Bornova’da gerçekleştirilen “Eğitimde Doğru Başlangıç Çalıştayı”nda, erken yaşta eğitimin çocukların akademik, sosyal ve duygusal gelişimi kadar toplumsal güvenlik açısından da kritik rol oynadığına dikkat çekildi.
Bornova Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen “Eğitimde Doğru Başlangıç Çalıştayı”, eğitimcileri ve uzmanları bir araya getirerek çocukların gelişiminde kritik öneme sahip geçiş süreçlerini kapsamlı şekilde ele aldı. Çalıştayda, okul öncesinden ilkokula geçişin bireysel gelişimin yanı sıra toplumsal yapı üzerindeki etkileri de masaya yatırıldı.
Çalıştayın açılışında konuşan Özel Bornova Radikal Okulları Kampüs Müdürü Ozan Çırak, okul öncesi eğitimden ilkokula geçişin çocukların hayatındaki en kritik eşiklerden biri olduğunu belirtti. Bu sürecin doğru yönetilmesinin, çocuğun akademik başarısı kadar sosyal uyumu açısından da belirleyici olduğuna dikkat çekti.
Akademik gelişimin temeli erken eğitim
Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vesile Yıldız, okul öncesi eğitimin yalnızca akademik değil, aynı zamanda sosyal ve duygusal gelişimin temelini oluşturduğunu ifade etti. Yıldız, çocukların ilkokula hazır hale gelmesinde bu dönemin kritik rol oynadığını vurguladı.
Okullar koruyucu sosyal alanlar
Dokuz Eylül İlkokulu Müdürü Cahit Soylu ise erken yaşta doğru yönlendirmenin çocukları bağımlılık ve benzeri risklerden uzak tuttuğunu belirtti. Soylu, okulların sadece eğitim verilen yerler değil, aynı zamanda çocuklar için koruyucu sosyal alanlar olduğunun altını çizdi.
“Eğitim toplumsal güvenliğin anahtarı”
Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, son dönemde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarına dikkat çekerek, erken yaşta verilen eğitimin toplumsal güvenlik açısından da hayati olduğunu söyledi. Eşki, sağlıklı bireylerin yetişmesinin toplumun huzuru için temel şart olduğunu ifade etti.
Uygulamalı atölyelerle farkındalık arttı
Çalıştay kapsamında düzenlenen atölyelerde katılımcılar; STEM uygulamaları, robotik kodlama, sanat ve ritim çalışmaları gibi alanlarda interaktif deneyimler yaşadı. Eğitimciler, teorik bilgileri pratiğe dökerek yeni yöntemler geliştirme fırsatı buldu.