İzmir’in sarp dağları ve eşsiz ekosistemi, yürütülen bilimsel çalışmalarla dünyada başka hiçbir yerde bulunmayan bitki türlerine ev sahipliği yapmaya devam ediyor.
Ege Üniversitesi Botanik Bahçesi ve Herbaryum Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından yapılan araştırmalar, İzmir genelinde 2200’ü aşkın damarlı bitki taksonunun bulunduğunu, bunlardan 180’inin endemik olduğunu ve 36 türün ise dünyada yalnızca İzmir’de yetiştiğini ortaya koydu. Merkez Müdürü Prof. Dr. Hasan Yıldırım, İzmir’in dağlarında filizlenen bu bilimsel hikâyeyi ve doğa mirasını anlattı.
“Keşfedilmeyi bekleyen bir hazine”
İzmir'in coğrafi yapısının bilimsel, tarihsel ve ekolojik bir hazine olduğunu belirten Prof. Dr. Hasan Yıldırım, “Nif Dağı’ndan başlayıp Bozdağlar üzerinden Aydın Dağları’na uzanan o devasa ‘U’ şeklindeki dağ silsilesi, efelerin tarihsel izlerini taşıyor ve bitkiler için dünyada eşi benzeri olmayan bir sığınak sunuyor. Karaburun’un kumullarından Bozdağlar’ın zirvelerine kadar uzanan bu habitat mozaiği, İzmir’i benzersiz kılıyor. Bu topraklar, doğanın en ince detaylarıyla zenginleşmiş, keşfedilmeyi bekleyen bir hazinedir. Son 10 yıl içerisinde İzmir dağlarından tam 11 yeni bitki türünü dünya literatürüne dahil etmenin gururunu yaşıyoruz. Müge çanı, İzmir çanı, Tire çanı ve Efe çenberi gibi isimlerle taçlandırdığımız bu türler, bu coğrafyanın ne kadar derin ve canlı olduğunun en somut göstergesidir. Her yeni keşif, İzmir’in çiçeklerinin sadece birer bitki değil, bu coğrafyanın anlatacak daha çok hikâyesi olduğunun kanıtıdır” dedi.
“İzmir’in dağlarında çiçekler hiçbir zaman eksik olmayacak”
Prof. Dr. Yıldırım, bitkilerin sadece bilimsel birer veri değil, aynı zamanda efelerin hatıralarını taşıyan kültürel bir miras olduğunu hatırlatarak, “Hızla artan şehirleşme, taş ocakları, kontrolsüz otlatma ve yangınlar gibi faktörler, İzmir’in floristik yapısı üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Bizler üniversite olarak bu biyoçeşitliliği kayıt altına alırken, aynı zamanda bu mirası gelecek nesillere aktarmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Eminim ki, sahip çıktığımız sürece İzmir’in dağlarında çiçekler hiçbir zaman eksik olmayacak ve bu dağlar her daim güzelliklerini sunmaya devam edecektir” dedi.