İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İzmir’de basın mensuplarıyla bir araya gelerek yerel ve ulusal gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Türkiye’nin gerçek gündeminin işsizlik, borç ve adalet eksikliği olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, iktidarın istatistiklerinin vatandaşın yaşadığı gerçeklerle örtüşmediğini ifade etti.
“Vatandaş icra kıskacında”
Sahanın gündeminin iktidarın anlattığından çok farklı olduğunu belirten Dervişoğlu, “Türkiye bugün üreten değil, borçla ayakta kalmaya çalışan bir ülkeye dönüştürüldü” dedi.
Vatandaşın icra kıskacında hayatta kalmaya çalıştığını ifade eden İYİ Parti lideri, “İktidar istatistikler veriyor ama millet pazarda, mutfakta, icra kapısında gerçekleri yaşıyor” ifadelerini kullandı.
“Gençler yuva kurmaktan korkuyor”
Ekonomik krizin toplumsal sonuçlarına değinen Dervişoğlu, kira fiyatları ve yaşam maliyetleri nedeniyle gençlerin aile kuramadığını söyledi. Kreş fiyatlarının ulaştığı boyuta dikkat çekerek, “Kreş ücretleri asgari ücretin yarısını aşmış durumda” tespitinde bulundu.
İYİ Parti’nin gençlerin yeniden umut yeşertebileceği bir Türkiye hayal ettiğini vurguladı.
“Vergi sistemi adalet üretmiyor”
Mevcut vergi sisteminin çalışanları cezalandırdığını savunan Dervişoğlu, “Vergi sistemi adalet üretmiyor, çalışanı cezalandırıyor” dedi.
İYİ Parti’nin “alın terinden değil, haksız kazançtan vergi alınması gerektiğine” inandığını belirterek, “Rakibini yargıyla, şantajla susturan anlayış, demokrasi değil, korku düzenidir” uyarısını yaptı.
Ayrıca, “Güçlü liderliğin değil, güçlü hukuk sistemi isteyenlerin partisi olmaya devam edeceğiz” mesajını verdi.
“Teröristle müzakere edilemez”
Toplumda terör örgütüyle yeniden müzakere zemini oluştuğuna dair bir kanaat olduğunu ifade eden Dervişoğlu, bu duruma sert tepki gösterdi. “Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği terör örgütünün ya da başının taleplerine göre şekillenemez. Devletin asıl görevi milleti korumaktı” dedi.
“İllegal bir sürece sokulduk”
Dervişoğlu, Öcalan’a yönelik statü arayışlarını da eleştirdi.
“Ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsüne statü verme gayretinde olan bir devlet anlayışı olamaz. Bunun yasal bir çerçeveye ihtiyaç duyduğunu söylüyor iktidar kanadı. Yasal bir çerçeve aranıyorsa demek ki bugün yapılan tüm işlemler yasa dışıdır. Komisyonun kuruluşu, siyasi partilerin raporların altına attığı imzalar… Bu arayış aslında bir itiraf niteliğindedir.
Demek ki Türkiye bir illegal sürece sokulmuş. İyi parti olarak buna sonuna kadar direneceğiz.
Bunun, aile krizinden üretim krizine kadar çözüm için aynı illegal yöntemlere başvurma riskini doğurduğunu vurgulayan lider, “İYİ Parti olarak buna sonuna kadar direneceğiz” dedi.
Dervişoğlu konuşmasını, “Türkiye bu pazarlıklara kurban edilemeyecek kadar önemli” sözleriyle noktaladı.