Türk Kızılay İzmir İl Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Kerem Fahri Baykalmış, Ses TV’de Pusula programına konuk olarak Kızılay’ın çalışmalarını anlattı. 2019’dan 2026’ya kadar şubede yürütülen afet, bağış ve sosyal sorumluluk projeleri detaylarıyla paylaşıldı.

Türk Kızılay’ını diğer yardım kuruluşlarından ayıran özellik nedir?

Kızılay, dernek statüsünde olmasına rağmen kamu yararı güden, devletle koordineli çalışan kritik bir kurumdur. Afet dönemlerinde gıda temininde AFAD ile çözüm ortağıyız. Sağlık Bakanlığı ile yapılan protokoller sayesinde güvenli kan temininden de sorumluyuz. Türkiye’de 3 milyon üniteyi aşan kan stoğunu gönüllüler aracılığıyla yönetiyoruz.

Whatsapp Image 2026 02 28 At 12.30.29

Kurumun esas misyonu nedir?

Türk Kızılay’ın temel misyonu insani yardımdır. 1868’de Osmanlı-Rus Savaşı’nda yaralıları desteklemek için kuruldu. Günümüzde dil, din ve ırk ayrımı gözetmeden, yurt içinde ve dışında ihtiyaç sahiplerinin yanında oluyoruz.

Devlet desteğiniz var mı?

Hayır, devletten yardım almayız. Devletin uygun gördüğü alanlarda milletimizin gücüyle ihtiyaç sahiplerinin yanında oluruz.

Türk Kızılayı İzmir İl Merkezi Olarak, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdür (1)

Gönüllüler maaş alıyor mu?

Hayır, tamamen gönüllülük esasına göre çalışıyorlar. Amaç, iyilik hareketini çoğaltmak ve zor zamanda insanların yanında olabilmektir.

Günün sonunda elde ettiğiniz en büyük kazanım nedir?

Heybemize biriktirdiğimiz, iyilik, hayır duası ve insanların yanında olmanın getirdiği manevi hazdır. Hilal ve yıldızın simgelediği değerlerle çalışmak, bize gurur ve mutluluk kazandırıyor.

Kreşimizde Kızılay Haftası Etkinliği Düzenlendi…29 Ekim – 4 Kasım Kızılay Haftası Kapsamında, Ha (1)

İzmir Kızılay şubesinde 2019’dan 2026’ya kadar neler değişti, faaliyetleriniz neler oldu?

Görev süremiz gerçekten zor bir döneme denk geldi. Öncelikle İzmir’de yaşanan depremde kaybettiğimiz 117 vatandaşımıza Allah’tan rahmet diliyoruz. Ardından Denizli ve Elâzığ depremleri, hiç yaşamadığımız pandemi süreci ve Türkiye’nin farklı noktalarında çıkan yangınlar da görev alanımız içine girdi.

Bu süreçlerde sorumluluklarımız şunlardı: ihtiyaç sahiplerine destek olmak, devletin yetkili organlarıyla koordineli olarak gıda teminini sağlamak ve afet bölgelerinde operasyonel çözümler üretmek. Örnek vermek gerekirse Marmaris’te aynı anda 36 noktada çıkan yangınlarda afet koordinasyonunu sağladık.

En büyük sorumluluklarımızdan biri ise 10 ili kapsayan Maraş merkezli büyük depremdi. Bu afet sırasında 50 binden fazla insanın ihtiyaçlarını karşılamak için yoğun bir çalışma yürüttük. Bu dönemde hem büyük bir kayıp yaşadık hem de insanlığın ve iyiliğin tavan yaptığı anlara tanık olduk.

İzmir depremine dönersek, bölgede gıda gereksinimini karşılamak Kızılay olarak bizim esas görevimizdi ve burada iki önemli noktada çalışmalar yaptık: sahada afet mağdurlarına ulaşmak ve devlet kurumlarıyla koordinasyonu sağlayarak ihtiyaçlarını karşılamak.

Görev süremiz oldukça zorlu bir döneme denk geldi. İzmir depremi, Denizli ve Elâzığ depremleri, pandemi süreci ve Türkiye’nin farklı noktalarında çıkan yangınlar gibi birçok afetle eş zamanlı olarak karşı karşıya kaldık. Bu dönemlerde sorumluluklarımız, ihtiyaç sahiplerine destek olmak, devletle koordinasyonu sağlamak ve depremzedelerin yaralarını sarmaktı. İzmirli hemşerilerimiz, Kızılay’a güvenerek bize birçok emaneti teslim ettiler; biz de bunları sahada ihtiyaç sahiplerine ulaştırdık.

