TÜBİTAK 2237-A Bilimsel Eğitim Etkinlikleri Desteği kapsamında yürütücülüğünü Dr. Öğr. Üyesi Ebru Melek Benligül’ün üstlendiği “Sürdürülebilir Sağlık İçin Yeşil Hemşirelik” kursu, Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen sağlık profesyonellerini İzmir Tınaztepe Üniversitesi’nde buluşturdu. 2-4 Mart tarihleri arasında düzenlenen kursta 18 farklı ilden, 35 ayrı kurumdan katılımcı yer aldı.
Sağlık ve gezegen ayrılmaz bir bütün
Kurs kapsamında iklim değişikliğinin yalnızca çevresel bir sorun olmadığı, aynı zamanda doğrudan bir halk sağlığı meselesi olduğu vurgulandı. Katılımcılar; sağlık hizmetlerinin karbon ayak izi, klinik uygulamaların çevresel etkileri, sürdürülebilir hastane yönetimi, enerji verimliliği, atık yönetimi ve çevresel adalet gibi başlıkları bilimsel veriler ışığında ele aldı.
Multidisipliner yaklaşımla gerçekleştirilen eğitimlerde, sağlık sektörünün çevresel sürdürülebilirlik üzerindeki etkileri ve çözüm yolları kapsamlı biçimde değerlendirildi.

Hemşireliğin çevre sağlığıyla bağı vurgulandı
Kursun açılış konuşmasını yapan Dr. Öğr. Üyesi Ebru Melek Benligül, hemşireliğin tarihsel köklerine değinerek mesleğin çevre sağlığıyla olan güçlü bağını hatırlattı.
Benligül konuşmasında, “Hemşirelik, doğası gereği çevre sağlığını önceleyen bir meslektir. Yeşil hemşirelik yeni bir kavram değil; mesleğimizin özünün 21. yüzyıldaki yeniden yorumudur” ifadelerini kullandı.
Hemşirelikte sistem dönüşümü vurgusu
Alanında öncü nitelik taşıyan kurs, hemşirelik mesleğinin yalnızca bireysel hasta bakımından ibaret olmadığını, aynı zamanda sağlık sisteminin dönüşümü ve sürdürülebilir sağlık politikalarının geliştirilmesinde de önemli bir rol üstlendiğini ortaya koydu.
Eğitim programı; klinik uygulamalardan liderliğe, eğitimden politika geliştirmeye kadar uzanan çok katmanlı bir içerikle hazırlandı. Katılımcılar teorik bilgilerin yanı sıra proje geliştirme atölyelerinde de yer alarak kurumlarında uygulayabilecekleri sürdürülebilirlik stratejileri üzerine çalışma fırsatı buldu.

“Bakımın sınırlarını genişletiyoruz”
Kurs sonunda yayımlanan sonuç bildirgesinde hemşireliğin çevresel sürdürülebilirliği mesleki bir sorumluluk olarak kabul ettiği vurgulandı. Bildirgede, “Hemşirelik yalnız hastanın değil, yaşamı mümkün kılan çevresel sistemlerin de bakımını üstlenir” ifadeleri yer aldı.
Dr. Öğr. Üyesi Ebru Melek Benligül ise yeşil hemşireliğin bir tercih değil, 21. yüzyılda hemşireliğin etik bir gerekliliği olduğunu belirterek, “Sağlık hizmeti verirken gezegeni hasta edemeyiz. Sürdürülebilirlik, mesleki bir hassasiyet değil; geleceğe karşı sorumluluğumuzdur” dedi.
Ulusal bir hareketin başlangıcı
Türkiye’nin 18 ilinden kursa katılan sağlık profesyonelleri, kendi kurumlarında sürdürülebilir uygulamaları hayata geçirmek amacıyla bir iş birliği ağı oluşturdu.
Bu yönüyle kursun yalnızca bir eğitim etkinliği olmadığı, aynı zamanda Türkiye’de yeşil hemşirelik yaklaşımının yaygınlaşmasına yönelik ulusal bir adım niteliği taşıdığı değerlendiriliyor.




