AK Parti Karabağlar İlçe Başkanı Hüseyin Uzun, Özgür Coşkun’un hazırlayıp sunduğu Gündem Özel programına katılarak Karabağlar’daki mevcut tabloyu değerlendirdi. Uzun, 2024 yerel seçimleri öncesinde yaptıkları “5 dakika düşünün, 5 yıl pişman olmayın” çağrısını hatırlatarak, ilçede ciddi bir hayal kırıklığı yaşandığını savundu.

Bugün nasıl bir Karabağlar tablosuyla karşı karşıyayız?

2024 yerel seçimleri sürecinde Karabağlar halkına şu çağrıyı yapmıştık: “5 dakika düşünün, 5 yıl pişman olmayın.” Gelinen noktada maalesef hem oy verenler hem vermeyenler açısından ciddi bir hayal kırıklığı yaşandığını görüyoruz.

Mevcut Belediye Başkanı Sayın Helil Kınay yaklaşık iki yıldır görevde. Adaylık sürecinde Karabağlar’a dair birçok vaat ortaya kondu ancak bugüne kadar bu vaatlerin önemli bir kısmının hayata geçirilmediğini görüyoruz. Keşke gerçekleştirilmiş olsaydı, biz de takdir etseydik.

Göreve başladığında devam eden iki önemli proje vardı. Bunlardan biri Uzundere’deki Atatürk Gençlik ve Spor Merkezi’ydi. Üstelik bu projenin finansmanının yaklaşık yüzde 70’i Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanıyordu. Diğeri ise Yeşilyurt Kapalı Pazar Yeri projesiydi.

Sayın Başkan, 10 Şubat 2025 tarihinde Atatürk Gençlik ve Spor Merkezi’ni ziyaret ettiğinde tesisin kısa sürede açılacağını ifade etmişti. Ancak aradan bir yıl geçmesine rağmen tesis hâlâ hizmete açılmış değil. Aynı şekilde Yeşilyurt Kapalı Pazar Yeri de verilen takvime rağmen tamamlanamadı. Kısa süre önce yeniden çalışmalara başlandığı ifade ediliyor ancak Karabağlar halkı hâlâ bu yatırımlardan faydalanamıyor.

Bir diğer önemli konu ise Sırrı Atalay Caddesi. Bu caddeyle ilgili sözler 2014 yılından bu yana veriliyor. Aradan yaklaşık 12 yıl geçmesine rağmen cadde hâlâ Karabağlar’ın kronik sorunlarından biri olmaya devam ediyor. İsmi cadde ama iki büyük aracın yan yana geçemediği bir yapı söz konusu. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde vatandaş ciddi sıkıntı yaşıyor.

İstimlak süreci çok yavaş ilerliyor. Yılda bir ya da iki bina yıkılarak bu işin tamamlanması mümkün görünmüyor. Bu hızla devam edilirse sorunun çözümü daha da uzayacak gibi duruyor.

Ayrıca Karabağlar’daki yol sorunu da ciddi boyutta. Caddeler ve sokaklar çukur içinde. Günlük 15-20 bin aracın geçtiği bir noktada basit bir çukurun doldurulamaması kabul edilebilir değil. Bu durum hem vatandaşın güvenliğini riske atıyor hem de araçlarda maddi hasara yol açıyor. Milli servet zarar görüyor.

Biz eleştirmek için değil, çözüm üretilsin diye konuşuyoruz. Karabağlar hizmet bekliyor ve verilen sözlerin artık yerine getirilmesi gerekiyor.

Whatsapp Image 2026 02 11 At 16.21.15 (2)

Karabağlar Sanayi başta olmak üzere ilçedeki yolların durumu vatandaşların ciddi tepkisini çekiyor. Bu tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sadece Sanayi bölgesi değil, Karabağlar’ın birçok sokağı ve caddesi maalesef aynı durumda. Yollar çukur içinde, altyapı yetersiz ve bu durum hem sürücülere hem esnafa ciddi zarar veriyor. Günlük binlerce aracın geçtiği yerlerde bir çukurun aylarca durmasının mazereti olamaz. Bu, hem vatandaşın güvenliğini riske atıyor hem de milli servete zarar veriyor.

Bunun yanında kaldırımlar da çok sağlıksız. Engelli vatandaşlarımızın, yaşlılarımızın rahat yürüyemediği kaldırımlar hâlâ düzeltilmiş değil. Oysa yerel yönetimlerin en temel görevi, insanların güvenli ve konforlu şekilde yaşam alanlarını kullanmasını sağlamaktır. Bunun için önce belediye başkanının ve ekibinin bu sorunları dert edinmesi gerekir.

