlarındadır. Yapılacak en küçük hata ağır para cezalarına, mükellef mağduriyetine ve mesleki sorumluluğa dönüşebilir.

Böylesine ağır bir meslek grubuna reva görülen “mali tatil” ise sadece sürelerin bir kısmının ötelenmesinden ibarettir. İş yükü azalmıyor; sadece ileri tarihe yığılıyor. Tatilden dönen mali müşavir dinlenmiş olmuyor, aksine iki katına çıkmış iş yüküyle karşılaşıyor.

Daha da düşündürücü olan ise devletin birçok kurumu için gerçek tatil dönemleri varken, ekonominin görünmeyen yükünü taşıyan mali müşavirlerin dinlenme hakkının hâlâ kâğıt üzerinde kalmasıdır.

Biz tatilde bile bilgisayarımızı yanımıza almak zorundayız.

İnternet olan yere gitmek zorundayız.

Telefonumuzu kapatamıyoruz.

Çünkü kapattığımız anda bir mükellefin ceza riski, bir sistem bildirimi veya bir son dakika talebi bizi bekliyor olabilir.

Bunun adı tatil değildir.

Bunun adı, kesintisiz çalışmaktır.

Artık kimse mali müşavirlere “Siz zaten mali tatildesiniz.” demesin.

Gerçek bir mali tatil; tüm beyan ve bildirim sürelerinin durduğu, e-tebligat sürelerinin işlemediği, kamu kurumlarının işlem talep etmediği ve mali müşavirin telefonunu kapatıp ailesiyle huzur içinde vakit geçirebildiği dönemdir.

Aksi hâlde adına “mali tatil” demek, milyonlarca işlemin sorumluluğunu taşıyan bir meslek grubunun emeğiyle alay etmekten başka bir anlam taşımaz.

Mali müşavirler ayrıcalık istemiyor.

Sadece kanunlarda yazan hakkın gerçekten uygulanmasını istiyor.

Çünkü adı tatil olan ama yaşanamayan bir hak, hak değildir.

“Mali tatil istemiyoruz; gerçekten dinlenebileceğimiz, telefonun susacağı, sistemlerin duracağı ve insan gibi nefes alabileceğimiz bir tatil istiyoruz. Çünkü mali müşavir de insandır.”

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'G-PPV6YT9CVE');