Depoda bırakılan gazeteciler

Manisa’dan çekilen ve görüntüleri sosyal medyada çokça yer alan bir video var. Bir tır şoförü sağanak yağış sonrası yol kenarındaki bir depoda mahsur kalan köpekleri fark ediyor. Ve üzüntüsü sesinden belli. Sahiplerine ulaşmaya çalışıyor ancak aldığı karşılık “hayır onları oradan almak istemiyoruz, birkaç gün yetecek yiyecek bıraktık yanlarına…”

Bu haberi okuduktan sonra fark ettim ki, genç gazetecilerin hepsi bu olaydaki üzüntü duyulan dostlarımız gibi olmuş. Evet, hepimiz bekçi olmuşuz dinozorlarımıza.

Neden derseniz, şu anlattığım durumdan ne farkı var şu zavallı genç gazetecilerin? Ekmeği, suyu “yetecek” kadar veriliyor, eh tamam adam olana çok bile. Değil mi?

Şükür bizim böyle bir durumumuz yok ama yine şükür ki Yezid değiliz de dışarıda meslektaşlarımızın başına gelenleri duyup sessiz kalmıyoruz.

Çünkü bizim meslek büyüklerimiz yok, çünkü bizim bir sendikamız bir cemiyetimiz yok. Var olanlar yuvarlak masalarda kendi kendilerine çalıp söylerken, biz de işte mecburen kendi kendimize çalıp söylüyoruz.

Genç gazeteciler, paralarını alamazken, insani şartlarda çalışamazken, ekonomik kaygıların altında sesleri solukları kesilirken zorlarına hiç gitmiyor. İnşallah bunları onlara reva görenlerin de zoruna gitmez bu yazım.

Bir iki ay önce bir yerle görüşmüştüm. Asgari ücrete bir milyon tane iş yaptırmak istemişti. Yemek yol yok, sigorta şüpheli, kamera tutmamı, röportaj yapmamı, editörlük yapmamı, ofis işlerini halletmemi ve vMix’ten yayın yapmamı istemişti. Hatta vMix bilgim olmadığını söyleyince bir şüpheye düşmüştü. Sesinden sahtekarlık akan bu adamla görüşmeyi reddetmiştim. Ben talihliymişim ki SES Gazete’yle tanıştım. Ama mesleğe yıllarını vermiş bir abim var ki, bu Beyefendi ile çalışma gibi bir gaflette bulunmuş. Şimdi neredeyse davalık olacaklar.

Anlam veremiyorum, insanlardan bunca şeyi istiyorsunuz, bunu normal karşılıyorsunuz, e siz neden bunca şeyi bilmiyorsunuz? Siz neden yapmıyorsunuz? Yapanın emeğini hakkını neden çalıyorsunuz?

Utanmadan bir araya gelerek poz verdiğiniz yetkili cemiyetlerde bir kişi neden “bu böyle olmaz” demiyor? Birinin hakkını yemeye susuyorsunuz, o zaman siz hırsızlığa, yolsuzluğa, ahlaksızlığa da göz yumuyorsunuzdur. Öyle mi gerçekten?

Hadi bakalım oyun sırası bizde. Kedinin fareyle oynadığı gibi oynadınız gençlerle madem, sıra biraz da bize gelsin.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'G-PPV6YT9CVE');