Dava kapsamında Buca Kırıklar Cezaevi’nde bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’nın tutukluluk durumlarına ilişkin yapılan itiraz, İzmir Sulh Ceza Hakimliği tarafından reddedildi.
Üç ismin tutuklanma gerekçesi olarak “zimmet” iddiasıyla yürütülen soruşturma gösteriliyor.
“Savunmalar avukatlar olmadan alınmak istendi”
Avukatlar tarafından yapılan açıklamada, tutukluluk durumunun gözden geçirilmesi için dosyanın İzmir Sulh Ceza Hakimliği’ne gönderildiği ancak incelemenin avukatlara haber verilmeden yapıldığı belirtildi.
Açıklamada, adil yargılanma hakkı gereği hâkimin avukatları çağırarak duruşma açması ve savunmaları dinlemesi gerektiği savunularak, bunun yerine cezaeviyle SEGBİS bağlantısı kurulduğu ve avukatlar olmadan savunma alınmak istendiği ifade edildi.
Tunç Soyer, Şenol Aslanoğlu ve Heval Savaş Kaya’nın avukatları olmadan savunma yapmayacaklarını ve avukatlarına haber verilmesini talep ettikleri, ancak bu talebin kabul edilmediği ileri sürüldü.
“Dosyayı avukatlardan kaçırarak hukuksuzluğu örtemezsiniz”
Avukatlar, tutukluların beyanlarının tam olarak tutanağa geçirilmeden tutukluluk hallerinin devamına karar verildiğini iddia etti. Aynı dosyada yer alan iki şüphelinin serbest bırakıldığı, dosyada tutuklu olarak yalnızca üç ismin kaldığı belirtildi.
Açıklamada, kooperatiflerde zimmet suçu işlendiği iddiasına karşın kooperatif yöneticileri, denetçileri ve müteahhitlerinin serbest bırakıldığı; buna karşılık önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’nın tutuklu bırakıldığı savunuldu. Şenol Aslanoğlu’nun da kooperatifte yalnızca ilk bir yıl başkanlık yaptığı ve işlemlerin çift imza ile yürütüldüğü ifade edildi.
“Hukuk dışı tutuklamaların takipçisi olacağız”
Avukatlar açıklamalarında, soruşturmanın hedefinin önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimi ve Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı olduğunu ileri sürdü.
Savunma avukatlarından dosyanın kaçırıldığını ve tutukluların beyanlarının baskı ile alındığını iddia eden avukatlar, yaşanan sürece “yargı süreci” ve verilen kararlara “yargı kararı” denilemeyeceğini savundu.
Açıklamanın sonunda, hukuk dışı tutuklamalara karşı hak, hukuk ve adalet talebiyle mücadele edileceği belirtildi.
Tunç Soyer, Şenol Aslanoğlu ve Heval Savaş Kaya’nın avukatları tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi;
“Dosyayı avukatlardan kaçırarak hukuksuzluğu örtemezsiniz.
Tunç Soyer, Şenol Aslanoğlu ve Heval Savaş Kaya hakkında “zimmet” iddiasıyla yürütülen soruşturmada dün akşam saatlerinde ciddi bir hak ihlali yaşandı.
Tutukluluk durumlarının gözden geçirilmesi için dosya İzmir Sulh Ceza Hakimliği’ne gönderildi. Ancak bu inceleme, avukatlara haber verilmeden yapıldı. Adil yargılanma hakkının açık gereği olarak hâkimin avukatları çağırması, duruşma açması ve savunmaları dinlemesi gerekirken bu yapılmadı. Bunun yerine cezaeviyle SEGBİS bağlantısı kuruldu ve avukatlar olmadan savunma alınmak istendi.
Tunç Soyer ve diğer isimler, avukatları olmadan savunma yapmayacaklarını ve avukatlarına haber verilmesini istediklerini açıkça ifade etmesine rağmen bu talep kabul edilmedi. Kişiler doğru düzgün dinlenmeden, beyanları tam olarak tutanağa geçirilmeden tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Aynı dosyada yer alan iki şüpheli ise serbest bırakıldı. Böylece bu dosyada tutuklu olarak sadece Tunç Soyer, Şenol Aslanoğlu ve Heval Savaş Kaya kaldı.
Kooperatiflerde zimmet suçu işlendiğini iddia edenler; kooperatiflerin yöneticilerini, denetçilerini, müteahhitlerini serbest bırakırken, bu kooperatiflerin mali yapısı, iş ve işlemleri üzerinde hiçbir denetim yetkisi olmayan önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya'yı tutuklu bıraktı. Bir kooperatifte sadece ilk bir yıl başkanlık yapan, tüm işlemleri çift imza ile imzalayan Şenol Aslanoğlu'nu tutuklu bırakırken imzaya yetkili diğer kişiyi, sonraki yöneticileri serbest bıraktı. Kendi lehine haksız çıkar sağlamadığı diğer iddianamede açıkça yazılı kişiler tutuklu kalırken lehine çıkar sağlandığı iddia edilen kişiler serbest bırakıldı. Esasen ortada suç sayılan bir eylem olmadığından sorun diğer kişilerin serbest bırakılması değil müvekkillerimizin tutuklu kalmasıdır. Suç olmadığına göre kimse için tutuklama kararı verilememelidir.
Yapılan soruşturmanın hedefinin önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimi ve Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı olduğu bir kez daha ortaya çıktı, hukukun arkasına saklananlar görünür oldu.
Savunma avukatlarından dosyayı kaçırıp, tutukluların beyanlarını baskı ile alan bu işlemlere hukuk deme imkanı yoktur.
Yaşanan sürece yargı süreci, verilen kararlara yargı kararı deme imkanı yoktur.
Hukuk dışı tutuklamalarla işlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun takipçisi olacağız. Her türlü hukuksuzluğa karşı hak, hukuk ve adalet talebimizle mücadele edeceğiz”