Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, gazeteci Özgür Coşkun’un hazırlayıp sunduğu Gündem Özel programına konuk oldu. Görevde ikinci yılını doldurmaya hazırlanan Balkan; mali tablo, altyapı çalışmaları, sosyal projeler, tarım vizyonu ve turizm modeli hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

31 Mart itibarıyla ikinci yılınızı dolduruyorsunuz. Geride dolu dolu bir dönem var. Urla’yı yakından takip ediyoruz; sahadasınız, projeler peş peşe geliyor. Ancak biraz başa dönelim. Selçuk Balkan kimdir? Urla’yla bağı nasıl başladı?

Öncelikle davetiniz için teşekkür ediyorum, iyi yayınlar diliyorum. Urla benim doğup büyüdüğüm yer. Bu ilçenin taşını toprağını bilen, köyünden çıkıp bugünlere gelmiş bir kardeşinizim. 2014 yılında ilk kez meclis üyesi olduğumda Urla’nın nüfusu yaklaşık 65 bindi. Bugün 80 bine dayandı. Yaklaşık yüzde 40’a varan bir artış söz konusu.

Bu nüfus artışı doğal olarak altyapı ihtiyacını da beraberinde getirdi. İzmir merkezden batıya doğru kamu yatırımları genişledikçe, Güzelbahçe’den sonra Urla’da da önemli hizmetler hayata geçirildi. Özellikle Zeytinalan, İskele, Kalabak, Çeşmealtı ve merkez mahallelerimiz doğalgazla buluştu. Ancak bu süreç kolay değil; altyapı çalışmaları kazı gerektiriyor ve sabır istiyor. Son 10 yılda eksikler yeni yeni tamamlanmaya başladı.

I M G 9198

Urla şu an adeta şantiye gibi. İki yıldır neredeyse kazılmadık sokak kalmadı. Bu durum vatandaşta tepki oluşturmadı mı? Genelde belediye başkanları makyaj projelerle öne çıkar ama siz altyapıya öncelik verdiniz.

Elbette makyaj projeleri de yapacağız, onların da zamanı gelecek. Ancak sağlam bir altyapı olmadan yapılan hiçbir üstyapı kalıcı olmaz. Elektrik kesintilerini önlemek, su kayıp-kaçaklarını azaltmak, temiz hava sağlamak istiyorsak önce altyapıyı güçlendirmemiz gerekiyor.

Doğalgazın yaygınlaşmasıyla birlikte katı yakıt kullanımını azaltıyoruz. Öte yandan elektrikli araç kullanımı ciddi şekilde arttı. Neredeyse her iki evden birinde şarj ünitesi kurulmaya başladı. Bu da elektrik altyapısına ciddi yük bindiriyor. Dolayısıyla Gediz başta olmak üzere ilgili kurumlar da altyapıyı güçlendirmek zorunda kalıyor.

Kısacası bugün yaşadığımız şantiye görüntüsü, yarının daha konforlu ve kesintisiz Urla’sı için atılan adımlardır. Biz kalıcı çözüm üretmeyi tercih ediyoruz.

D Ses Gazete Manşet 2026 02 11T165730.014

Urla’da hem belediyenin hem Büyükşehir’in hem de Gediz gibi kurumların yoğun bir çalışması var. Özellikle yarım kalan altyapı işlerinde sahada aktif olduğunuzu görüyoruz. Ancak biraz geriye dönelim. Kayyumla yönetilen bir Urla’dan bugün borç ödeyen, düzenli çalışan bir Urla Belediyesi’ne geldiniz. Göreve geldiğinizde nasıl bir tablo vardı, bugün nasıl bir tablo var?

Göreve geldiğimizde gerçekten ağır bir tablo vardı. Belediyeyi yaklaşık 240 milyon lira borçla devraldık. Bunun üzerine 96 milyon lira kredi yükü de eklenince toplamda yaklaşık 340 milyon liralık bir yükün altına girmiş olduk.

Bugün geldiğimiz noktada bu borcu yaklaşık 60 milyon lira seviyesine düşürdük. İşçiye hiçbir borcumuz yok. SGK borcumuz yok denecek kadar az. Vergi dairesine borcumuz kalmadı. İller Bankası’na borcumuz yok. Özel idareye borcumuz yok. Gediz’e borcumuz yok. Yani mali disiplini sağladık.

