İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde 2025 Mali Yılı Kesin Hesabı görüşmeleri sırasında konuşan Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Onur Saatlı, belediyenin ekonomik zorluklara rağmen yatırımlarını ve sosyal desteklerini sürdürdüğünü belirtti. Saatlı, yüksek enflasyon, faiz baskısı ve krediye erişimde yaşanan sorunların yerel yönetimler üzerinde ciddi yük oluşturduğunu ifade etti.
“Ekonomik baskıya rağmen hizmet sürdü”
2025 yılının yüksek enflasyon, artan finansman maliyetleri ve ekonomik daralmanın etkisi altında geçtiğini belirten Saatlı, buna rağmen İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mali disiplinden taviz vermeden hizmet üretmeye devam ettiğini söyledi.
Saatlı, “2025 mali yılında toplam bütçe gideri 77 milyar 844 milyon TL, gelir gerçekleşmesi ise 65 milyar 18 milyon TL oldu. Gider gerçekleşme oranı yüzde 85,26, gelir gerçekleşme oranı ise yüzde 87,27 seviyesinde gerçekleşti” dedi.
En büyük yatırım Buca Metrosu
Yatırım harcamalarına ilişkin bilgi veren Saatlı, en büyük yatırım kaleminin 5,5 milyar TL ile Buca Metrosu olduğunu söyledi. Ayrıca asfalt kaplama ve yol bakım çalışmaları için 2,2 milyar TL, Buca-Bornova bağlantı yolu ve tünel projesi için ise 857 milyon TL harcandığını açıkladı.
Raylı Sistemler Dairesi Başkanlığı’nın 5,7 milyar TL, Fen İşleri Dairesi Başkanlığı’nın ise 4,3 milyar TL yatırım gerçekleştirdiğini belirten Saatlı, toplam sermaye giderlerinin yaklaşık 16,3 milyar TL seviyesine ulaştığını ifade etti.
“ESHOT’a 12,8 milyar lira destek sağlandı”
Toplu ulaşım hizmetlerinin sürdürülebilirliği için ESHOT Genel Müdürlüğü’ne 12,8 milyar TL destek verildiğini kaydeden Saatlı, ekonomik koşullara rağmen vatandaşın uygun fiyatlı ulaşım hakkının korunmaya çalışıldığını vurguladı.
Personel gider oranının yüzde 27,3 seviyesinde kaldığını belirten Saatlı, bunun yasal sınırların altında olduğunu söyledi. Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerinde toplam 34 bin kişinin görev yaptığını ifade etti.
“Ekonomide öngörülebilirlik kalmadı”
Konuşmasının önemli bölümünü ekonomik tabloya ayıran Saatlı, belediyelerin mevcut ekonomik koşullarda sağlıklı bütçe planlaması yapmakta zorlandığını belirtti.
“Faizleri yüzde 50 seviyesine çıkaran belediye değil. Kredi vadelerini 10-15 yıldan 2-3 yıla düşüren de belediye değil” diyen Saatlı, kur ve enflasyondaki dalgalanmaların mali planlamayı zorlaştırdığını söyledi.
Merkez Bankası’nın enflasyon tahminlerindeki sapmalara dikkat çeken Saatlı, “Kurun, faizin ve enflasyonun birkaç ay sonra nerede olacağını kimsenin öngöremediği bir ortamda belediyelerden kusursuz bütçe hedefi beklemek gerçekçi değildir” ifadelerini kullandı.
“İzmir’e kredi onayı verilmiyor”
Saatlı, merkezi yönetimin kredi süreçlerinde İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yeterli desteği vermediğini savundu. Uzun vadeli yabancı finansman kredilerinin onay süreçlerinin uzatıldığını belirten Saatlı, kamu bankalarının kredi kullandırmadığını ve İller Bankası’nın teminat süreçlerinde yeterli destek sağlamadığını söyledi.
“Son iki yılda yaklaşık 2 milyar lira katılım payı ödenmesine rağmen son derece sınırlı teminat mektubu alınabiliyor” diyen Saatlı, belediyenin öz kaynaklarıyla metro yapmak zorunda bırakıldığını ifade etti.
“Marmaray’a finansman var, İzmir metrosuna yok”
Metro gibi büyük altyapı projelerinin dünyanın hiçbir yerinde yalnızca belediye öz kaynaklarıyla yapılmadığını vurgulayan Saatlı, merkezi yönetimin kamu-özel iş birliği projelerine sağladığı finansmanı örnek gösterdi.
2025 yılında şehir hastanelerine 111,1 milyar TL, döviz garantili köprü ve otoyollara 85 milyar TL, yolcu garantili havalimanlarına ise 9,8 milyar TL ödeme yapıldığını hatırlatan Saatlı, “Konu İzmir metrosu olunca kredi onayı verilmiyor. İşte biz bu çifte standarda itiraz ediyoruz” dedi.
“İzmir kamu yatırımlarında 77’nci sırada”
İzmir’in merkezi kamu yatırımlarında 81 il arasında 77’nci sırada yer aldığını belirten Saatlı, “İzmir üreten, vergi veren ve Türkiye ekonomisine büyük katkı sağlayan bir kent. Buna rağmen hak ettiği kamu desteğini alamıyor” ifadelerini kullandı.
Saatlı, konuşmasını “Biz ayrıcalık istemiyoruz. İzmir halkının hakkını savunuyoruz. Merkezi hükümetin görevi yerel yönetimleri çalışamaz hale getirmek değil, kamu hizmetinin sürdürülebilirliğini sağlamaktır. İzmir’e köstek değil destek olunmasını bekliyoruz” sözleriyle tamamladı.