KARŞIYAKA BELEDİYESİ: ÇÖZÜMLER ANKARA’DA DEĞİL KARŞIYAKA’DA

Geçtiğimiz ayın ortasında Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız İşçimenler Ünsal Ankara’ya giderek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile görüştü. Bu ziyaretin arka planında iki kritik sorun yer almaktaydı. Bunlardan birincisi Kent A.Ş. işçilerinin maaş ödemelerinin aylarca ertelenmesiydi. Diğeri ise SGK borcu nedeniyle oluşan hacizler ve belediyenin İller Bankası payından yapılan kesintiler. Görüşmenin belediyenin SGK ve vergi borçları sorunu ile ilgili olduğu ifade edildi. Görüşmeden bu yana yaklaşık üç haftayı aşan bir süre geçti. Başkandan görüşmede bir yapılandırma anlaşması veya bir taksit planı ya da af gibi bir somut sonuca ulaşıldığına dair bir açıklama gelmedi.

Bakanlıktan da Karşıyaka Belediye Başkanı ile yapılan görüşme hakkında resmi bir açıklama yapılmadı. Sonuç olarak, bu görüşmenin bir talebin iletilmesi veya siyasi bir temas düzeyinde kaldığı görülüyor. Zaten Bakan bir sistemin işlemesinden sorumlu siyasi bir figür. Tek bir belediye için özel bir karar alabilme durumunda değil. Karşıyaka Belediyesi’nin SGK ve vergi borçları ile ilgili sorunları bürokratik bir sürecin içinde yürümekte. Karşıyaka Belediye Başkanı’nın Ankara temasları iyi niyetle gerçekleştirilmiş olsa da belediyenin kronikleşmiş sorunlarının anahtarı Ankara’daki Bakanlık koridorlarında değil, Karşıyaka Belediyesi’nin kendi yönetimsel tercihlerinde gizli.

Ankara’da yapılan görüşmenin yankıları sürerken Karşıyaka Belediyesi’nin aldığı doğru bir karar dikkat çekiciydi. Bu karara göre Kent A.Ş. çalışanı olan ama Belediyede çalışan 250 işçi Kent A.Ş.’ye dönecek. Karar Sayıştay raporlarına dayandırılıyor. Yani, hukuki ve teknik yönden sağlam bir dayanağı var. Sayıştay Denetçileri Kent A.Ş. hakkında hazırladıkları 2023 yılı raporunda 31.12.2023 tarihi itibarıyla Kent A.Ş.’nin 953 personelinin 324’ünün (yani üçte birden fazla bir kısmının) Karşıyaka Belediyesi’nin farklı müdürlüklerinde görevlendirildiğini tespit etmişti. Bu personelin şirkete ait işyerlerinde çalışmayarak Belediyede hizmet verdiği, Belediye ile doğrudan hizmet alım sözleşmesi yapılmadığı gibi bu kapsamdaki personelin sosyal hakları dâhil işveren maliyetinin Şirket hesaplarından karşılandığı raporda yer almıştı.

Ertesi yıl bu eleştiri Sayıştayın Karşıyaka Belediyesi (2024) raporunda tekrarlandı. Bu raporda “Kent A.Ş. personelinden 251 işçinin maaşlarının yine bu Şirketten ödenmesine rağmen sözleşme kapsamı dışında İdarenin farklı birimlerinde çalıştırıldıkları tespit edilmiştir.” İfadesine yer verilmişti. Bir yıl içinde belediyede Kent A.Ş.’li işçi sayısında düşüş gerçekleşmesi birtakım tedbirlerin alındığını göstermekte.

Sayıştay belediyelerle belediye şirketleri ve belediye şirketlerinin kendi aralarındaki temelsiz ve girift istihdam ilişkilerinden çok rahatsız. Bu rahatsızlık farklı belediyelere ve belediye şirketlerine yönelik raporlarda sık sık dile getiriliyor. Karşıyaka Belediyesi’nin bu durumu en azından kademeli bir şekilde düzeltmesi Belediyenin daha rasyonel bir temelde ve daha kolay yönetilmesine katkı sağlayacaktır.

Şeffaflık olmadan olumlu sonuçlar elde etmek çok zor

Kent A.Ş.’de atılan bu adım olumluydu. Bununla birlikte, şirketin ocak ayındaki yönetim kurulu toplantısında Utku Yılmaz’ın Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildiği, şirket adına tek başına imza atmaya ve şirketi tek başına temsile yetkilendirildiği haberi yeniden Kent A.Ş. ile ilgili soru işaretlerini gündeme getirdi. Kent A.Ş.’nin durumu malum: Şirketin yıllardır kamuoyuna yansıyan mali sıkıntıları ve operasyonel sorunları var. Bu nedenleşirketin kararlarının daha fazla katılıma ve görüşe başvurularak kurumsal yönetişim ilkeleri açısından daha doğru olurdu.