İlk iki yılın en önemli hedefi belediyeyi yeniden yönetilebilir hale getirmekti. Mahalle bazında disiplin sağladık, kurumsal yapıyı toparladık. Kiralık araç bağımlılığını azaltarak kendi araç filomuzu oluşturduk. Bu da ciddi tasarruf sağladı.

Şu an yatırım odaklı bir sürece geçiyoruz. Borç yükünü büyük ölçüde hafiflettikten sonra projelere hız verdik. İzmir hattında yaklaşık 80’e yakın projemiz var. 24’üncü ayımızda 24 projeyle kamuoyunun karşısına çıkacağız; 12 açılış, 12 temel atma gerçekleştireceğiz. Bu döneme yaydığımızda yaklaşık 60 projeyi hayata geçirecek seviyedeyiz.

Elbette ilk bir–bir buçuk yıl daha çok toparlanma, yapılandırma ve borç ödeme süreciyle geçti. O dönem yatırım anlamında daha sınırlı hareket ettik. Ama bugün hem mali açıdan daha güçlü hem de proje üretme kapasitesi yüksek bir Urla Belediyesi var.

I M G 9199

İki yılda 340 milyon liralık borcu 60 milyon liraya düşürdünüz. Hatta bugün neredeyse borçsuz bir tablo var. Açıkçası iki yıl hiçbir yatırım yapılmasa bile bu borcun ödenmesi başlı başına bir başarı olarak görülür. Ancak vatandaş borçtan çok hizmete bakıyor. Siz göreve geldiğinizde nasıl bir tablo devraldınız?

Elbette borç ödemek önemli. Büyük belediyelerin büyük borçları olur. Ben hem Büyükşehir Belediyemizin hem de diğer belediye başkanlarımızın bu borçların üstesinden geleceğine inanıyorum. Allah hepimize güç kuvvet versin.

Ama dediğiniz gibi vatandaş ödediğiniz borca değil, açtığınız semt evine, yaptığınız yola, kapalı pazar yerine, kreşe bakar. Biz göreve geldiğimizde ciddi bir tabloyla karşılaştık.

Ben 2014-2019 arasında meclis üyeliği yaptım. 2019’da kısa bir süre daha görev aldıktan sonra kayyum süreci başladı. Belediye 35 milyon lira borçla devralınmıştı, ancak bize 240 milyon lira borçla bırakıldı.

Sadece borç değil, fiziki anlamda da ciddi sorunlar vardı. Belediye binası için yapılan analizlerde “riskli yapı” kararı çıkmış ve yıkılmak üzere bize bırakılmıştı. Belediyenin arkasındaki hizmet binaları yıkılmıştı. Halkın düğün yaptığı salon yıkılmıştı. Altında Migros bulunan yapı yıkılmıştı. Uzunkuyu’daki binamız yıkılmıştı. Yani belediyenin gelir getiren birçok taşınmazı riskli yapı gerekçesiyle ortadan kaldırılmıştı.

Bu nedenle hizmet birimlerimiz dağıldı. Şu anda Urla Meydanı çevresinde hizmet veriyoruz. Büyükşehir Belediyemizden bir kat tahsis aldık. Eski tamirhane binasının altındaki alanda hizmet sunuyoruz.

Belediye binasını yıkıp yeniden yapmak istesek yaklaşık 253 milyon lira maliyet çıkıyordu. Biz üniversitelerle iş birliği yaparak performans analizleri gerçekleştirdik. Üniversite onaylı projelerle güçlendirme yoluna gittik. Yaklaşık 10 milyon liralık bir bedelle hem güçlendirme yaptık hem doğal gaz dönüşümünü sağladık hem de elektrik altyapısını yeniledik. Nisan ayında yeniden taşınmayı planlıyoruz.

D Ses Gazete Manşet 2026 02 11T165745.081

Önümüzdeki süreçte vatandaş somut olarak hangi hizmetleri görecek?

Toparlanma süreci zaman aldı ancak artık yatırım dönemindeyiz. Bu yaz yaklaşık 50-60 bin ton asfalt serimi yapacağız. 150 bin metrekare satıh kaplama gerçekleştireceğiz. Altyapı çalışmaları nedeniyle bozulan yolları tamamen yenileyeceğiz.

