İzmir’de kamuya ait bazı yapıların mülkiyetine ilişkin tartışmalar sürerken, DEVA Partisi İzmir İl Başkanlığı dikkat çeken bir açıklama yaptı. Açıklamada, kentte son dönemde artan siyasi gerilim dilinin toplumsal yorgunluğa neden olduğu vurgulanarak, süreçlerin hukuka ve kamu yararına uygun şekilde yürütülmesi gerektiği ifade edildi.
DEVA Partisi İzmir İl Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, kentte artan kutuplaşma siyasetinin yalnızca siyasi tartışmaları değil, toplumun genel ruh halini de olumsuz etkilediği belirtildi.
Açıklamada, bu durumun kararsız seçmen oranını artırdığı ve siyasete duyulan güveni zedelediği ifade edilerek, İzmir’in daha kapsayıcı ve uzlaşmacı bir yönetime ihtiyaç duyduğu vurgulandı.
Tartışmaların merkezinde yer alan Meslek Fabrikası ile birlikte Halkapınar’daki eski DGM binası, Tepecik’teki gasilhane ve Kemeraltı’ndaki Egemenlik binasının mülkiyet sürecine dikkat çekildi.
Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen devir işlemlerinin, kamuoyunun güvenini zedelemeyecek şekilde şeffaf ve katılımcı biçimde yürütülmesi gerektiği kaydedildi.
“Bayramda yapılan uygulamalar hassasiyete uymuyor”
Açıklamada, özellikle Ramazan Bayramı sürecinde Meslek Fabrikası’nın tahliyesine yönelik girişimlerin toplumsal hassasiyetlerle örtüşmediği ifade edildi.
Bu tür adımların, hukuki süreç tamamlanmadan hayata geçirilmesinin hem kamu vicdanında hem de manevi değerler açısından olumsuz algılandığına dikkat çekildi.
5 maddelik kritik çağrı
DEVA Partisi İzmir İl Başkanlığı, sürecin sağlıklı yürütülmesi için şu başlıklara dikkat çekti:
- İzmir’in sorunlarının çatışma değil uzlaşı ile çözülmesi
- “Oldu bitti” anlayışından vazgeçilmesi
- Hukuki süreç tamamlanmadan fiili uygulamalara gidilmemesi
- Vakıf senedine ilişkin gerekçelerin şeffaf şekilde açıklanması
- Karar süreçlerine yerel yönetimlerin, meslek odalarının ve vatandaşların dahil edilmesi
“İzmir’in ihtiyacı güven ve adalet”
Açıklamanın sonunda, İzmir’in potansiyelini ortaya koyabilmesi için gerilimden uzak, şeffaf ve adalet odaklı bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyduğu vurgulandı.
Kent yönetiminde ortak akıl ve toplumsal uzlaşıya dayalı bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiği ifade edilerek, tüm taraflara sağduyu çağrısı yapıldı.