Foça’da Koltuk Dolu, Makam Boş

Bir kasabayı yönetmek; sadece seçim akşamı sandıktan çıkan rakamların toplamı değildir. Bir kasabayı yönetmek; o kentin taşına dokunmak, rüzgarını tanımak, sabah fırından çıkan ekmeğin kokusunda halkla buluşabilmektir. Ancak bugün Foça, tarihinin belki de en büyük “yönetimsel boşluğunu” yaşıyor. Karşımızda sandıktan çıkmış ama Foça’nın ruhuna girememiş, belediye binasına hapsolmuş bir figür var.

Bir belediye başkanı gücünü ekibinden, dehasını ise vizyonundan alır. Oysa mevcut tabloda ne liyakatli bir ekip var ne de yarınlara dair tek bir somut proje. Belediye koridorları, ne yapacağını bilmeyen, koordinasyon yeteneğini yitirmiş bir yapıya teslim edilmiş durumda. Donanım yok, araç-gereç yetersiz, planlama ise hak getire! Foça gibi Ege’nin gözbebeği bir yerleşim yeri, adeta "kendi kaderine terk edilmiş" bir kasaba görüntüsüne büründü. Soruyoruz: Bu kentin geleceğine dair bir hayaliniz var mı, yoksa sadece o koltuğun konforunda zaman mı dolduruyorsunuz?

En acısı da ne biliyor musunuz? Seçimi kazanmış olmasına rağmen, sokakta yürüdüğünde halkın tanımadığı bir belediye başkanı portresi… Foça’nın dar sokaklarında, balıkçı barınaklarında ya da köylerinde bu yönetimin izi yok. Sandıkta mühür basılan isim, bugün Foça sokaklarında bir “yabancı” gibi dolaşıyor. Çünkü halkın içine karışmak için önce o halkı sevmek, onlarla aynı dili konuşmak gerekir.

Halkla diyalog kurmakta zorlanan, vatandaşın derdini dinlemek yerine ona “yukarıdan bakan” bir yönetim anlayışı, Foça’nın genetiğine aykırıdır. Belediye başkanlığı, bir iktidar alanı değil, bir hizmet makamıdır. Ancak görüyoruz ki; kibir, icraatın önüne geçmiş durumda. Vatandaşı kapıdan çeviren, sorunlara kulak tıkayan, halkın arasına girmeye tenezzül etmeyen bir anlayışın Foça’ya verebileceği hiçbir şey yoktur.

Sonuç: Foça Bunu Hak Etmiyor

Foça; ekip ruhundan yoksun, vizyonu dar, halkına yabancı ve diyalog kurmaktan aciz bir yönetim anlayışıyla daha fazla zaman kaybedemez. Bir belediye başkanı, yönettiği kentin sadece kağıt üzerindeki mülki amiri değil, o kentin dert ortağı olmalıdır.

Bir Belediye Başkanı esnafı ile kavgalı olmaz, basın ile kavgalı olmaz, kendi ilçe teşkilatı ile kavgalı olmaz, esnaf odasından kendi siyasi ilçe teşkilat seçimine kadar destek verdiği her konuda kaybetmez. Ve en inanılmazı ise kendisine muhalefet edenleri, hatta ve hatta basın mensuplarını tehdit etmez, edemez.

Eğer Foça sokaklarında yürürken kimse sizi tanımıyorsa, eğer halkın gözünün içine bakacak cesaretiniz yoksa, o koltukta oturmanın anlamı nedir? Foça’yı küçülten, vizyonsuzluğa mahkum eden ve halkı hiçe sayan bu yönetim anlayışı, tarih sayfalarına “kayıp bir dönem” olarak geçmeye mahkumdur.

"Seçim kazanmak size meşruiyet verir ama itibar vermez. İtibar, o sokaklarda başınız dik yürüyebildiğinizde kazanılır."

HAKAN DOĞANAY 12.03.2026

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'G-PPV6YT9CVE');