Ancak sadece asfalt yapmakla yetinmeyeceğiz. Yeni semt evleri, her mahalleye halı saha, yeni fırın, kreşler ve park alanları gibi sosyal donatı projelerini de hayata geçireceğiz.

Mali disiplini sağladık. Şimdi hem fiziki hem sosyal yatırımlarla Urla’da yeni bir hizmet dönemini başlatıyoruz.

31 Mart itibarıyla ikinci yılınızı dolduruyorsunuz. 24 projeyle kamuoyunun karşısına çıkacağınızı söylediniz. Bu projeler neleri kapsıyor? Bir de Urla’da son dönemde sel ve su baskınları gündemde. Bu konuda yapılan eleştirilere ne diyorsunuz?

Öncelikle şunu ifade edeyim; bu 24 proje bir sürpriz değil. İki yıldır sahadayız, adım adım ilerliyoruz. 24. ayımızda 12 açılış ve 12 temel atma olmak üzere toplam 24 projeyi kamuoyuyla paylaşacağız. Bu aslında planlı bir çalışmanın sonucu.

Elbette şanssızlıklar da yaşadık. Yoğun yağışlar, sel ve su baskınları oldu. Ancak afet sadece Urla’nın ya da bir partinin yönettiği belediyelerin sorunu değil. Dünyanın her yerinde, Ankara’da da İstanbul’da da benzer tablolar yaşanıyor. 2023’te 11 ilimizi etkileyen büyük depremi yaşadık. O gün kimse çıkıp o şehirlerin belediyelerini suçlamadı. Afet herkesin gerçeği.

Yağmura ihtiyacımız vardı, barajlarımız doluyor. Ancak kısa sürede metrekareye düşen yağış miktarı çok yüksek olunca taşkınlar yaşanabiliyor. Biz Urla merkezde dere ıslah çalışmalarının yüzde 90’ını Büyükşehir Belediyemizle birlikte tamamladık. Fakat aşırı yağışta derelerin önüne gelen dallar, ormandan sürüklenen parçalar, atıklar menfezleri ve geçişleri tıkayabiliyor. Bu da taşkınlara neden oluyor.

Bir diğer konu da kazı çalışmaları. Gediz, İzmirgaz, İZSU ve Telekom gibi kurumlar altyapı için kazı yapıyor. İlçe belediyesi olarak biz kazı yapan bir kurum değiliz. Ancak vatandaş doğal olarak bozulan yollardan bizi sorumlu tutuyor. 5216 sayılı Büyükşehir Yasası gereği su, kanalizasyon ve birçok ana arter Büyükşehir’in sorumluluğunda. Biz temizlik, imar, yol düzenleme gibi alanlarda hizmet veriyoruz.

Burada amacımız tüm kurumlarla koordineli çalışmak. Bir yer kazılacaksa tek seferde kazılsın; doğalgaz, su, elektrik altyapısı aynı anda yapılsın, bir daha bozulmasın istiyoruz. Ancak doğalgaz gibi yatırımlar kazı yapılmadan olmuyor. Dikiş diker gibi değil; mecburen kazılıyor. Sonrasında da kalıcı asfalt çalışması gerekiyor.

Enerjimizin önemli bir kısmını bu toparlama sürecine harcıyoruz. Merkez mahalleler başta olmak üzere Yaka, Altıntaş, Sıra, Yeni Mahalle, Camiatik, Naipli, Çeşmealtı, İskele, Zeytinalanı bölgesi ve diğer mahallelerimizde çalışmalarımızı tamamlayıp çıkacağız.

Vatandaşlarımızdan 2-3 ay daha sabır rica ediyorum. Bu sürecin sonunda hem altyapısı tamamlanmış hem üstyapısı düzenlenmiş, daha konforlu bir Urla ortaya çıkacak.

D Ses Gazete Manşet 2026 02 11T165754.800

Başkanım, şu an en büyük şikâyet çukurlar ve kazılmış yollar gibi görünüyor. Vatandaş doğal olarak belediyeyi muhatap alıyor. Bu konuda ne söylemek istersiniz?