Belediye Başkanı “Karabağlar benim ailem” diyor. Bu söylemi nasıl değerlendiriyorsunuz?

“Karabağlar benim ailem” söylemi kulağa hoş geliyor ancak ben bu sözün sahaya yansıdığını düşünmüyorum. Bir insan ailesi olarak gördüğü insanların huzurlu, sağlıklı ve mutlu yaşaması için daha fazla mücadele eder. Karabağlar’da dezavantajlı, dertli çok sayıda aile var. Bu insanlarla daha yakından ilgilenilmesi, sorunlarına somut çözümler üretilmesi gerekiyor.

Maalesef bugüne kadar bunu yeterince göremedik. Temennimiz, bundan sonraki süreçte gerçekten Karabağlar’ın dertleriyle dertlenen ve sorun çözen bir belediye yönetimi anlayışının ortaya konmasıdır.

31 Mart 2026 itibarıyla belediye başkanının ikinci yılı doluyor ve üçüncü yıla giriliyor. Yerel yönetimlerde son bir yılın genellikle seçim atmosferinde geçtiği düşünülürse, önümüzde fiilen iki yıllık bir icraat süresi kalıyor. Bu iki yılda Karabağlar’da neler yapılabilir? Halil Kınay’dan beklentiniz nedir?

Bizim beklentimiz çok net: Hizmet üretilmesi. Karabağlar’da kronikleşmiş sorunlar var ve artık bu sorunların çözülmesi gerekiyor. Özellikle Sırrı Atalay Caddesi’nin açılması büyük önem taşıyor. Vatandaş orada her gün ciddi sıkıntı yaşıyor. Bu konu yıllardır gündemde ama somut bir ilerleme göremedik.

Sayın Kınay söylemlerinde halkla iç içe olduklarını ve hizmet ürettiklerini ifade ediyor. Ancak bir belediye başkanının yaptığı hizmetlerin somut karşılığı olması gerekir. Bir eserin ortaya çıkması, kurdelesinin kesilmesi gerekir. Bugüne kadar kendi dönemine ait kalıcı ve büyük bir projenin tamamlanıp hizmete açıldığını göremedik. Önceki dönemden devralınan iki önemli proje vardı, onlar da hâlâ tamamlanabilmiş değil.

Son dönemde ise geçmişte yapılmış parkların yeniden düzenlenip tekrar açılışının yapıldığına şahit olduk. Bu, yeni bir hizmet üretmekten ziyade mevcut olanı yeniden sunmak anlamına geliyor.

İki mahalle muhtarının Balçova’ya bağlanma talebi kamuoyuna yansıdı. Bu tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bir ilçede iki mahallenin mevcut belediyeden kopmak istemesi gerçekten çok üzücü bir durum. Bu, yönetimle mahalleler arasındaki iletişim ve hizmet sorununun göstergesidir. Muhtarlarımızın taleplerine yeterince karşılık verilmediğini görüyoruz.

Örneğin kamuoyuna da yansıdığı üzere, bir cenaze için araç talep edildiği, aracın olduğu ancak şoför olmadığı yönünde bir cevap verildiği ifade edildi. Muhtarlarımız bu duruma tepki gösterdi. Bu tür talepler aslında çok büyük ya da çözülemez talepler değil. Yerel yönetimlerin vatandaşın en zor gününde yanında olması gerekir.

Bizim temennimiz; kalan sürede Karabağlar’ın gerçek sorunlarına odaklanan, vaatlerini hayata geçiren ve kalıcı eserler bırakan bir yönetim anlayışının ortaya konmasıdır. Karabağlar’ın artık söz değil, somut hizmete ihtiyacı var.

Sayın Başkan, iki yıl önce adaylık sürecinde Halil Kınay’ın “Karabağlar’a dair büyük bir projem yok” dediğini hatırlıyoruz. Sizce bu yaklaşım bugünkü tabloyu etkiledi mi?

Ben de o açıklamayı çok net hatırlıyorum. Bir belediye başkan adayı vizyonuyla, projeleriyle ortaya çıkmalı. Eğer daha en başta “büyük projem yok” deniliyorsa, orada bir planlama eksikliği vardır. Karabağlar gibi sorunları kronikleşmiş bir ilçede vizyon ortaya koymadan yola çıkmak ciddi bir handikap oluşturur. Bugün yaşanan tablo da aslında bunun bir sonucudur.

