İzmir’de iş dünyası, siyaset, akademi ve sivil toplum alanlarında etkili konumlarda bulunan kadın liderler, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla ortak mesajlar verdi. Kadınların toplumsal hayatta daha güçlü temsil edilmesi gerektiğine dikkat çeken isimler, eşit fırsatlar, sürdürülebilir kalkınma ve kapsayıcı bir gelecek için dayanışma çağrısında bulundu.
İzmir’in farklı sektörlerinde söz sahibi olan kadın yöneticiler ve girişimciler, yayımladıkları mesajlarda kadınların ekonomik, sosyal ve siyasi yaşamda daha güçlü bir şekilde yer almasının yalnızca toplumsal adalet açısından değil, aynı zamanda ekonomik kalkınma açısından da kritik önemde olduğunu vurguladı.
Kadınların iş gücüne katılımının artması, girişimcilik ekosisteminin güçlenmesi ve karar mekanizmalarında daha fazla temsil edilmesi gerektiğine dikkat çeken liderler, İzmir’in özgürlükçü ve üretken kimliğiyle bu dönüşümün öncülerinden biri olabileceğini ifade etti.
Siyasetten iş dünyasına güçlü kadın vurgusu
AK Parti İzmir Milletvekili ve TBMM Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Üyesi Şebnem Bursalı Aksoy, kadınların toplumsal hayatta güçlenmesinin kalkınmanın temel dinamiklerinden biri olduğunu belirtti.
Aksoy, eğitimden istihdama, girişimcilikten siyasete kadar her alanda kadın temsilinin artmasının Türkiye’nin büyüme potansiyelini doğrudan etkilediğini ifade ederek İzmirli kadınların üretkenliği ve cesaretiyle bu dönüşümde önemli rol üstlendiğini söyledi.
Ekonomik kalkınmada kadın liderliği öne çıkıyor
LİYAKAT Yönetim Kurulu Başkanı Gülçin Güloğlu Uğuz ise kadın liderliğinin artık bir tercih değil, sürdürülebilir ekonomik yapı için bir zorunluluk olduğunu vurguladı.
Kadınların yönetim kurullarında ve yatırım süreçlerinde daha görünür olması gerektiğini ifade eden Uğuz, kadınların güçlenmesinin toplumun bütününü ilgilendiren yapısal bir dönüşüm süreci olduğunu belirtti.
Monreve Group Yönetim Kurulu Başkanı Merve Arkas da kadınların iş dünyasındaki varlığının kurum kültürünü ve sektör dinamiklerini dönüştürdüğünü ifade ederek, çeşitliliğin sağlandığı ortamlarda sürdürülebilir büyümenin mümkün olduğunu söyledi.
Kadınların üretim ve girişimcilikteki rolü artıyor
Tarım, sanayi, teknoloji, sağlık, turizm ve lojistik gibi birçok sektörden kadın liderler, kadın girişimciliğinin ve üretimdeki kadın emeğinin ekonomik kalkınma açısından kritik rol oynadığını dile getirdi.
Kadınların yönetim süreçlerinde daha fazla yer almasının kurumsal verimliliği artırdığına dikkat çeken iş dünyası temsilcileri, fırsat eşitliğinin sağlanmasının yalnızca bireysel başarıları değil, sektörlerin rekabet gücünü de yükselttiğini ifade etti.
Eğitim, teknoloji ve sanayide kadınların rolü artmalı
Akademi, teknoloji ve sanayi alanlarında faaliyet gösteren kadın liderler ise özellikle genç kadınların mühendislik, teknoloji ve bilim alanlarına yönlendirilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı.
Kadınların dijital dönüşüm, inovasyon ve sürdürülebilir üretim süreçlerinde daha aktif rol almasının hem ekonomik büyümeyi hem de toplumsal dönüşümü hızlandıracağı ifade edildi.
“Güçlü kadınlar güçlü şehirler demektir”
Mesajlarda ortak vurgu ise kadınların yalnızca iş dünyasında değil, toplumun her alanında güçlü bir şekilde temsil edilmesi gerektiği oldu.
Kadınların üretim gücü, liderlik vizyonu ve dayanışma kültürünün şehirlerin ekonomik ve sosyal gelişimini hızlandırdığına dikkat çeken İzmirli kadın liderler, eşit temsilin sağlandığı bir geleceğin daha adil, daha kapsayıcı ve daha güçlü bir toplum yaratacağını ifade etti.