Süreç boyunca yaklaşık 2-3 yıl boyunca sahada faaliyet gösterdik. Deprem gibi zor ve acılı anlar zihnimizde kötü anılar bıraksa da iyiliğin ve paylaşmanın tavan yaptığı bir dönem oldu. İnsanlar, Kızılay’ın saha çalışmalarını görerek kurumsal güvenimizi güçlendirdi ve bize emanet edilenleri ihtiyaç sahiplerine ulaştırma görevimizi daha da anlamlı kıldı.

Zaman zaman eleştirilerle karşılaşıyoruz. Ancak gönüllülük esasıyla çalışan ekiplerimizin hiçbir çıkar beklentisi olmadan yürüttüğü bu faaliyetleri görmek isteyen herkes kapılarımızdan içeri girebilir, bir günlük faaliyetlerimize katılabilir ve yapılan işleri yerinde görebilir. Bu sayede hem yapılan iyiliğin boyutu anlaşılır hem de eksiklerimizi görüp düzeltme fırsatı buluruz.

Bizim hedefimiz her zaman ihtiyaç sahibi insanın yanında olmak ve onların ızdırabını dindirebilmektir. Devlet kadar güçlü olmasak da milletimizin desteğiyle konumlandığımız yerde var olmaya çalışıyoruz. Hanemize biriktirdiğimiz en değerli şey ise dokunduğumuz insanlardan aldığımız hayır dualarıdır.

Türk Kızılay’ı 1868 yılında Osmanlı-Rus Savaşı yaralılarını kurtarmak için kuruldu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de himayesiyle gelişen Kızılay, bugün dünyanın 40 farklı ülkesinde temsilciliklere sahip. Ramazan dolayısıyla Makedonya, Bosna, Bulgaristan, Suriye, Mısır, Gazze, Filistin ve Afrika’nın birçok noktasında yardım faaliyetleri yürütüyoruz. Bu çalışmalar, milletimizin destekleriyle mümkün olabiliyor.

22. gemimizi Gazze’deki insani kriz mağdurlarına ulaştırdık. Maalesef asrımızın görmüş olduğu en büyük zulümlere tanıklık ettiğimiz bir süreçten geçiyoruz. Bu süreçte, Kızılay olarak devletimizin himayesinde hareket ediyoruz ve en büyük destek yine Türkiye Cumhuriyeti’nin kadirşinas bağışlarıyla, iyiliği çoğaltan yaklaşımıyla geliyor.

Kızılay’ın bağımsız duruşuna tarih boyunca birçok örnek var. İkinci Dünya Savaşı’nda, Almanlar Yunanistan sınır kapılarına dayandığında, zulümden kaçan Yunanlılar ve Yahudi asıllı vatandaşlar Ege karasularına geçerken İzmir ve Çeşme’ye ulaştılar. Onlara ilk çorbayı ikram eden Türk Kızılay’ıydı. O dönemde de bugün olduğu gibi, din, dil, ırk ayırt etmeksizin ihtiyaç sahiplerinin yanında konumlandık.

Geçmişteki deneyimlerimizi günümüzde de devam ettiriyoruz. Filistin ve Gazze’de Ramazan sofraları kurduk; Mescid-i Aksa bahçesinde her gün yaklaşık 500 kişiye iftar verdik. İnsanlar oruçlarını açtıktan sonra ilk kıblemiz olan Mescid-i Aksa’ya dönüp dualarını eksik etmediler. Ben de bu sahnelere şahidim. Benzer şekilde Medine, Kâbe ve Mekke ziyaretlerinde de aynı manzaraya şahit olduk; insanlar Hilal’e ellerini sürüp dua ettiler.

Bu örnekler, Türkiye Cumhuriyeti ve milletimizin iyiliği çoğaltma kapasitesini gösteriyor. Kızılay olarak biz de emanet edilen sorumluluğun bilinciyle, milletimizin ve yardım ettiğimiz insanların hayır dualarına mazhar olmak için gece gündüz çalışmaya devam ediyoruz. Nerede bir gözyaşı varsa, onu dindirme misyonuyla hareket ediyoruz.

