Çeşme Çevre Derneği Başkanı Dr. Ahmet Güler, Sabancı GES Projesi’ne ilişkin açıklama yaptı. Güler, projenin ÇED sürecinde yeni bir aşamaya geçildiğini ancak sürecin hukuka ve kamu yararına uygun olmadığını ifade etti.
Açıklamada, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından projeye ilişkin “nihai” ÇED raporunun askıya çıkarıldığı belirtildi. Ancak sürecin sağlıklı işlemediği savunuldu.

“Halk sürecin dışında bırakıldı”
Daha önce halkın tepkisiyle iki kez durdurulan projenin yeniden gündeme getirildiği ifade edildi. Halkın Katılımı Toplantıları’nın yapılamadığına dikkat çekilerek, sürecin halkın iradesi dışında yürütüldüğü öne sürüldü.
Tarım ve doğal alanlara dikkat çekildi
Proje kapsamında yaklaşık 600 dönümlük alanın tahsis edilmesinin planlandığı belirtilerek, bu alanların tarım arazileri, doğal sit alanları ve ekolojik açıdan hassas bölgeler olduğu vurgulandı.

“Su krizi varken proje uygun değil”
Çeşme’nin halihazırda su kriziyle karşı karşıya olduğu ifade edilirken, geniş alan kaplayan enerji projelerinin bölge için uygun olmadığı dile getirildi.
“İtirazımızı yaptık, mücadele sürecek”
Çeşme Çevre Derneği’nin projeye karşı resmi itirazını bakanlığa sunduğu belirtilirken, hukuki ve toplumsal mücadelenin sürdürüleceği ifade edildi. Dernek, projeye ilişkin “ÇED olumsuz” kararı verilmesi çağrısında bulundu.
Çeşme Çevre Derneği Başkanı Dr. Ahmet Güler'in yaptığı açıklama şu şekilde;
“Çeşme’de Enerjisa tarafından hayata geçirilmek istenen Sabancı GES Projesi ile ilgili ÇED sürecinde yeni bir aşamaya geçilmiştir. T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından “nihai” rapor askıya çıkarılmıştır.
Ancak açıkça ifade etmek isteriz ki; bu süreç ne hukuka ne de kamu yararına uygundur.
Bu proje daha önce Çeşme halkının açık ve kararlı tepkisiyle iki kez durdurulmuştur. Halkın Katılımı Toplantıları protestolar nedeniyle gerçekleştirilememiş, süreç fiilen işlememiştir. Buna rağmen bugün, halk tamamen devre dışı bırakılarak aynı projenin doğrudan bakanlık eliyle yeniden gündeme getirilmesi kabul edilemez.
Proje kapsamında yaklaşık 600 dönüme yakın alanın özel bir şirkete tahsis edilmesi planlanmaktadır. Bu alanlar:
- Çeşme’nin en verimli tarım arazileri,
- Doğal sit alanları,
- Ve ekolojik açıdan hassas bölgeleridir.
Bu girişim;
Tarımı yok saymak,
Doğal yaşamı riske atmak,
Halkın ortak varlıklarını şirketlere devretmek anlamına gelmektedir.
Çeşme bugün zaten ciddi bir su krizi ile karşı karşıyadır. Böylesi bir bölgede, geniş alan kaplayan enerji projelerinin planlanması bilimsel ve çevresel gerçeklerle bağdaşmamaktadır.
Biz Çeşme Çevre Derneği olarak:
- Bu projeye karşı resmi itirazımızı bakanlığa sunmuş bulunuyoruz.
- Çeşme halkının iradesinin yok sayılmasına karşı durmaya devam edeceğimizi ilan ediyoruz.
Açık çağrımızdır:
Çeşme’nin toprağı, suyu ve doğası şirketlere devredilemez.
Bu proje kamu yararı taşımamaktadır.
Talebimiz nettir: “ÇED OLUMSUZ” kararı verilmelidir.
Aksi halde, hukuki ve toplumsal mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”





