Soma Belediye Başkanı Sercan Okur, termik santralin kapatma kararı sonrası ilçede ekonomik ve sosyal bir krizin kapıda olduğunu söyledi. Okur, “Hem temiz havada yaşamak hem ekmeğimizi kazanmak mümkün. Devlet müdahale etmeli” dedi.
Sosyal medyada paylaşımlar yaptınız, Soma merkezinde eylem ve basın açıklaması düzenlediniz. Soma’nın kaderi mi tartışılıyor? Nedir bu kanayan yara?
Soma’da 1985 yılında üretime başlayan, devlet yatırımı olan bir termik santralimiz var. 2015 yılına kadar kamu tarafından işletildi. O dönemde üretim rekorları kırdı, vergi rekorları kırdı, istihdam sağladı ve Türkiye’nin enerji yükünün önemli bir kısmını karşıladı.
Ancak 2015’te özelleştirildi. O tarihten sonra yatırımlar yapılmadı, verimlilik düştü. En önemlisi filtre sistemleri eksik kaldı. Bugün Soma halkı bacalardan çıkan gazlar nedeniyle ciddi bir çevresel riskle karşı karşıya. Bu bizim için hayati bir mesele.
Kapatma kararı nasıl alındı? Süreç nereye gidiyor?
Santrali devralan firma, kömür tedarikçisi olan Türkiye Kömür İşletmeleri’ne olan borçlarını ödeyemedi. Teşviklerden de yararlanamayınca 16 Şubat 2026 tarihli yönetim kurulu kararıyla kapatma kararı aldı.
Bu karar Soma’da bomba etkisi yarattı.
Biz hemen sivil toplum kuruluşlarımız, ticaret odamız, esnaf temsilcilerimiz, nakliyeciler ve işçi sendikalarımızla bir araya geldik. Çünkü bu sadece bir tesis değil; Soma ekonomisinin kalbi.
Santral kapanırsa:
- İşçiler işsiz kalacak,
- Madenler kapanma riski yaşayacak,
- Nakliyeci ve servis esnafı ciddi darbe alacak,
- İlçe ekonomisi zincirleme çöküş yaşayacak.
Peki çözüm ne? Devlet politikası mı gerekiyor?
Evet. Bu mesele artık özel sektörün yönetemediği bir noktaya gelmiş durumda. Devlete olan borç ödenmemiş, kamu zararı oluşuyor. Bu hukuki bir gerekçedir. Devlet isterse TMSF ya da TKİ aracılığıyla müdahil olabilir, kayyum atayabilir ve tesisi devralabilir.
Çünkü şu an hiçbir özel sektör firması buraya yatırım yapmak istemiyor. Çok yüksek maliyetler söz konusu. Santral fiilen sahipsiz kalmış durumda. Devletimiz bu güce sahip. Gerekli çevre yatırımlarını yapar, filtreleri takar, verimliliği artırır ve hem istihdamı hem çevreyi korur.
“Ya temiz hava ya iş” denildiği söyleniyor. Bu ikilem gerçek mi?
Bize dayatılan tablo bu:
- Bir tarafta temiz hava hakkı,
- Bir tarafta çalışma hakkı.
- Sanki birini seçmek zorundaymışız gibi.
Biz Somalılar olarak bunu reddediyoruz.
Hem temiz havada yaşamak hem ekmeğimizi kazanmak mümkün.
Enerji sektörü stratejik bir sektördür. Bir ülke enerji üretimini tamamen özel sektörün insafına bırakamaz. Bu mesele sadece Soma’nın değil, ülkenin geleceğiyle de ilgilidir.
Bizim talebimiz net:
Devlet müdahale etmeli, çevre yatırımları tamamlanmalı, istihdam korunmalı.
Soma’nın kaderi belirsizliğe bırakılamaz.
Manisa’daki siyasi aktörler, milletvekilleri bu konuda devrede mi? Soma’da bir çığlık var. Partiler üstü bir güç birliği oluşmadı mı?
Artık burada siyaset konuşulmaması gereken bir noktadayız.
Söz konusu Soma’nın geleceği.
AK Partilisi, CHP’lisi, MHP’lisi, İYİ Partilisi… Hepimiz aynı gemideyiz. Bu gemi batarsa hepimiz batacağız.
Bölge milletvekillerimizle sürekli istişare halindeyiz. Hem iktidar hem muhalefet vekilleri süreci takip ediyor. İlçeye gelip gidiyorlar. Konuyla ilgili çalışmalar sürüyor.
Özellikle bu meselede Soma’da önemli bir güç birliği oluştu. Yapılan eylemlere tüm siyasi partilerin ilçe başkanları katıldı. Bu çok kıymetli.
Süreçle ilgili düzenli bilgilendirme yapılıyor mu?
CHP milletvekillerimiz süreci çok yakından takip ediyor. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu da konunun doğrudan tarafı ve yakın takipçisi.
Çünkü mesele sadece elektrik üretimi değil.
Soma merkezde yaklaşık 42 bin vatandaşımız Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü bölgesel ısıtma sisteminin abonesi. Yani evler, termik santralde üretilen sıcak suyla ısınıyor.
Santralde yaşanan bir aksama, doğrudan vatandaşın evindeki kaloriferi etkiliyor.
Son iki günde yaşanan arızalar nedeniyle sıcak su hizmetinde aksamalar oldu. Vatandaş mağduriyet yaşadı.
Santral şu anda ne durumda? Kaç ünite çalışıyor?
Santral 6 üniteden oluşuyor.
Bu 6 ünitenin 4’ü kapalı.
Kalan 2 üniteden biri arızalı.
Yani fiilen tek ünite çalışıyor.
Bu da şehri ısıtmaya yetmiyor.
Çalışanlar açısından tablo nedir?
Toplam yaklaşık 1200 çalışan var.
Şu ana kadar yaklaşık 100 işçi, herhangi bir muvafakat alınmadan dijital tebligatla ücretsiz izne çıkarıldı.
Ramazan ayının başında, bayram öncesinde insanlar büyük bir belirsizlik yaşıyor.
Kira, kredi, kredi kartı borcu… İnsanlar kara kara düşünüyor.
TES-İŞ Sendikası örgütlü burada. Sendika yönetimi sahada. Biz de yerel yönetim olarak yanlarında olduk. Yürüyüşlere katıldık.
En önemlisi; bu eyleme AK Parti, MHP, İYİ Parti ve CHP ilçe başkanları birlikte katıldı. Soma’da gerçek bir güç birliği oluştu.
Peki bundan sonra ne olacak?
Önümüzdeki salı günü Ankara’da olacağız.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grup toplantılarında tüm siyasi partilerin grup başkanlarıyla görüşeceğiz. Bölge milletvekilleriyle temas kuracağız.
Enerji Bakanı da konuyu biliyor. Daha önce Soma’ya geldi. Gerekirse kendisiyle de görüşerek sorunları doğrudan aktaracağız.
Bu mesele artık sadece bir şirket meselesi değil.
Soma’nın geleceği, istihdamı, ısınması ve sosyal düzeni söz konusu.
Soma için partiler üstü bir mücadele yürütüyoruz.