Elbette küçük ölçekli projelerle ilgili vaatler vardı; kapalı pazar yerleri, kültür merkezleri, semt evleri gibi. Ancak gelinen noktada bu vaatlerin önemli bir kısmının hayata geçirilmediğini görüyoruz. Bunun yanında önceki dönemden devralınan devam eden projeler de tamamlanamadı.

Whatsapp Image 2026 02 11 At 16.21.14 (1)

Yeşilyurt Kapalı Pazar Yeri konusunda da çeşitli tartışmalar yaşandı. Bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yeşilyurt Kapalı Pazar Yeri süreci gerçekten sancılı geçti. Proje birkaç kez Büyükşehir’e gidip geldi. Farklı amaçlarla değerlendirilmesi, hatta bir AVM firmasına devri gibi iddialar gündeme geldi. Son aşamada Büyükşehir Meclisi’nde komisyonlardan dönmesi söz konusu oldu. AK Parti grubunun devreye girmesiyle bu süreç farklı bir noktaya taşındı.

Bu tablo bize şunu gösteriyor: Karabağlar Belediyesi’nin yönetimsel anlamda ciddi sıkıntıları var. Süreçler sağlıklı yürütülemiyor, kararlar net bir şekilde ilerlemiyor.

Sorunun temelinde yönetim anlayışı mı var? Belediye içinde bir ekip sorunu yaşandığını düşünüyor musunuz?

Belediyecilik ekip işidir. Şu anda Karabağlar’da en büyük sıkıntılardan biri yönetim kadrosunun dar bir çevreyle sınırlı kalmasıdır. Bu durum sadece dışarıya değil, belediye meclisine de yansıyor. CHP grubunun kendi içinde bölünmüş bir görüntü verdiğini görüyoruz. Belediye komisyon seçimlerinde yaşananlar bunun en somut örneğidir. Grup kararıyla belirlenen isimlerin dışında farklı isimlerin seçilmesi, içeride bir uyumsuzluk olduğunu gösteriyor.

Ayrıca kamuoyunda belediyenin üç kişi tarafından yönetildiğine dair yaygın bir kanaat var. Belediye Başkan Yardımcısı Burcu Uğantaş, eşi Koray Uğantaş ve Sayın Başkan’ın dar bir ekip anlayışıyla hareket ettiği yönünde eleştiriler var. Bu durum hem meclis üyeleri hem bazı CHP’li isimler hem de muhtarlar tarafından dile getiriliyor.

Benim kanaatim şu: Karabağlar Belediyesi daha kapsayıcı, daha ortak akılla hareket eden bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyuyor. Kendi meclis üyeleriyle, muhtarlarla ve şehirdeki paydaşlarla sağlıklı bir diyalog kurulmadan ilçenin sorunlarını çözmek mümkün değil. Bugün yaşanan sıkıntıların temelinde de bu yönetim zafiyeti yatıyor.

İki yıldır kamuoyunda ciddi eleştiriler var. Parti genel merkezi ve il başkanlığı düzeyinde de bazı isimlerle ilgili uyarılar yapıldığı konuşuluyor. Buna rağmen aynı kadroyla devam edilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Açıkçası bunun cevabını en doğru şekilde verecek kişi Sayın Belediye Başkanı Helil Kınay’dır. Kamuoyunda dillendirilen isimlerle ilgili yoğun eleştiriler var. Buna rağmen aynı kişilerle devam edilmesi, ister istemez soru işaretlerini artırıyor. Bu bir vefa borcu mudur, farklı bir bağ mıdır, bunu bilemeyiz. Ama iki yıldır süren bir tartışma ve kriz ortamı olduğu da ortada.

Seçim sonrası kampanya sürecinde toplanan bağışlarla ilgili kamuoyuna yansıyan iddialar olmuştu. Paraların akıbetiyle ilgili sorular soruldu, farklı hesaplara aktarıldığı yönünde iddialar gündeme geldi. Aradan iki yıl geçmesine rağmen bu konudaki tartışmaların tamamen kapanmadığını görüyoruz. İddialarda bazı isimler de geçiyordu. Ancak dediğim gibi, bu soruların muhatabı belediye başkanıdır.