Evet, şu anda en çok gelen şikâyetlerin başında çukurlar ve kazı yapılan alanlar geliyor. Ancak şunu net ifade etmek isterim: Biz kazı yapan bir belediye değiliz. Kazılar; İZSU, Gediz, İzmirgaz ve Telekom gibi altyapı kuruluşları tarafından yapılıyor.

Yağmurlu mevsimde yapılan asfaltın dayanıklılığı da sınırlı oluyor. Asfaltın sağlıklı şekilde tutunabilmesi için belirli bir süre suya maruz kalmaması gerekir. Şu an yoğun yağış dönemindeyiz. Yağmurların ardından kapsamlı bir üstyapı çalışmasına başlayacağız.

Tüm mahallelerimizde kaldırım, bordür, parke ve asfalt serimi anlamında geniş bir çalışma planladık. Çeşmealtı bölgesinden başladık; Mavi Plaj ve Deniz Caddesi’ni tamamladık. Çalışmalarımız etap etap devam edecek.

Elbette bu deformasyonlar vatandaşı mağdur ediyor. Araç lastikleri zarar görüyor, çukurlar kazalara neden olabiliyor. Geçtiğimiz günlerde İskele’de yol çökmesi nedeniyle bir kaza yaşandı. Çok şükür ciddi bir can kaybı olmadı. Orada zeminin, ana kanal çevresindeki boşalmadan dolayı çökmesi söz konusuydu. İlgili kurumlar gerekli önlemleri aldı ve kapsamlı bir çalışma yapıldı.

Biz tüm kurumlarla koordinasyon halindeyiz. 2026 yılı planlamalarını da İZSU, Gediz, İzmirgaz ve Telekom yetkilileriyle birlikte yapıyoruz. Amacımız, sağlıklı ve kalıcı bir altyapı oluşturmak.

I M G 9195

Yani net olarak söylemek gerekirse, Urla Belediyesi kazı yapmıyor diyebilir miyiz?

Evet, kazı yapmıyoruz. Ancak kazı yapan kurumları denetliyoruz ve takip ediyoruz. 2026 itibarıyla yeni bir uygulamaya geçiyoruz. Kazı izni vermeden önce ilgili kurumdan tamir ve kaplama programını da net şekilde istiyoruz. Önce plan, sonra kazı diyoruz.

Şu anda çalışmalar üst üste geldiği için yoğun bir görüntü var ama kısa sürede toparlayacağız.

Peki şu an Urla’daki en acil önceliğiniz nedir?

En acil önceliğimiz, altyapı firmalarının kazı yaptığı alanların yol, kaldırım ve parke restorasyonunu tamamlamak. Vatandaşın güvenli ve konforlu şekilde ulaşım sağlamasını istiyoruz. Yaz hazırlıkları da bunun bir parçası.

Temizlik konusunda ise Urla’nın genel olarak iyi bir durumda olduğunu düşünüyorum. Ekiplerimiz yoğun şekilde çalışıyor. Geçtiğimiz yaz bahçe atıklarıyla ilgili bir sorun yaşanmıştı. Bu konuda yeni bir düzenleme yaptık. Belirli toplama alanları oluşturduk ve atıkları biyokütle ya da kompost tesislerine yönlendiriyoruz.

Bu yıl yağış fazla olduğu için bahçe atıkları artabilir. Ancak muhtarlarımızla iş birliği içinde mahalle bazlı toplama organizasyonları kurarak süreci kontrollü şekilde yöneteceğiz.

Özetle; önceliğimiz altyapı sonrası toparlama, güvenli yollar ve planlı bir üstyapı çalışması. Sabır isteyen bir süreç ama sonunda çok daha düzenli bir Urla ortaya çıkacak.

D Ses Gazete Manşet 2026 02 11T165813.796

Başkanım, Nisan ayında hayata geçireceğiniz projeler Urla’da merakla bekleniyor. 24 projeden biraz söz eder misiniz? Hangi yatırımlar öne çıkıyor?

Evet, yaklaşık 80 projelik bir vizyon ortaya koyduk. Bunların 24’ünü Nisan ayında kamuoyuyla buluşturacağız. 12 projenin açılışını yapacağız, 12 projenin de temelini atacağız.

En önemli projelerden biri belediye hizmet binamızın güçlendirilerek yeniden hizmete alınması. Yıkmak yerine üniversitelerle iş birliği yaparak güçlendirme yoluna gittik ve binamızı tekrar Urla’nın hizmetine kazandırıyoruz.

