DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İzmir Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Babacan, belediyelere yönelik operasyonlar, yerel yönetimler, özelleştirme politikaları ve bölgesel gelişmeler hakkında dikkat çeken açıklamalar yaptı.

“Rant varsa iktidar ve muhalefet birleşiyor”

Belediyecilik anlayışına yönelik eleştirilerde bulunan Babacan, bazı yerel yönetimlerde rant odaklı uygulamaların görüldüğünü söyledi. Babacan, “Mesele belediyecilik olunca iktidar ve muhalefet fark etmiyor. Pek çok belediye rantta birleşiyor. Bakıyoruz rant varsa muhalefet ve iktidar rant ittifakı kuruyor. İzmir’de de bunu görüyoruz. İzmir kazansın diyorsak mümkün ancak kazanan 3-5 sermayedar olsun diyorlarsa İzmir kaybediyor. Biz böyle bir modele karşıyız” ifadelerini kullandı.

CHP’li belediyelere operasyon değerlendirmesi

Babacan, CHP’li belediyelere yönelik yürütülen soruşturmalarla ilgili de açıklama yaptı. Belediye başkanlarının kusuru varsa bağımsız bir yargı tarafından görevden alınması gerektiğini belirten Babacan, kayyum uygulamalarına karşı olduklarını ifade etti.

Babacan, “Belediye başkanlarının kusuru varsa bağımsız bir yargı tarafından görevden alınması ve yerine gelecek kişinin meclisten seçilmesi gerekir. Kayyumla ilgili tutumumuz çok açık. Belediyelerin şeffaf çalışması gerekir. Kimseye emsal değişikliği ile rant sağlayamam demeli. Bizim öngördüğümüz belediyecilik böyle bir belediyeciliktir” dedi.

Whatsapp Image 2026 03 13 At 125714

CHP İzmir'in Facebook hesabına el konuldu!
CHP İzmir'in Facebook hesabına el konuldu!
İçeriği Görüntüle

Elektrik Fabrikası ve tarihi yapılar için uyarı

İzmir’deki tarihi yapıların korunması gerektiğini vurgulayan Babacan, Tarihi Elektrik Fabrikası alanına ilişkin plan değişikliğine de tepki gösterdi. Babacan, “Elektrik Fabrikası’nın yıkılmasına izin vermemek lazım. Restore edip ayakta tutmak lazım. Rantı önceleyen değil, şehrin kültürünü önceleyen bir amaçla ele almak gerekir” diye konuştu.

İzmir Limanı ve varlık fonu eleştirisi

İzmir Limanı’nın işletme hakkının devredilmesine de değinen Babacan, Türkiye Varlık Fonu’nu eleştirdi. Fonun yeterli denetim mekanizmasına sahip olmadığını savunan Babacan, “İzmir Limanı’nda iki hata var. Birisi Varlık Fonu’nun kendisi. Şu an denetleme mekanizması yok. Bu büyük bir yanlıştır. Limanın özel sektöre devri de ayrı bir yanlıştır” ifadelerini kullandı.

“Şehirler arasında ayrım yapılmamalı”

Babacan, merkezi yönetimin yerel yönetimlere eşit yaklaşması gerektiğini belirterek, “Demokrasilerde seçimden önce destek istersiniz ancak iktidar olduktan sonra herkese eşit hizmet sunmak zorundasınız. Şehirler arasında adaletli olmak zorundasınız” dedi.

Savaş ve ekonomi uyarısı

Bölgedeki savaşın ekonomik etkilerine de değinen Babacan, enerji ve gıda fiyatlarında artış yaşanabileceğine dikkat çekti. Babacan, “Türkiye zor bir dönemden geçiyor. Hayat pahalılığı zirvede. İsrail’in başlattığı askeri operasyon uluslararası hukuka aykırıdır. İran’ın pek çok ülkeyi hedef alan saldırıları da doğru değildir. Savaşın uzaması durumunda enerji, tarım ve gıda fiyatları artabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Babacan, Türkiye’nin her zaman diplomasi ve barıştan yana olması gerektiğini vurgulayarak, “Tek bir sivilin bile hayatını kaybetmesi kabul edilir değildir” dedi.

Kaynak: HABER MERKEZİ