Eleştiriler karşısında Sayın Kınay’ın kamuoyuna yeterli ve açık bir yanıt verdiğini düşünüyor musunuz?

Biz soruyoruz ama net cevap alamıyoruz. Genellikle kendisine yakın mecralarda, kendi anlatmak istediği çerçevede açıklamalar yapıyor. Sorulan soruya farklı bir cevap vererek konuyu başka bir noktaya taşıyabiliyor. Üslup olarak da daha üst perdeden, daha savunmacı bir dil kullanıyor.

Sayın Kınay’ı dinlediğinizde Karabağlar sanki İzmir’in en modern, en sorunsuz ilçesi gibi bir tablo çiziliyor. Ama sahaya indiğinizde gerçek tablo farklı.

Sahadaki tabloyu nasıl görüyorsunuz? Bugün Karabağlar’da yaşayan biri olarak ne hissediyorsunuz?

Karabağlar’da yaklaşık 45 bin engelli vatandaşımız var. Bu insanlar zaten dezavantajlı bir hayat sürüyor. Ama ilçede engelli bireylerin rahat hareket edebileceği kaldırımlar, yollar yeterli değil. Engelli aracı olsa bile kullanabileceği düzgün bir zemin bulamıyor. Aynı durum yaşlılarımız için de geçerli. Düzgün kaldırım yok, güvenli yürüyüş alanı yok.

Bunlar yerel yönetimlerin doğrudan sorumluluğunda olan konular. İyi bir planlama ve kararlı bir çalışma ile çözülebilecek sorunlar. Ancak iki yıllık süreçte bu alanda somut bir ilerleme göremedik.

Önceki dönemden devralınan iki büyük proje hâlâ tamamlanamadı. Bunun dışında da ortaya konmuş yeni ve güçlü bir proje göremiyoruz. Kaybeden kim oluyor? Karabağlar halkı.

Whatsapp Image 2026 02 11 At 16.21.15

Belediye içindeki yönetim ve meclis yapısı da sık sık gündeme geliyor. Orada nasıl bir tablo var?

Belediye meclisinde CHP grubunun kendi içinde de görüş ayrılıkları olduğu biliniyor. Belediye başkanının bazı meclis üyelerini komisyonlara yazmadığı ifade ediliyor. Oysa komisyonlar, projelerin hazırlanıp olgunlaştırıldığı yerlerdir. Komisyonlar ne kadar sağlıklı çalışırsa belediye de o kadar iyi hizmet üretir.

Meclis üyelerinin dışlandığı bir ortamda sağlıklı bir yönetimden söz etmek zor. Belediye başkanı geniş bir mutabakatla hareket etmek yerine dar bir kadroyla yönetim anlayışını sürdürürse bu hem içeride gerilim yaratır hem de hizmet üretimini sekteye uğratır.

Benim gördüğüm tablo şu: Sürekli bir iç tartışma ve gerilim hali var. Bu süreçte kaybeden ise Karabağlar halkı oluyor.

Vatandaşın memnuniyetini nasıl gözlemliyorsunuz?

Sahaya indiğimizde, esnafla, vatandaşla konuştuğumuzda ciddi bir memnuniyetsizlik görüyoruz. Siyasi görüşü ne olursa olsun, hizmetten memnun olduğunu açıkça ifade eden bir vatandaşla bugüne kadar karşılaşmadım. Bu üzücü bir tablo.

Biz seçim döneminde “5 dakika düşünün, 5 yıl pişman olmayın” demiştik. Maalesef bugün birçok vatandaşın pişmanlık yaşadığını görüyoruz.

AK Parti olarak şunu net söylüyoruz: Hizmet eden kim olursa olsun destek veririz, takdir ederiz. Keşke takdir edebileceğimiz bir tablo olsaydı. Bizim derdimiz polemik değil, Karabağlar’ın hak ettiği hizmeti almasıdır.

Yorumlarda bazı vatandaşlar, “İzmir’de bir korku hâkim, insanlar sağa oy vermeye çekiniyor. İzmir ve Karabağlar solun kalesi olarak görülüyor” ifadelerini kullanıyor. Karabağlar İlçe Başkanı olarak bu görüşe katılıyor musunuz? Karabağlar gerçekten solun kalesi mi?

