Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde düzenlenen programda konuşan Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yangınla mücadelede kapasitesini artırdığını belirterek, birden fazla yangın uçağı kiralamaya hazır olduklarını söyledi.
İzmir’de ilk kez arazi tipi yangın söndürme araçlarının teslim alınacağını açıklayan Tugay, belediyenin kırsal ve ormanlık alanlardaki yangınlara daha etkin müdahale edebileceğini ifade etti.

Aşırı sıcak, kuru ve rüzgarlı havalarda özellikle elektrik hatlarından kaynaklanan yangınların havadan müdahale gerektirdiğini vurgulayan Tugay, “Eğer izin verilme ihtimali varsa İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak birden fazla yangın uçağı kiralamaya, yangınlarda bunları kullandırmaya hazırız. Nasıl Orman Bakanlığı kiralıyorsa biz de kiralayabiliriz. İzmir için bunu yaparız. Başka şeylerden feragat eder, kaynak ayırırız ama bunun için izin verilmesi lazım” açıklamasında bulundu.
Köylere dağıtılan yangın tankerleri sayesinde pek çok yangına erken müdahale edildiğini de belirten Tugay, yerel kapasitenin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

Deprem gerçeği ve yeni master plan
30 Ekim İzmir depremi ile 6 Şubat depremlerini hatırlatan Tugay, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmesi gerektiğini söyledi.
İzmir’de iki üniversite ve dış paydaşlarla birlikte yeni bir deprem master planı hazırlandığını belirten Tugay, planın yıl sonuna kadar tamamlanacağını açıkladı. Çalışma kapsamında:
- Deprem risk analizleri
- Deprem anı ve sonrası eylem planları
- Yapı stoku incelemeleri
- Mikrobölgeleme çalışmaları
yer alıyor.
Bornova’da mikrobölgeleme çalışmalarının tamamlandığını, Karşıyaka’da büyük ölçüde bitirildiğini aktaran Tugay; Bayraklı ve Konak’ın ardından tüm İzmir’de çalışmanın yaygınlaştırılacağını söyledi. Bina tarama çalışmalarının da kent geneline yayılacağı ifade edildi.

“Kaynak sorunu var, toplum ses çıkarmalı”
Riskli binaların dönüştürülmesi için ciddi finansman gerektiğini vurgulayan Tugay, Dünya Bankası gibi uluslararası kaynakların ayrım gözetilmeksizin kullanılabilmesi gerektiğini belirtti.
Şehir altyapısının ani ve yoğun yağışlara hazırlıklı olmadığını dile getiren Tugay, dere yataklarının daraltılması ve kapatılmasının su baskınlarına yol açtığını söyledi. İklim krizine karşı şehir planlamasının yeniden ele alınması gerektiğini belirten Tugay, bazı yapıların kaldırılmasının kaçınılmaz olabileceğini ifade etti.

"Siyasi ayrım gözetilmeden iş birliği şart”
Programda konuşan Ahmet Aras, afetlerin Batı Anadolu kıyılarında daha yoğun hissedildiğini belirterek merkezi ve yerel yönetimler arasında siyasi ayrım gözetmeksizin koordinasyon sağlanmasının elzem olduğunu söyledi.
Afetlerden en çok etkilenen kırılgan grupların engelliler, yaşlılar, kadınlar ve çocuklar olduğunu vurgulayan Aras, dirençli kent anlayışının sadece altyapıyı değil, kurumsal kapasiteyi ve sosyal eşitliği de kapsaması gerektiğini ifade etti.
Programda ayrıca Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli ve Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki de afetlere dirençli kentler konusunda sunum yaptı.