Altıntaş Mahallesi’nde evde bakım hizmetleri için hazırladığımız binamız tamamlandı. Urla’nın yaş ortalaması 58,7. Bu nedenle yaşlı nüfusumuz yüksek. Büyükşehir Belediyemizle iş birliği içinde yalnız yaşayan, bakıma muhtaç ve kendi öz bakımını yapamayan hemşehrilerimize destek vereceğiz. Aynı zamanda Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğümüzle birlikte kırsal mahallelerde tarama çalışmaları yapacağız.

Camatik Mahallemizdeki kreşimiz tamamlandı, peyzaj çalışmaları sürüyor. Onun açılışını yapacağız. Uzunkuyu Mahallemizde, Atatürk’ün de uğradığı köy merkezindeki tarihi köy konağını ve kahveyi yeniden düzenledik, açılışını gerçekleştireceğiz.

Torasan Mahallemizde halı saha çalışması sürüyor. Barbaros Mahallemizdeki halı sahamız tamamlandı, açılışa hazır. Ayrıca bir fırın, semt evi ve sağlık ocağının temelini atacağız.

Denizli Mahallemizde kapalı pazar yerimiz tamamlandı, açılışını yapacağız. Bademler’de spor alanı projemiz var. Türkmenoğlu Parkı ve tiyatro binasının yapımına başlıyoruz.

Tamirhane binamızın yanında “Sefertası” adını verdiğimiz paylaşımlı ofis ve halk lokantası konseptli bir alan oluşturduk. Ruhsat süreci tamamlanmak üzere. Muhtarlarımız ve Kızılay iş birliğiyle, gerçekten ihtiyaç sahibi ailelerin uygun fiyatla yararlanabileceği sosyal bir model hayata geçireceğiz.

Özetle; sosyal hizmetten spora, kültürden altyapıya kadar Urla’nın her mahallesine dokunan projeleri birer birer hayata geçiriyoruz. Nisan ayı, Urla için yeni bir başlangıç olacak.

I M G 9196

Başkanım, kent lokantası yerine doğrudan aşevi modelini tercih ettiğinizi hatırlıyorum. Sosyal destek konusunda nasıl bir yol izlediniz?

Evet, biz kent lokantası açmak yerine doğrudan ihtiyaç odaklı bir modeli tercih ettik. Önceliğimiz gerçekten desteğe ihtiyaç duyan vatandaşlarımıza sağlıklı ve uygun fiyatlı gıdayı ulaştırmaktı. Bu nedenle aşevi modeliyle başladık.

Şimdi ise “Sefertası” projesiyle bunu bir adım daha ileri taşıyoruz. Muhtarlarımız ve Kızılay iş birliğiyle, gerçekten ihtiyaç sahibi ailelerin uygun fiyatla yararlanabileceği sosyal bir dayanışma modeli oluşturuyoruz.

D Ses Gazete Manşet 2026 02 11T165754.800

Nisan projeleri dışında Urla’yı bekleyen büyük yatırımlar neler?

Urla’nın birçok noktasında eş zamanlı çalışmalarımız var.

İçmeler sahilinde eski yürüyüş yolu ve park alanını yeniden düzenliyoruz. Liman planı değişikliğini Büyükşehir ile mutabık kalarak tamamladık, yapım sürecine başlıyoruz.

Özbek Mahallesi’nde semt evi, Akkum’da yarım kalan kıyı düzenlemesi devam edecek. Yeni kent merkezinde, Boğaziçi Koleji’nin altındaki alanda bir amfitiyatro projemiz var. Plan değişikliğinin ardından başlayacağız.

Ayrıca Urla’nın giriş noktalarını kimlikli hale getiriyoruz. Otoyol çıkışından başlayarak itfaiye, jandarma, hastane ve Uğur Mumcu kavşaklarına kadar “tanımlı kent girişleri” oluşturacağız. Çamlıçay Kavşağı için Karayolları ile protokol sürecini tamamlamak üzereyiz.

Pazar yerleri ve sosyal alanlarla ilgili projeler var mı?

Evet. Atatürk Mahallesi’nde yeni bir kapalı pazar yeri yapacağız. Çamlıçay Mahallesi’nde plan süreci tamamlandığında pazar yerini hayata geçireceğiz.