Ben Karabağlar’ın solun kalesi olduğuna inanmıyorum. Eğer seçmen bize yerelde iktidar fırsatı vermiyorsa, bunun sorumluluğunu seçmende değil kendimizde ararız. Demek ki vatandaşlarımıza kendimizi yeterince anlatamamışız, onlara ulaşamamışız. Sahada çok farklı siyasi görüşlerden seçmenlerle karşılaşıyoruz. Konuştuğumuzda, birbirimizi anladığımızda dostane şekilde ayrıldığımıza sık sık şahit oluyorum. Başarısızlığı seçmene yüklemek doğru değildir. Daha fazla çalışmamız, kendimizi daha iyi anlatmamız gerekiyor. Karabağlar’da ve İzmir’de farklı kesimlerin desteğini alabileceğimize inanıyoruz.

Önümüzdeki yerel seçimler için nasıl bir hedefiniz var? Karabağlar’da başarıyı yakalayabileceğinize inanıyor musunuz?

Biz teşkilat olarak daha fazla sahada olacağız, vatandaşlarımızın ayağına gideceğiz. Kendimizi ve projelerimizi daha iyi anlatacağız. AK Parti teşkilatları olarak Karabağlar’da ve İzmir’de başarıyı yakalayacağımıza yürekten inanıyoruz. Çalıştıkça ve doğru iletişim kurdukça bunun karşılığını alacağımızı düşünüyoruz.

Karabağlar’da hükümetin yaptığı yatırımlar konusunda neler söylersiniz? İlçeye yönelik hangi hizmetler öne çıkıyor?

Hükümetimizin Karabağlar’a kazandırdığı önemli yatırımlar var. Örneğin 1600 erkek öğrencinin barınabileceği büyük bir öğrenci yurdu ilçemize kazandırıldı. Bu sayı oldukça yüksek ve İzmir’in en büyük yurtlarından biri konumunda. Ayrıca Demokrasi Üniversitesi’nin ilçemize kazandırılması da önemli bir yatırım. Bu hizmetleri her fırsatta halkımıza anlatıyoruz.

Karabağlar artık bir öğrenci ilçesi değil mi başkanım?

Evet, her geçen gün bu özelliği daha da güçleniyor. Demokrasi Üniversitesi’nin yerleşke binaları yapılıyor. Bu yatırımlarla birlikte Karabağlar’ın daha canlı, kültür ve sanatla daha iç içe bir ilçe haline geleceğine inanıyorum. Yunus Emre Mahallemizde yapılan Gençlik ve Spor Merkezi de öğrencilerimizin spor ve sosyal etkinlikler açısından faydalanabileceği önemli bir tesis. Karabağlar gelişen ve genç nüfusu artan bir ilçe konumunda.

Karabağlar’daki en önemli sorunlardan biri de kentsel dönüşüm. İzmir’in girişinde, Buca Köprüsü üzerinde başlatılan projeyle ilgili süreç ne durumda? Uzlaşı sağlandı mı?

İnşallah belediye başkanı süreci kısa sürede başlatır. Oradaki kötü görüntünün ortadan kalkarak Karabağlar’a ve İzmir’e örnek olacak bir dönüşüm gerçekleşmesini biz de istiyoruz. Bakanlıklar nezdinde gerekli onaylar verilmiş durumda. Şu anda sürecin başlayıp başlamaması tamamen belediye başkanının inisiyatifinde. Biz de orada somut adımların atılmasını bekliyoruz.

AK Parti Karabağlar İlçe Başkanı olarak bu süreçle ilgili umutlu musunuz? Mahalledeki vatandaşların yaklaşımı nasıl?

Vatandaşın gerçek tepkisini süreç başladığında daha net görürüz. Ben her zaman umutlu olmaktan yanayım. Amaç bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek. Karabağlar’a güzel hizmetler gelsin ki hep birlikte alkışlayalım. Muhalefet olarak bizim derdimiz şahıslarla değil, hizmetle ilgilidir.

Belediye Başkanı’nın Ankara nezdinde girişimlerde bulunarak Karabağlar’ın sorunlarını çözmek için sizinle iş birliği yapması mümkün değil mi? İzmir’de buna benzer örnekler oldu.

Elimizden gelen hiçbir desteği esirgemeyiz. Kimin yaptığı önemli değil; yeter ki halkımız hizmet alsın. Kapımız herkese açık. Eğer Karabağlar’ın sorunları için birlikte Ankara’ya gidilecekse, bakanlıklarla görüşülecekse biz her türlü desteği vermeye hazırız. Önemli olan ilçemizin kazanmasıdır.

Bu yönde size somut bir iş birliği çağrısı geldi mi?

