İzmir Kahveciler Odası’nda yönetim kurulu üyeleri arasında yaşanan tartışmalar sürerken, yeni bir açıklama da Murat Kocaoğlu’ndan geldi. Kocaoğlu, Oda Başkanı Jale Büyükdemir tarafından yapılan açıklamalarda isminin geçmesi üzerine kamuoyunu bilgilendirme gereği duyduğunu ifade etti.
“Oda kurumsal kimliğine zarar verecek bir tutumum olmadı”
Kocaoğlu, bugüne kadar yürüttüğü görevlerde oda üyelerinin hak ve menfaatlerini korumayı temel ilke edindiğini belirterek, İzmir Kahveciler Odası’nın kurumsal yapısına zarar verecek herhangi bir davranış içinde bulunmadığını savundu.
Açıklamasında şeffaflık ve hukuka uygunluk vurgusu yapan Kocaoğlu, tüm süreçlerde üyelerin yararını gözettiğini ifade etti.
“Muhbirlik ve ispiyonaj ifadelerini kabul etmiyorum”
Kocaoğlu, kendisine yöneltilen “muhbirlik”, “ispiyonaj” ve “kurumu itibarsızlaştırma” gibi ifadeleri kesin bir dille reddetti.
Yönetim kurulu üyeliğinin yalnızca kararları onaylamak anlamına gelmediğini belirten Kocaoğlu, üyelerden gelen talep ve şikayetleri gündeme taşımanın sorumluluğun bir parçası olduğunu söyledi.
“Üyelerin mağduriyetini önlemek için gündeme getirdim”
“Yaz mesaisi” olarak adlandırılan uygulamaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kocaoğlu, konuyu gündeme getirme amacının oda hedef almak değil, üyelerin olası mağduriyetlerini önlemek olduğunu ifade etti.
Kocaoğlu, üyelerin cezai ya da idari yaptırımlarla karşı karşıya kalma ihtimaline karşı uyarıda bulunmanın görev sorumluluğu olduğunu vurguladı.
“Dayanaksız ithamlar birlik ruhuna zarar veriyor”
Açıklamasının devamında kendisine yöneltilen iddiaların somut bilgi ve belgeye dayanmadığını belirten Kocaoğlu, bu tür söylemlerin oda içindeki birlik ve dayanışma ruhuna zarar verdiğini dile getirdi.
“Şeffaflık ve hukuka uygunluk esas olmalı”
Kocaoğlu, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“Benim için esas olan kişisel tartışmalar değil, odamız üyelerinin menfaatidir. Eleştiri hakkının ve bilgi talebinin suç gibi gösterilmesini doğru bulmuyorum. Kurumsal ciddiyetin korunması için dilin şeffaf, nezaketli ve hukuka uygun olması gerekir.”
İzmir Kahveciler Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve CHP Konak İlçe Esnaf Komisyonu Başkanı Murat Kocaoğlu’nun yaptığı açıklama şu şekilde;
“KAMUOYUNA VE KIYMETLİ ÜYELERİMİZE AÇIKLAMA
Oda Başkanı Jale Büyükdemir'in açıklamalarına karşılık, şahsımın da adının geçtiği kamuoyuna yansıyan açıklama nedeniyle, yanlış anlaşılmaları gidermek ve gerçek durumu üyelerimizin bilgisine sunmak amacıyla bu açıklamayı yapma zorunluluğu doğmuştur.
Öncelikle belirtmek isterim ki; İzmir Kahveciler Odası'nın kurumsal kimliğine, üyelerimizin ve odamızın saygınlığına zarar verecek herhangi bir tutum ya da davranış içerisinde bulunmam söz konusu değildir.
Bugüne kadar yürüttüğüm tüm görevlerde temel yaklaşımım, üyelerimizin hak ve menfaatlerini korumak, oda faaliyetlerinin şeffaf, hukuka uygun ve üyelerimizin yararına yürütülmesine katkı sağlamak olmuştur.
Kamuoyuna yapılan açıklamada şahsıma yöneltilen "muhbirlik", "ispiyonaj", "kurumu itibarsızlaştırma" ve benzeri ifadeleri kesinlikle kabul etmiyorum. Bu ifadeler hem gerçeği yansıtmamakta hem de şahsımı üyelerimiz nezdinde hedef göstermektedir. Yönetim kurulu üyesi olmak, yalnızca alınan her kararı sorgusuz biçimde onaylamak anlamına gelmez. Aksine, üyelerden gelen soru, kaygı ve talepleri dikkate almak; uygulamaların hukuka, usule ve üyelerin menfaatine uygun olup olmadığını değerlendirmek de yönetim sorumluluğunun bir parçasıdır.
"Yaz mesaisi" olarak adlandırılan uygulama konusunda dile getirilen hususlar da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Üyelerimizin herhangi bir yaptırımla karşılaşıp karşılaşmayacağına ilişkin kaygılarını gündeme getirilmesi, odayı hedef almak değil; üyelerin bilgilendirilmesi ve olası mağduriyetlerin önüne geçilmesi amacını taşımaktadır. Bir yönetim kurulu üyesinin, üyelerin cezai veya idari bir riskle karşı karşıya kalıp kalmayacağını sorgulaması, disiplin suçu olarak değil, sorumluluk bilinciyle hareket etmesi olarak görülmelidir.
Şahsımın üçüncü kişiler adına hareket ettiği, oda aleyhine çalıştığı veya kurum içi konuları çarpıtarak dışarıya servis ettiği yönündeki iddialar dayanaksızdır. Bu tür ağır ithamların somut bilgi ve belgeye dayanmaksızın kamuoyu önünde dile getirilmesi, odamız içindeki birlik ve dayanışma ruhuna zarar vermektedir.
Benim için esas olan kişisel tartışmalar değil, odamız üyelerinin menfaatidir. Üyelerimizin hakkını ilgilendiren her konuda, dün olduğu gibi bugün de açık, şeffaf ve sorumlu bir tutum sergilemeye devam edeceğim. Eleştiri hakkının, bilgi talep etmenin ve üyeler adına kaygı dile getirmenin suç veya disiplin meselesi haline getirilmesini doğru bulmuyorum.
Bu nedenle şahsıma yöneltilen mesnetsiz ithamları reddediyor; odamızın kurumsal ciddiyetine ve üyelerimizin iradesine yakışan dilin, kişileri hedef gösteren ifadeler değil, şeffaflık, nezaket ve hukuka uygunluk olması gerektiğini kamuoyunun takdirine sunuyorum.
Saygılarımla,"