Torasan’da 90 dönümlük bir alanı mesire alanına dönüştürüyoruz. Çeşmealtı, Fevzi Çakmak ve Urla girişinde olmak üzere dört ayrı mesire alanı planladık. Vatandaşlarımızın doğayla iç içe, özgürce vakit geçirebileceği alanlar oluşturuyoruz.

I M G 9194

Gençler ve spor yatırımları konusunda neler var?

Altıntaş Mahallesi’nde kapalı spor salonu ve Önder Yağcı Boks Okulu’nu hayata geçiriyoruz. Yenikent’te yeni bir kapalı spor salonu planlıyoruz. Zeytinalanı bölgesinde antrenman sahası oluşturacağız.

Ayrıca Gençlik Merkezi alanında yaptığımız mutabakatla kültür merkezi projesini başlatıyoruz. Bu alanı gençlerimizin ve ailelerimizin aktif kullanabileceği bir sosyal merkez haline getireceğiz.

Kreş yatırımları dikkat çekiyor. Bu alana özel bir önem mi veriyorsunuz?

Kesinlikle. Kreşleri sadece sosyal sorumluluk değil, aynı zamanda kadınların çalışma hayatına katılımı açısından stratejik bir yatırım olarak görüyoruz.

Ücretleri erişilebilir tutuyor, nitelikli öğretmenlerle güvenli ortamlar oluşturuyoruz. Farklı mahallelerde yeni kreşler açarak hem çocuklarımızın gelişimine hem de aile ekonomisine katkı sağlamayı hedefliyoruz.

Hayvan barınağı projesi de gündemdeydi…

Torasan’daki mevcut barınak alanını genişletiyoruz. Orada ameliyathanesi olan, sahiplendirme alanları bulunan, hayvanseverlerin de sosyal olarak vakit geçirebileceği modern bir merkez kurmayı planlıyoruz. Can dostlarımız için daha sağlıklı bir yaşam alanı oluşturacağız.

Kırsal kalkınma projeleri Urla vizyonunun önemli bir parçası gibi görünüyor. Neler hedefliyorsunuz?

Urla’nın geleceği kırsal mahallelerinde. Özbek, Barbaros, Bademler, Yağcılar, Uzunkuyu gibi köylerimizi marka değeri olan yaşam alanlarına dönüştürmek istiyoruz. Cephe sağlıklaştırmaları, meydan düzenlemeleri, üretici pazarlarıyla kırsalı güçlendireceğiz.

Kooperatiflerle güçlü bir iş birliği yürütüyoruz. Zeytinyağı işlikleri, soğutma ve paketleme tesisleri, sabun atölyeleri gibi projelerle köylümüzün kendi ürününü işleyip markalaştırmasını sağlıyoruz.

Amacımız; üreticinin toprağından kopmadığı, katma değerin yerelde kaldığı, sürdürülebilir bir ekonomik model kurmak.

“Gastrofarm Urla” çatısı altında gastronomi turizmi ile tarımsal üretimi birleştiren, yerel kalkınmaya dayalı bir model oluşturuyoruz. Bu sadece bir turizm projesi değil; Urla’nın geleceğini planlayan bir kalkınma vizyonudur.

I M G 9193

Urla’nın kavunu, üzümü, enginarı… Gerçekten çok kıymetli topraklarınız var. Tarıma verdiğiniz önem açıkça görülüyor. Bunun özel bir sebebi var mı?

Urla’nın en büyük hazinesi toprağıdır. Kavunumuz, üzümümüz, enginarımız sadece bir tarım ürünü değil; aynı zamanda bir kimliktir.

Topraktan kopan bir üretici, bir süre sonra emeğinin karşılığını da kaybeder. Hep söyleriz; “Toprak olmadan para yenmez.” Üretici alın terinin karşılığını alabiliyorsa üretmeye devam eder. Bu yüzden kooperatifleri çok önemsiyoruz.

Arazi kullanımı, fidan ve tohum desteği, üretici pazarlarının düzenlenmesi… Bunların hepsi üreticiyi ayakta tutmak için. Cumhuriyet Meydanı’nda her salı kurulan üretici pazarımızda, çiftçimizin doğrudan tüketiciye ulaşmasını sağlıyoruz. Zabıtamız ve ekiplerimizle denetliyoruz; orada gerçekten üretici olanın kendi ürününü satmasını istiyoruz.