Şahsıma doğrudan bir çağrı gelmedi. Meclis konuşmalarında bazı ifadeler duyduk ancak resmi ve net bir davet olmadı. Böyle bir adım atılsaydı elbette daha verimli olurdu.

Karabağlar için Ankara nezdinde bir iş birliği yapılabilir miydi? Hükümet yatırımlarıyla birlikte ortak bir adım atılması mümkün değil miydi?

Eğer Karabağlar’ı bekleyen hükümet yatırımları varsa, Ankara’ya gidilerek ilgili isimlerle birlikte kentsel dönüşüm başta olmak üzere ilçenin sorunlarına ortak çözüm aranabilirdi. Bir “Karabağlar ittifakı” oluşturulabilirdi. Amaç gerçekten Karabağlar’a hizmet etmekse, siyasi ayrım gözetmeden birlikte hareket edilebilirdi.

Belediyenin bütçesi yatırım yapmaya yeterli mi?

Rakamlar ortada. 2025 yılı bütçesi yaklaşık 4–4,5 milyar lira seviyesindeydi. 2026 için ise 5 milyar lira öngörüldü. Bu tablo bize şunu gösteriyor: Önceki bütçe hedefleri tutturulamadı ve daha temkinli bir bütçe yapıldı. Bu bütçeyle Karabağlar’da sıfırdan büyük yatırımlar yapmak oldukça zor. Çevre ilçelerin bütçelerine baktığımızda daha yüksek rakamlar görüyoruz. 2026 yılı planlamasında da yeni ve büyük bir proje görünmüyor.

Belediye yönetimi ise “iktidar engelliyor, elimiz kolumuz bağlı” diyor. Bu eleştiriye ne diyorsunuz?

Vergi ve SGK borçları belediyelerin devlete ödemesi gereken yükümlülükleridir. Ancak 15-20 bin aracın geçtiği bir yolda bir çukurun doldurulamamasının sebebi merkezi hükümet olamaz. Bu tür temel hizmetlerin yapılmaması başka gerekçelerle açıklanamaz.

Belediyelerin önemli bir sorunu da personel giderleri. Birçok belediyede bütçenin yaklaşık yüzde 70’i maaşlara gidiyor. Bu durumda yatırım için kaynak kalmıyor. Personel planlamasının daha sağlıklı yapılması gerekiyor.

Personel konusunda mevcut belediye yönetimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu noktada adil olmak gerekir. Mevcut başkanın personel sayısını sınırlı tuttuğunu görüyorum. Ancak önceki dönemlerden gelen personel politikalarının sonuçlarını bugün de belediyeler taşıyor. Bu durum sadece Karabağlar’a özgü değil, birçok belediyede benzer tablo var.

SGK ve vergi borçları konusunda çözüm yolu nedir?

Devlete olan borçların ödenmesi gerekir. Bu sadece bir partiye özgü bir uygulama değil; tüm belediyeler için geçerlidir. Akıllı bir mali planlama ile bu borçlar yapılandırılabilir, uzun vadeli ödeme planları yapılabilir. İyi niyet ortaya konulursa, mali disiplin sağlanırsa belediyeler hem borçlarını ödeyebilir hem de hizmet üretmeye devam edebilir.

Eskiden borçların sürekli ertelenmesi gibi bir alışkanlık vardı. Ancak bugün devlet alacaklarını tahsil etmek istiyor. Bu nedenle belediyelerin mali yapısını güçlendirmesi ve sürdürülebilir bir bütçe yönetimi oluşturması şarttır.

Bir izleyicimiz YouTube’dan yazmış: “Anadolu’nun köylerinde doğalgaz var ama Karabağlar’ın 14 mahallesi doğalgazdan mahrum.” İzmir’in merkezinde doğalgaz yok deniyor. Bu eleştiriye ne diyorsunuz?

İzleyicimiz çok haklı. Ankara’da bir toplantıda Ağrı İl Başkanı bir mahallede doğalgaz olmadığını anlatıyordu. Ben de kendisine, “Siz köyden bahsediyorsunuz, biz İzmir’in merkezindeyiz ama bizim de mahallelerimizde doğalgaz yok” dedim. Gerçekten böyle bir tablo var.

