İzmir Yarımadası’nda yaşayan vatandaşlar, İzmir-Çeşme Otoyolu’nun özel şirketlere devredilmesine tepki gösterdi. Urla Kekliktepe Kavşağı’nda toplanan yurttaşlar, artan geçiş ücretleri ve bölge ekonomisine olası zararlar gerekçesiyle yolu kısa süreliğine trafiğe kapatarak kamusal bir hizmet olarak yolun halka kalmasını talep etti.
Güzelbahçe, Urla, Karaburun, Çeşme ve Seferihisar kent konseylerinin çağrısıyla düzenlenen eyleme İzmir Yaşam Alanları, Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi ve DİSK Emekli-Sen de katıldı. Katılımcılar, otoyolun özelleştirilmesi halinde geçiş ücretlerinde ciddi artışlar yaşanacağını ve bunun yarımada turizmi, tarım ve ticaretini olumsuz etkileyeceğini belirtti.
“Halkın parasıyla yapılan yol şirketlere devredilemez”
Çeşme Kent Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Güler’in okuduğu basın açıklamasında, Türkiye’de otoyol ve köprülerin işletme hakkının özel şirketlere devredilmesinin gündeme geldiği hatırlatıldı. Açıklamada:
- İzmir-Çeşme Otoyolu’nun Türkiye’nin ilk otoyollarından biri olduğu, 1990-1996 yılları arasında inşa edildiği ve maliyetinin 630 milyon dolar olduğu belirtildi.
- Bu yatırımın tamamen halkın vergileriyle finanse edildiği, özel şirketlerin parasıyla yapılmadığı vurgulandı.
- Otoyolun özel şirkete devredilmesinin fiilen özelleştirme anlamına geldiği, çünkü yolun artık kamu yararı için değil, şirket kârı için işletileceği ifade edildi.
Resmi verilere göre 2025 yılında otoyol ve köprülerden elde edilen gelir 596 milyon dolar olarak açıklanmış, bu gelirlerin kamuda kalması durumunda halkın yararına olacağı, özel sektöre devredilirse kamu kaynağının aktarılmış olacağı belirtildi.

Yarımada’nın ekonomik ve sosyal önemi
Basın açıklamasında İzmir-Çeşme Otoyolu’nun sadece bir ulaşım hattı olmadığı, aynı zamanda Yarımada’nın ekonomik ve sosyal hayatının ana damarı olduğu vurgulandı:
- Yol, Güzelbahçe, Urla, Karaburun, Çeşme ve Seferihisar ilçelerindeki turizm, tarım, balıkçılık ve ticaret faaliyetlerini doğrudan etkiliyor.
- Bölgedeki eğitim kuruluşları ve teknoloji merkezlerinde çalışan öğrenciler ve personel de bu yol üzerinden ulaşım sağlıyor.
- Bugün 53 TL olan geçiş ücretinin özelleştirme sonrası 365 TL’ye çıkabileceği ve bunun yarımada halkı için ciddi ekonomik yük oluşturacağı ifade edildi.
Açıklamada, söz konusu artışın sadece bir fiyat değişikliği değil, yaşam maliyetinde ciddi artış anlamına geldiği, dolayısıyla meselenin yalnızca bir yol değil, Yarımada’nın ekonomik ve sosyal geleceği olduğu belirtildi.
Kamu mallarının önemi ve özelleştirme eleştirisi
Kent konseyleri, Türkiye’de geçmişte yapılan özelleştirmelerde fiyatların yükseldiğini, vatandaşın daha fazla ödeme yapmak zorunda kaldığını hatırlattı. Açıklamada:
- Otoyollar ve köprülerin ticari yatırım değil, kamusal altyapı olduğu vurgulandı.
- Devletin görevinin altyapıyı devretmek değil, vatandaşın erişimini kolaylaştırmak olduğu ifade edildi.
- Kamu altyapısının özel şirkete devredilmesinin kısa vadeli para bulma yöntemi olacağı, bedelini 25 yıl boyunca halkın ödeyeceği dile getirildi.

“İzmir Yarımadası sessiz kalmayacak”
Kent konseyleri ve yurttaşlar, İzmir-Çeşme Otoyolu’nun işletmesinin özel şirketlere devredilmesine karşı olduklarını net bir şekilde ifade etti:
- Yol, Güzelbahçe, Urla, Karaburun, Çeşme ve Seferihisar halkının ortak malıdır.
- Halkın vergileriyle yapılan yolun geçici bile olsa özel şirketlere devredilemeyeceği vurgulandı.
- Bu buluşmanın siyasi bir gösteri değil, kamu hakkını savunma hareketi olduğu belirtildi.
- “İzmir-Çeşme Otoyolu özelleştirilemez, işletmesi devredilemez. Halkın yolu halkta kalmalıdır” mesajı verildi.




