CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Meslek Fabrikası önünde günlerdir süren eylemlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Güç, yaşanan süreci “hukuksuzluk” olarak nitelendirirken, erken seçim çağrısında bulundu.
Günlerdir Burada Meslek Fabrikası önündesiniz bu yaşananlar hakkında genel değerlendirmeniz nedir?
Sadece Cumhuriyet Halk Partili’lerin suçlu psikolojisine sokulduğu ve suçlu gibi gösterildiği bir anlayışla karşı karşıyayız. Burada en basit örnek İzmir’de. Buradaki yapı bir eğitim kurumu. İnsanların eline geçse bile bir işin fayda sağlamayacağı açıktır. Ancak gelinen noktada, “burayı kapatırız, istediğimizi yaparız, kimseyi takmayız, İzmir’i umursamayız” anlayışıyla hareket ediliyor.
Bu anlayış hem bizi hem toplumu rahatsız ediyor. Biz, insanlara hizmetle yola çıkan bir siyasi partiyiz ve bu sistemin bu şekilde sürmesine karşıyız. Bu nedenle sahnede de belirttiğim gibi, erken seçim şart. Bu iktidar artık sistemi yönetemez hale geldi. Sistemi yönetebilecek kadroların Cumhuriyet Halk Partisi’nde olduğunu her yerde dile getiriyoruz. İnşallah en kısa zamanda erken seçim olacak ve halkımız CHP’yi iktidara taşıyacaktır.
Önce bunun bir üniversiteye verileceği, ardından kütüphane yapılacağı söylendi. Ancak fikirler sürekli değişiyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Geçenlerde de belirtmiştim: Plansız bir hükümet anlayışı var. Plansız. Burayı aldılar ama ne yapacaklarını bilmiyorlar. Teklifler almışlar; aylık 5 milyon gibi rakamlar söz konusu. Ama temel yaklaşım hâlâ ‘satarız, kira alırız, buradan ne çıkar?’ anlayışı. Bunun halka hiçbir faydası yok.
24 yıllık iktidarlarında ‘biz babalar gibi satarız’ anlayışıyla, Cumhuriyet’in kazanımlarını tek tek sattılar. Artık satacak bir şey bulamayınca, yapılan otoyolları ve orman arazilerini satmaya başladılar; orman arazilerinin vasfını değiştirip satışa çıkardılar.
Şimdi burada belediyeye ait Meslek Fabrikası’nı alıp ne yapacaklarını bilmeden, aslında kiralama veya satış fikri akıllarındayken, halkın tepkisi üzerine ‘burayı kütüphaneye çevireceğiz’ diyebiliyorlar. Biz bu zihniyete karşıyız. Biz böyle bir durumu kabul etmiyoruz.
Bizim derdimiz halkımız, vatandaşlarımız, gençlerimiz, işsiz gençlerimiz, mutsuz annelerimiz, geçinemeyen emeklilerimiz ve madde bağımlılığına sürüklenen gençlerimizdir. Bunun için mücadele ediyoruz, kavga ediyoruz ve bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz.
Burada ne kadar kalmaya devam edeceksiniz peki?
15 günlük bir eylem planı yaptık. Partimiz ve paydaşlarımızla birlikte nöbet sistemi uygulayacağız. Her gün bir paydaşımız, bir sivil toplum kuruluşu burada ev sahipliği yapacak. Ayrıca bizden iki ilçe başkanlığı da ev sahipliği yapacak. Plan üzerinde paydaşlarımızla yeniden istişare toplantıları yapılacak.
Sürdürülebilir bir eylem planıyla devam edeceğiz. Hukuki olarak burası elinde sonunda İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne geçecek. Bizim amacımız bu geçiş sürecini hızlandırmak ve insanlara yaşanan hukuksuzluğu duyurmaktır.