2012 yılında Karabağlar’da 14 mahalle riskli alan ilan edilerek kentsel dönüşüm süreci başlatıldı. Bakanlık bu konuda samimi bir irade ortaya koydu. 2013, 2015, 2017 ve 2018 yıllarında toplam 8 ayrı proje hazırlandı. Ancak bu projelere zaman zaman Karabağlar Belediyesi, zaman zaman İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Mimarlar Odası tarafından itiraz edildi. Sonuçta projeler hayata geçirilemedi.

Projelerin hayata geçmemesi mahalleleri nasıl etkiledi?

Riskli alan ilan edildiği için vatandaş evine çivi çakamıyor. Doğalgaz altyapısı getirilemiyor, elektrik altyapısı sağlıklı şekilde yenilenemiyor. Yıllardır belirsizlik içinde yaşayan insanlar var.

Projelerle ilgili eleştiriler genelde yoğunluk ve kat sayısı üzerinden yapıldı. Planlamalarda 13–15 kata kadar çıkan yapılar öngörülüyordu. Ancak Karabağlar’ın mevcut yapısını da görmek gerekiyor.

Karabağlar’ın yapısal durumu bu tartışmada nasıl bir rol oynuyor?

Karabağlar, yaklaşık 500 bine yaklaşan nüfusuyla İzmir’in en büyük ikinci ilçesi. Ancak yüzölçümü açısından İzmir’in en küçük ilçelerinden biri; 27. sırada yer alıyor. Yaklaşık 53 bin haneden söz ediyoruz. Alan dar, nüfus yoğun. Böyle bir ilçede tamamen yatay yapı modeli uygulamak gerçekçi olmayabilir. Çünkü bu durumda birçok insanın bulunduğu bölgeden taşınması gerekir. Kimse yaşadığı mahalleden ayrılmak istemez.

Son durumda kentsel dönüşüm süreci nasıl ilerleyecek?

Milletvekilimiz Sayın Atilla Kaya mahalle muhtarlarıyla bir toplantı yaparak, hazırlanan projelerin Büyükşehir Belediyesi’ne devredileceğini açıkladı. “Biz 8 proje yaptık, kabul edilmedi. Dokuzuncuyu siz yapın, biz destek olalım” denildi.

Büyükşehir Belediyesi bu konuda meclisinden yetki aldı. Bakanlığa resmi talep iletildiğinde yetki devri yapılacak. Bundan sonra süreci Büyükşehir yürütecek. Eğer bugüne kadar itiraz eden taraf projeyi hayata geçirirse, biz de destek oluruz. Önemli olan kimin yaptığı değil, halkın kazanmasıdır.

Bu süreçten beklentiniz nedir?

14 yıldır çözülemeyen kentsel dönüşüm meselesinin artık sonuçlanmasını istiyoruz. Kim yaparsa yapsın, yeter ki Karabağlar halkı doğalgazına, altyapısına, güvenli konutlara kavuşsun. Temennimiz sürecin kısa sürede tamamlanması ve vatandaşın beklediği hizmete ulaşmasıdır.

Sayın Başkan, hafta sonu sosyal medyada dikkatimi çeken bir fotoğraf vardı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay Karabağlar’a geldi, Aşık Veysel Mahallesi’ndeki bir huzurevini ziyaret etti. Yanında Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Levent Yıldır ve Karabağlar eski Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu vardı. Ancak mevcut Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay fotoğrafta yer almıyordu. Kendi ilçesinde yapılan bir ziyarette belediye başkanının olmaması siyasi açıdan dikkat çekici bulundu. Siz muhalefet cephesinden bu fotoğrafı nasıl yorumluyorsunuz?

Biz de o fotoğrafı gördük. Elbette siyasi olarak yorumlayabiliriz. Büyükşehir Belediye Başkanı ilçeye geliyor, yanında kendi yönetim kadrosundan bir isim ve eski belediye başkanı var. Ancak mevcut belediye başkanının orada olmaması dikkat çekici.

Siyasi açıdan baktığımızda bu tabloyu manidar buluyorum. Büyükşehir Belediye Başkanı’nın, kendi partisinden bir ilçe belediye başkanıyla birlikte görünmemesi düşündürücüdür. Bu durum, Karabağlar’ın yönetimine dair parti içinde de bazı soru işaretleri olduğu şeklinde yorumlanabilir.

Eğer davet edilmediyse bu da ayrı bir sorun; davet edildiği halde yer almadıysa bu da ayrı bir sorun. Her iki durumda da ilçenin yönetimi açısından sağlıklı bir tablo değildir.