Kent A.Ş. durumundaki bir şirkette alınan her kararın kurumsal yönetişim ilkeleri açısından dikkatli, ayrıntılı ve hassas bir şekilde değerlendirilmesi gerekir. İmza ve temsil yetkisinin birkişiye münferiden verilmesi hukuken mümkün olmakla birlikte, Kent A.Ş. gibi mali açıdan kırılgan bir şirkette bu yetkinin tek elde toplanması iç kontrol ve hesap verebilirlik mekanizmalarını daha da zayıflatabilir. Bu nedenle, geçmişi ağırlıklı olarak İletişim Danışmanlığı veya Özel Kalem Müdürlüğü gibi görevlerden oluşan bir yöneticiye geniş kapsamlı münferit temsil yetkisi verilmesi kurumsal yönetim standartları açısından uygun gözükmüyor. Kent A.Ş.’nin şeffaflık, denetim ve yetki dağılımı ilkelerinin daha titizlikle ele alınması için gereken adımların hala atılamadığı görülmekte.

Bostanlı Pazarı’nda da sorun pazar değil yönetim modeli

Bu ay başında Bostanlı Tekstil Pazarı konusu yeniden gündeme geldi ve tartışmalar yeniden başladı. Karşıyaka Belediyesi, haftada yalnızca bir gün kullanılan Bostanlı Pazaryerini tekstil ve giyim ürünleri için değerlendirmeyi planlıyor. Tamam, ekonomik bakımdan mantıklı gözüküyor. Bununla birlikte önemli bir sorun var: Bostanlı Pazarı Karşıyaka ekonomisinin canlılığının simgesi, buna karşın organizasyonu üstlenen belediye şirketi Kent A.Ş. ise sürekli zarar eden, zararları belediyenin kaynakları ile finanse edilen, bu süreçlere ilişkin şeffaflığı olmayan, sürekli sorunları ile kamuoyunu meşgul eden bir şirket. Daha az önce yukarıda bahsi geçen atama bile şirketin yönetişim ilkeleri açısından iyi bir noktada olmadığı izlenimi yaratıyor. Belediye Bostanlı Pazarı meselesinde bu izlenimi silecek adımlar atmalı.

Ekonomik perspektiften bakıldığında Belediyenin Pazar yerini değerlendirme fikri doğru. Âtıl bir pazar alanından daha fazla yararlanılmak istenmesi gayet mantıklı. Bununla birlikte, bu fikri hayata geçirmesi beklenen Kent A.Ş. ‘nin artık daha verimli ve şeffaf çalışacağına dair kamuoyuna güvence verilmeli. Kent A.Ş.’nin böyle bir işe girişmesinin,oluşturulacak Pazar yönetimi modelinin hukuki sakıncaları olup olmayacağı çok iyi araştırmalı. Pazar esnafı gelirinin bölüneceğini düşünüyor ve itiraz ediyor. Bu itirazların hafife alınmaması, uzlaşma arayışı içinde olmak gerekiyor. Uzlaşma sağlanmazsa ve/veya şeffaflık ve güçlü bir hukuki zemin oluşturulmazsa atılacak her adım kriz üretecektir.

Özetleyecek olursak, Karşıyaka Belediyesi’nin borç, istihdam ve yönetim sorunları yapısal sorunlardır. Bu sorunlar bakanlıkla görüşülerek aşılamaz. Yapılması gereken kararlı kurumsal reform adımlarının atılmasıdır. Belediyede çalışan Kent A.Ş.işçilerinin şirketlerine iade edilmesi gibi Sayıştay raporlarını dikkate alan adımlar kurumsal iyileşmeye katkı sağlayacaktır. Bununla birlikte şirketin yönetişim yapısındaki tekelleşme ve şeffaflıkla ilgili eksiklikler kurumsal yönetişim ilkeleriyle çelişmektedir. Bostanlı Pazarı gibi ekonomik fırsatlar esnafla uzlaşılmadan, hukuki zemin oluşturulmadan ve Kent A.Ş.’nin artık daha verimli çalışacağı garantisi olmadan hayata geçirilmemelidir. Bu gibi projelerin başarıya ulaşması, ancak kamuoyuna güven veren şeffaf bir yönetim anlayışıyla mümkündür. Katılımcı bir yaklaşım benimsenmediği ve denetim mekanizmaları güçlendirilmediği sürece, iyi niyetli girişimlerin yeni krizlere yol açma riski varlığını korumaya devam edecektir.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'G-PPV6YT9CVE');