CHP İzmir İl Örgütü, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında Cumhuriyet Meydanı’nda bir kutlama programı gerçekleştirdi. Programda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 19 Mayıs’ın tarihsel önemine ve Cumhuriyet değerlerine dikkat çekti.
“19 Mayıs, bağımsızlık mücadelesinin başlangıcıdır”
Konuşmasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışıyla başlayan Milli Mücadele sürecine değinen Tugay, 19 Mayıs’ın Türkiye için bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Tugay, Atatürk’ün liderliğinin ülkeyi yeniden ayağa kaldıran tarihi bir irade olduğunu söyledi.
“Gençler kadar büyükler de sorumluluk almalı”
Gençliğe verilen öneme dikkat çeken Tugay, sadece gençlerin değil, geçmişi yaşayan ve süreci bilen tüm toplum kesimlerinin de sorumluluk alması gerektiğini vurguladı. Mücadelede dayanışma ve birlik çağrısı yapan Tugay, toplumsal ayrışmalara karşı birlikte hareket edilmesi gerektiğini belirtti.
“Bayramlar sadece resmi törenlere sıkışmamalı”
Cemil Tugay, geçmiş yıllardaki 19 Mayıs kutlamalarına değinerek bayramların daha geniş katılımla, coşku içinde kutlanması gerektiğini ifade etti. Günümüzde kutlamaların daha sınırlı hale gelmesini eleştiren Tugay, milli bayramların toplumsal birlik açısından önemli olduğunu söyledi.
“Türkiye ayrışmayı değil birliği hak ediyor”
Konuşmasının devamında demokrasi, özgürlük ve eşitlik vurgusu yapan Tugay, toplumun tüm kesimlerinin bir araya gelmesi gerektiğini belirtti. Tugay, farklı görüşlere sahip kesimlerin ortak değerlerde buluşarak ülkenin geleceği için birlikte hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
“Cumhuriyet değerlerine sahip çıkma çağrısı”
Tugay konuşmasını, Cumhuriyet’in temel değerlerine sahip çıkılması gerektiğini vurgulayarak tamamladı. 19 Mayıs’ın sadece bir anma günü değil, aynı zamanda birlik ve mücadele ruhunun yeniden hatırlandığı bir gün olduğunu belirterek tüm vatandaşların bayramını kutladı.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın konuşması şu şekildeydi;
“Çok değerli arkadaşlarım,
Sevgili Cumhuriyet Halk Partililer, sevgili cumhuriyetçiler, Atatürkçüler, yurtseverler, halkını düşünen insanlar... Halkı için kendisini öne koyan, gerektiğinde halkının bağımsızlığı için, demokrasi için, cumhuriyet değerleri için sonuna kadar mücadele edecek olan değerli dava arkadaşlarım... Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Hoş geldiniz, hoş bulduk.
19 Mayıs bizim bayramımız. Öyle bir gün ki 107 yıl önce, ülke ne kadar kötü durumda olursa olsun, ne kadar çıkışsız görünürse görünsün; ülkesine, insanlarına, tarihine ve geçmişine duyduğu sevgiyle “bir şey yapmamız lazım” diyen büyük bir liderin, Mustafa Kemal Atatürk’ün Anadolu’ya ayak basışı ve ülkeyi ayağa kaldırışının ilk günüdür. Bu yüzden bizim bayramımızdır, tarihi bir gündür. O günün anlamını hiçbir zaman unutamayız.
Atatürk’ün gençliğe bu bayramı emanet etmesi de çok önemli bir mesajdır.
Ben İzmir’i şöyle tanımlıyorum: İzmir 8500 yıllık köklü bir şehir ama aynı zamanda Cumhuriyet’in genç şehridir. Bu yüzden 19 Mayıs’ı daha güçlü sahiplenerek kutlamalıdır.
Ancak bugün yine aynı şeyi yaşadık. Halkından kopuk bir anlayışla, sadece resmi törenlerle bayram kutlamaya yönlendiren bir iktidar nedeniyle yine ayrı bir törenle burada kutlama yapmak zorunda kaldık. Gençliğimizi burada yaşadık. 59 yaşındayım; ortaokul ve lise yıllarımızda 19 Mayıs’ların nasıl coşkuyla kutlandığını hepimiz hatırlıyoruz.
2000’li yıllardan sonra doğan gençler ne yazık ki bu coşkuyu yaşayamadı. Bayramların sadece resmi törenlerle sınırlı kaldığı bir dönemden geçiyoruz.
Ama şunu da söylemek isterim: Mücadele yalnızca gençlerin değil, bu ülkenin geçmişi bilen orta yaşlılarının ve büyüklerinin de sorumluluğudur. Gençlere bırakılmamalıdır bu yük.
19 Mayıs, gençlere verilen bir bayramdan çok, gençlere karşı sorumluluklarımızı hatırlatan bir gündür.
Önümüzdeki 19 Mayıs’a kadar bu ülkede bir erken seçim olabileceğini hepimiz biliyoruz. Bu düzenin ancak demokratik bir seçimle değişebileceğini de biliyoruz.
Aydın insanlar, vatanseverler, demokratlar, laik cumhuriyet inancına sahip olanlar küçük hesaplarla ayrışmadan birlik olmalı, omuz omuza mücadele etmelidir.
Türkiye bu tabloyu hak etmiyor. Ne çocuklar, ne gençler, ne emekçiler, ne çiftçiler... Hiç kimse bu şartları hak etmiyor.
Korkmadan, yılmadan, ayrışmadan bu düzeni değiştirmek zorundayız.
Biz Cumhuriyetçiyiz! Biz Atatürkçüyüz! Biz milliyetçiyiz! Biz halkçıyız! Biz bu ülkenin tüm vatandaşlarını eşit gören insanlarız.
Bizim gibi düşünen herkes bu mücadeleye katılmalı ki bir daha 19 Mayıs’lar gerçek anlamıyla, coşkuyla kutlanabilsin.
Hiçbir genç başını öne eğmeden bayramını kutlamamalı. Türkiye bunu hak etmiyor.
Bayramınız kutlu olsun, bayramımız kutlu olsun. Daha güzel bayramlarda buluşmak dileğiyle.”