2019’dan 2026’ya kadar İzmir İl Merkezi olarak 131 milyon lira değerinde insani yardım gerçekleştirdik. Nakdi yardımlar 12 milyon 494 bin lira civarında. Pazarcık depremi için 16 milyon, Filistin ve Somali’ye 10 milyon, gıda yardımı 69 milyon, giyim yardımı 11 milyon, hijyen yardımı 2,5 milyon, kurban kesim ve dağıtımı 1 milyon 600 bin lira, eğitim bursları ise 188 öğrenciye ulaştı. Yetim destek kapsamında 26 öğrencimiz var ve 1494 öğrenciye kırtasiye yardımı yaptık.

Kurban dönemi faaliyetlerimizi şöyle açıklayabilirim: Bağışçılar kurban hisselerini verdikten sonra, Kızılay olarak bu hisseleri 800 gramlık et ve kavurma paketleri hâline getiriyor, 12 ay boyunca ihtiyaç sahiplerine dağıtıyoruz. Böylece kurban, sadece bayram döneminde değil, yıl boyunca bir yardım kaynağı olarak kullanılıyor.

Ayrıca Pazarcık depreminde 20 milyon öğün yemek dağıttık ve yaklaşık 300 mobil mutfak görev yaptı. Yetim evlerimizdeki 26 çocuk için Ramazan’da aileleriyle birlikte iftar sofrası kuracağız. Görüntüleri sosyal medyada paylaşmıyoruz; çünkü sağ elin verdiğini sol elin görmemesi esastır. Ancak bağışçılarımızın ve paydaşlarımızın yardımların doğru yerlere ulaştığını görmesi de önemli.

Bir hikâyemizi de paylaşmak isterim: Bayram öncesinde bir bağışçımızdan 400 koli yardım aldık. Zaman kısıtlıydı ama personelimiz bayram demeden, seyran demeden ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak için çalıştı. İşte bu, hilalin bize vermiş olduğu en önemli görevlerden biri. Nerede bir ihtiyaç varsa orada olmak bizim sorumluluğumuz.

Türk Kızılayı İzmir İl Merkezi Olarak, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdür

Çok güzel anlattınız Kızılay’ı hem tarihiyle hem de misyonuyla. Peki İzmir Kızılay’ı, 2019’dan bu yana Kerem Baykalmış dönemiyle nasıl değişti, hangi faaliyetler öne çıktı?

Görev süremiz oldukça zor bir döneme denk geldi. İzmir depremi, Denizli ve Elazığ depremleri, pandemi ve Türkiye’nin farklı bölgelerindeki yangınlar gibi büyük afetler yaşadık. Bu süreçlerde hem ihtiyaç sahiplerine destek olma hem de devletin yetkili organlarıyla koordinasyon sağlama sorumluluğumuz vardı. İzmir depreminde özellikle gıda gereksinimlerini karşılamak önemli görevlerimiz arasındaydı. Bu süreçte İzmirli hemşerilerimize güvenlerinden ötürü teşekkür ediyoruz; birçok bağışı bize emanet ettiler. Depremzedelerin yaralarını sarmak için saha faaliyetlerini yaklaşık 2–3 yıl sürdürdük ve iyilik, paylaşma kültürünü İzmir’de somut olarak gösterdik.

Get-10

Peki Kızılay’ın saha faaliyetlerini ve bağışları yönetme biçimi nasıl gerçekleşiyor?

İzmir Şubesi olarak 15 şubemizle kapılarımız her zaman açıktır. İnsanlar isterlerse gelip faaliyetlerimize eşlik edebilir ve yapılan işleri gözlemleyebilirler. Gönüllülük esasına dayalı bir hareketiz; hiçbir menfaat beklemeden, sadece ihtiyaç sahibine ulaşmak için çalışıyoruz. Yapılan iyilikler, hayır duasıyla geri dönüyor. Bu, sahada gördüğümüz en kıymetli geri dönüş.

Yakın dönemde örnek teşkil eden bağış ve saha faaliyetiniz var mı?

