İzmir’de bedeli ödenerek İzmir Büyükşehir Belediyesi mülkiyetine geçen ve İzmir halkının parasıyla restore edilerek kamusal hizmete açılan taşınmazlarla ilgili yeni bir tartışma başladı. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün, yargı süreci devam etmesine rağmen bu yapılara el koyma ve tahliye girişiminde bulunduğu belirtildi.
Mahkeme süreci sürerken tahliye girişimi
Söz konusu taşınmazlara ilişkin hukuki sürecin devam ettiği ifade edilirken, karar beklenmeden fiili bir durum yaratılmaya çalışıldığı öne sürüldü. Hukukun vereceği nihai karar yerine, oldu-bitti yöntemiyle adım atılmasının kamu vicdanında soru işaretleri doğurduğu kaydedildi.
Yetkililere, yargı süreci sonuçlanmadan gerçekleştirilen bu girişimin gerekçesinin ne olduğu sorusu yöneltildi.
Kiraya verilen taşınmazlar gündemde
Öte yandan Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün İzmir’de kendi mülkiyetinde bulunan taşınmazları dükkan ve büro olarak kiralamak üzere ihaleye çıkardığı belirtildi. Kurumun elinde kiraya verilen, ihaleye çıkarılan ya da atıl durumda bulunan çok sayıda taşınmaz varken, kamu yararına işletilen binalara yönelik tasarruf girişimi dikkat çekti.
Bu durum, “Amaç kamu yararı mı, yoksa farklı bir tasarruf planı mı?” sorusunu beraberinde getirdi.
Kamu kurumları arasında güç gösterisi tartışması
Açıklamalarda, kamu kurumları arasında güç gösterisinin kabul edilemeyeceği vurgulandı. Devlet ciddiyetinin, devam eden bir yargı sürecinde sabırla hukuki kararın beklenmesini gerektirdiği ifade edildi.
Kamu hizmeti sunan yapıların, oldu-bitti dayatmalarıyla boşaltılmaya çalışılmasının ne hukuk devleti ilkesiyle ne de kamu vicdanıyla bağdaşacağı dile getirildi.
“Bu yapılar İzmirlinin ortak hafızası”
Söz konusu binaların yalnızca birer mülk olmadığına dikkat çekilerek, İzmir halkının emeği, vergisi ve ortak hafızasının bir parçası olduğu vurgulandı. Bu taşınmazların kamu yararına hizmet verdiği ve toplumsal bir değer taşıdığı belirtildi.
Ayrıca, Mustafa Kemal Atatürk’ün İzmir’e emanet ettiği değerlere atıf yapılarak, bu yapıların masa başı girişimlerle devredilecek sahipsiz mülkler olmadığı ifade edildi.