Bu tabloyu belediye yönetim anlayışıyla ilişkilendiriyor musunuz?

Evet. Sayın Helil Kınay’ın “ben bilirim” anlayışından vazgeçmesi gerektiğini düşünüyorum. Belediyecilik dar bir kadroyla, sınırlı bir çevreyle yürütülecek bir iş değildir. İstişare kültürüyle, çoğunluğun fikrini alarak, meclis üyeleriyle ve parti yöneticileriyle uyum içinde yönetilmesi gerekir.

Bir belediyeyi dar bir çevreyle yönetmeye çalışırsanız kaybeden sadece belediye başkanı olmaz; ilçe halkı olur. Bu nedenle Karabağlar halkı adına kendisine bir kez daha çağrıda bulunuyorum: Meclis üyeleriyle, parti yöneticileriyle ve ilgili tüm paydaşlarla uyum içinde çalışarak Karabağlar’a hizmet etmeye odaklanmalıdır.

Yayın boyunca Karabağlar’la ilgili çok sayıda şikâyet ve eleştiri geldi. Hatta bazı izleyiciler kayyum atanması gerektiğini dahi yazdı. Bu yorumlara ne diyorsunuz?

Elbette vatandaşlarımızın tepkisi ve eleştirisi olabilir. Ancak kayyum gibi konular hukuki süreçlere bağlıdır; keyfi ya da rastgele uygulanabilecek bir durum değildir. Devletimizin yasaları ve mevzuatı çerçevesinde hareket edilir.

Bizim beklentimiz olağanüstü bir durum değil; belediyenin görevini layıkıyla yerine getirmesi ve Karabağlar halkına hak ettiği hizmeti sunmasıdır. Önemli olan siyasi polemik değil, ilçenin sorunlarının çözülmesidir.

Gerçekten hem YouTube’dan hem Facebook’tan çok sayıda olumlu mesaj geliyor. Hem Karabağlar halkına hem de izleyicilerimize bir mesaj vermek ister misiniz? Önümüzde yaklaşık üç yıllık bir süreç var. Bu sürece dair görüşleriniz nelerdir?

Öncelikle güzel mesajları ileten tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyorum. AK Parti Karabağlar Teşkilatı olarak kapımız tüm Karabağlar halkına sonuna kadar açıktır. Siyasi görüşü ne olursa olsun bizim gayemiz Karabağlar’a hizmet etmek, halkımızın menfaatlerini savunmak ve ilçemizi daha yaşanabilir bir yer haline getirmektir.

Biz Karabağlar halkına inanıyoruz. Bize uzak görünen her vatandaşımızın aslında gönül bağının çok yakın olduğunu düşünüyoruz. Bundan sonraki süreçte de sokakta, caddede, mahallede, gerektiğinde hanelerde vatandaşlarımızla birebir temas kurarak hem kendimizi anlatmaya hem de onların taleplerini dinlemeye devam edeceğiz.

İnanıyorum ki önümüzdeki süreçte Karabağlar halkı hem mevcut tabloyu daha net görecek hem de AK Parti belediyeciliğini daha yakından tanıma fırsatı bulacaktır. Biz Karabağlar’a daha güçlü hizmetlerin gelebileceğine inanıyoruz. Buradan tüm Karabağlar halkımıza sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Son olarak belediye yönetimine dair bir mesajınız var mı?

Evet, özellikle bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Sayın Belediye Başkanı’nın sık sık birim müdürlerini ve yöneticileri değiştirdiğini görüyoruz. Bu durum kurumsal istikrarı zedeler. İstikrar olmayan yerde başarı da olmaz.

Üç ay önce atanan bir müdürün kısa süre sonra değiştirilmesi hem kurumsal hafızayı zayıflatır hem de vatandaşın iş takibini zorlaştırır. Vatandaş üç ay önce görüştüğü yöneticinin yerine başka bir isimle karşılaşıyor. Bu durum hizmet süreçlerini aksatır.

Buradan Sayın Helil Kınay’a bir öneride bulunmak isterim: Birim yöneticilerini sık sık değiştirmek yerine istikrarlı bir yönetim anlayışı benimsenmelidir. Sürekli görev değişikliği yapmak belediyecilik anlayışına zarar verir. En büyük zararı da Karabağlar halkı görür.

Bizim temennimiz; istikrarlı, uyumlu ve halk odaklı bir belediyecilik anlayışının hâkim olmasıdır.

Kaynak: HABER MERKEZİ