Evet, bir bağışçımız vardı. İlk etapta 400 koli bağışladı, 381’ini ihtiyaç sahiplerine ulaştırdık. Kalanları daha sonra dağıttık ve bağışçımız bizi tekrar arayarak 400 koli daha bağışladı. Maalesef kendisi vefat etti; cenazesine katıldık, dağıtılmamış kolileri anısına etikettik ve sahaya çıkardık. Ailesi de bağışlarını sürdürmeye devam ediyor. Bu süreç, sahada yaşadığımız güven ve hassasiyetin somut örneği.

Türk Kızılay İzmir İl Merkezi Olarak; Denetim Kurulu Başkanımız Prof. Dr. İsmet Durmuş, Denetim

Kızılay’ın sosyal projelerinden bahseder misiniz?

Konak Şubemizde sosyal bir butik açtık. Ekonomik olarak ihtiyaç sahibi veya acil yardıma muhtaç kişiler burada bebek maması, bez, hijyen malzemesi, kıyafet ve çorap gibi temel ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Açılışa valimiz, siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları katıldı.

Bu çalışmalar sizin için kişisel olarak ne ifade ediyor?

Kırk yıl önce doğan küçük kardeşim Furkan’ı hatırladım. Annem bana el sallamıştı; bugün Kızılay eliyle hizmet etmek nasip oldu. Bu süreç bize, kadri ve himmeti kendimizden bilmeden, emaneti ihtiyaç sahiplerine ulaştırmanın ve hayır duasını almanın önemini gösterdi. Aldığımız hayır duası, bizim hanemize konan en değerli güzellik. Bunu asla şahsımıza mal etmiyoruz; önce devletten, sonra milletten bilinsin istiyoruz.

🌳 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü 🌳#Sevdamızyeşilvatanbugün, Geleceğe Nefes Olmak Için Bir A

Dediniz ki Kızılay devletten tek kuruş almıyor ama inanılmaz bir yardım zinciri var. Bu zincir nasıl oluşuyor ve vatandaşlarımız bu zincire nasıl ortak olabilir?

Çok önemli bir noktaya değindiniz. Türk Kızılayı, İzmir Şubesi Türkiye’de kurulmuş en eski iki şubeden biri ve yaklaşık 114 yıllık bir geçmişe sahip. Önceki başkanlarımız ve ekiplerine teşekkür ediyoruz. Kızılay’ın iyilik hareketi, bağışçılarımızın destekleriyle büyüyor.

Bağışlar hem nakit hem de gayrimenkul şeklinde geliyor. Örneğin geçen ay Gaziemir’de değer verdiğimiz bir çift, bize 53 milyon TL değerinde 9 gayrimenkullerini bağışladı. Bu tür desteklerle İzmir’in sekiz farklı noktasında günlük 2000 kişilik yemek çıkarabiliyoruz. Yemeklerimizin malzemeleri, bağışçılarımızın katkılarıyla tedarik ediliyor.

Kreşimizde Kızılay Haftası Etkinliği Düzenlendi…29 Ekim – 4 Kasım Kızılay Haftası Kapsamında, Ha

Bu süreçte devletin desteği de oluyor mu?

Evet. Adalet Bakanlığı ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı büyük destek veriyor. Denetimli Serbestlik bünyesinde bir aşevimiz var ve Kızılay’ın yönetimine emanet edildi. Bu aşevinde yemek çıkarmanın yanı sıra, yükümlülere aşçılık kursu da veriyoruz. Kursiyerler meslek sahibi oluyor ve bazılarını Aşçılık Federasyonu aracılığıyla işe yerleştiriyoruz. Bu sayede hem ihtiyaç sahiplerine hizmet ediyoruz hem de insani yardımın eğitim ve meslek boyutunu güçlendiriyoruz.

Yani bağışçılar ve devlet birlikte bu zinciri oluşturuyor diyebilir miyiz?

Kesinlikle. Bağışçılarımızın destekleri ve devletimizin güveni ile yürüttüğümüz bu faaliyetler, Türkiye’de örnek teşkil eden bir insani yardım zinciri oluşturuyor. İnsanlar bağışlarıyla yardım hareketine katılıyor, biz de bunları ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Böylece hem yardım zinciri genişliyor hem de toplumdaki iyilik kültürü güçleniyor.

Bağışçılarımıza bir çağrınız olacak mı? Kendi güçleriyle nasıl katkıda bulunabilirler?

