İzmir Büyükşehir Belediyesi, Milli Eğitim Bakanlığı’nın belediyelere ait okul öncesi eğitim kurumlarının kapatılmasına yönelik genelgesi sonrası yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, belediyenin yürüttüğü çalışmaların sosyal destek niteliğinde olduğu ve örgün eğitime alternatif oluşturmadığı vurgulandı.

Genelge ile sosyal projeler ayrıştırıldı

Belediye açıklamasında, Milli Eğitim Bakanlığı’nın genelgesi ile İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal destek faaliyetlerinin ilişkilendirilemeyeceği belirtildi. Söz konusu çalışmaların herhangi bir özel eğitim kurumu ya da örgün eğitim alternatifi oluşturmadığının altı çizildi.

Programların, çocukların gelişimine katkı sunan ve ailelerin yükünü hafifleten tamamlayıcı uygulamalar olduğu ifade edildi.

“Çocukların gelişimi kamusal sorumluluktur”

Açıklamada, çocukların gelişimini desteklemenin temel bir kamusal sorumluluk olarak görüldüğü kaydedildi. Çocukluk döneminde sağlanan desteğin yalnızca bireysel değil, toplumsal geleceği de doğrudan etkilediğine dikkat çekildi.

Dezavantajlı mahallelere yönelik çalışmalar

Belediye bünyesinde yürütülen faaliyetlerin özellikle dezavantajlı mahallelerde yaşayan ve ekonomik zorluklarla mücadele eden ailelerin çocuklarına yönelik hayata geçirildiği belirtildi.

Bu çalışmaların; sosyal, kültürel, sanatsal ve kişisel gelişimi destekleyen, fırsat eşitliğini güçlendirmeyi hedefleyen sosyal belediyecilik uygulamaları olduğu ifade edildi.

“Amaç alternatif eğitim değil”

Açıklamada, yürütülen faaliyetlerin herhangi bir özel eğitim kurumu ya da örgün eğitim alternatifi oluşturma amacı taşımadığı bir kez daha vurgulandı. Programların sosyal destek niteliğinde ve tamamlayıcı içerikte olduğu belirtildi.

Destekler artırılacak mesajı

İzmir’de dar gelirli ailelerin çocuklarına yönelik destek programlarının azaltılmasının değil, artırılmasının hedeflendiği bildirildi. Çocukların güvenli, nitelikli ve kapsayıcı ortamlarda gelişimini desteklemenin öncelik olduğu kaydedildi.

Açıklama, çocukların gelişiminin ortak ve kamusal bir sorumluluk olduğu ve bu sorumluluğun sosyal adalet, fırsat eşitliği ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda sürdürüleceği vurgusuyla sona erdi.

Kaynak: BÜLTEN