Evet, çok önemli bir çağrımız var. İzmir Şube hesaplarına bağışta bulunarak bir kişinin yemek maliyeti olan 150 TL ile yardım edebilirler. Yemeklerimizde et de kullanıyoruz ve bağışçıların isteğine göre bu kapasiteyi arttırabiliriz. Destek olan iş insanlarına, fitre ve zekâtlarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak için bizi seçecek bağışçılara da şimdiden teşekkür ederiz.

Türk Kızılay Yönetim Kurulu Üyemiz Kamil Karadeniz’in Katılımları; Kadem Yönetim Kurulu Başkanı

Bağışlar nerelerden yapılabilir?

İzmir Şube’ye hem telefon üzerinden hem de internet ve sosyal medya hesaplarından ulaşabilirler. Şubelerimiz Alsancak, Bornova, Konak, Karşıyaka, Urla, Gaziemir, Torbalı, Tire, Beydağ, Bergama, Menemen ve Kemalpaşa’da mevcut. Nakdi bağış olabileceği gibi, gıda veya erzak desteği de yapılabilir. Örneğin pirinç, un veya diğer temel gıda maddelerini bağışlayabilirler.

Bu bağışlar nasıl kullanılıyor, yemek dağıtımı nasıl gerçekleştiriliyor?

Aşevimiz 365 gün boyunca aktif. Ürettiğimiz yemekleri başta yaşlı, bakıma muhtaç ve ekonomik durumu kötü olan ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Yemeklerimizi 6 kişilik boxlar hâlinde adreslere teslim ediyoruz ve ertesi gün yenisini götürüyoruz. Boş boxları geri alıyoruz ve süreci devam ettiriyoruz. Bu sistem, Adalet Bakanlığı ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın destekleriyle Denetimli Serbestlik kapsamında işletilen aşevimizde yürütülüyor.

Çağdaş Eğitim Kurumlarina Misafir Olduk.kızılay Çalısmaları Ile Ilgili Bilgi Verdik Ve Ilk Yard

Ramazan ayında kan bağışlarında bir azalma oluyor mu?

Evet, Türk Kızılay Ege Bölge Kan Müdürlüğümüz bölgesel olarak bütün çalışmalarını sürdürüyor. Başta Barış Dolaş Bölge Müdürümüz ve ekibine teşekkür ederim. İzmir’de halkımızın Kızılay’a gösterdiği teveccüh sayesinde Türkiye’de bölgesel olarak hep ilk sıralardayız. Kan bağışları ve bu bağışların lojistik, hijyenik ve zamanında hastanelere ulaştırılması noktasında profesyonel bir çalışma yürütülüyor.

🌳 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü 🌳#Sevdamızyeşilvatanbugün, Geleceğe Nefes Olmak Için Bir A (2)

Kan bağışına halkı nasıl teşvik ediyorsunuz?

Her fırsatta vatandaşlarımızı kan vermeye davet ediyoruz. Bir ünite kan üç hastamızın ihtiyacını karşılıyor. Kan vermek aynı zamanda vücut fizyolojisinde yenilenmeye de katkı sağlıyor. Yetişkin bir beyefendi yaklaşık üç ayda bir, hanımefendiler de yılda üç kez kan verebilir. Bu ürünler, ihtiyaç sahibi hastaların tedavisinde kullanılıyor. Lösemi ve kanser hastası çocuklarımızın ihtiyaçlarının karşılanması açısından stoklarımızın doluluk oranı çok önemli.

Stoklar yeterli mi, vatandaşlar bu konuda nasıl destek olabilir?

Stoklarımız, milletimizin desteğiyle sistemimizi sürdürebilecek kapasitede. Bütün vatandaşlarımızı Türk Kızılay’a kan bağışında bulunmaya davet ediyor ve desteklerini istirham ediyoruz.

🌳 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü 🌳#Sevdamızyeşilvatanbugün, Geleceğe Nefes Olmak Için Bir A (1)

Genel merkez bu süreci nasıl destekliyor?

Türk Kızılay Genel Merkezimiz de çok hassas. Genel Başkanımız Fatma Meriç Hanım, profesör olması nedeniyle kan merkezimizin gelişimine büyük destek veriyor ve bu profesyonel akışın daha ileri taşınması için devletimizle iş birliğini sürdürüyoruz.

Kaynak: HABER MERKEZİ