Amacımız aracıları azaltmak, üreticinin kazancını artırmak.

Altyapı ve Büyükşehir ile iş birliği konusunda nasıl bir tablo var?

5216 sayılı Büyükşehir Kanunu gereği bazı yetkiler ilçe belediyesinde, bazıları Büyükşehir’de. Dere ıslahından ana caddelere, kanal altyapısından su hizmetine kadar birçok konuda ortak sorumluluğumuz var.

Sayın Cemil Tugay ve Büyükşehir bürokratları imkanları dahilinde destek veriyorlar. İZSU, İzbeton ve Fen İşleri ekiplerine teşekkür ediyorum. Ancak 4,5 yıllık kayyum sürecinden sonra beklenti çok yüksek. Bu nedenle daha güçlü bir desteğe ihtiyacımız var.

Toparlanma sürecini tamamladıktan sonra önümüzdeki bir yıl içinde ciddi bir atak yapacağımıza inanıyorum. Planlamamızı buna göre yaptık.

Tarımı bu kadar merkezde tutmanızın arkasında kişisel bir hikâye de var mı?

Elbette var. Ben bu topraklardan gelen biriyim. Ama mesele sadece benim geçmişim değil; Urla’nın kimliği.

Urla dediğinizde aklınıza sanayi gelmez. Büyük sanayi tesisleri yok. 5 yıldızlı otellerle dolu bir turizm kenti de değiliz.

Urla; gastronomi, kültür, sanat, tarım ve eğitim kentidir.

Yüzde 68’i orman olan, Türkiye’nin en yüksek oksijen oranına sahip bölgelerinden birindeyiz. Kent merkezine, havalimanına, Çeşme ve Seferihisar gibi destinasyonlara yakınlığıyla tercih edilen bir ilçeyiz.

Ama bizi farklı kılan; toprakla bağımız, üretim kültürümüz ve yerel değerlerimiz.

Bizim vizyonumuz şu:

Urla’yı kimliğini kaybetmeden büyütmek.

Tarımı koruyarak, gastronomiyle destekleyerek, kooperatifleri güçlendirerek, yerelde sürdürülebilir bir kalkınma modeli kurmak.

Çünkü biz toprağı korursak, Urla’yı koruruz. Urla’yı korursak da geleceğimizi koruruz.

Başkanım, Urla artık bir “emekli kenti” olarak anılıyor. Ancak siz bu kimliğin dönüşmesi gerektiğini söylüyorsunuz. Urla’yı nasıl bir noktada görüyorsunuz?

Evet, Urla uzun yıllardır “emekli kenti” olarak anılıyor. Sakinliği, doğası ve huzurlu yaşamı nedeniyle tercih edilen bir yer. Ancak artık bu kimliği bir üst seviyeye taşıma zamanı geldi.

Urla, gastronomi turizminin ana kentlerinden biri olma yolunda ilerliyor. Ama sürdürülebilir gastronomi, tarımsal üretim olmadan olmaz. Biz Urla’da ürettiğimizi Urla’da tüketmeye çalışıyoruz.

Kurmak istediğimiz model;

Üreticiyi destekleyen,

Şefleri ve gastronomi işletmelerini güçlendiren,

Şarap üreticilerini, zeytin üreticilerini koruyan,

Kültür ve turizm işletmelerini besleyen

bir döngü modeli.

Yani turizmin sadece belli bir kesime değil, kentin tamamına yayıldığı bir kalkınma anlayışı.

5 yıldızlı otellere karşı olduğunuzu daha önce de ifade etmiştiniz. Bunun nedeni nedir?

Evet, net söylüyorum: Bizim dönemimizde 5 yıldızlı otel olmayacak.

Çünkü kapalı devre çalışan, “gel-ye-iç-çık” modeliyle yalnızca kendi işletmesine kazanç sağlayan bir turizm anlayışını doğru bulmuyoruz. O model kente değil, sadece o tesise fayda sağlar.

Biz butik otel modelini savunuyoruz. Oda-kahvaltı konseptiyle konaklama yapılmalı; misafir kent içinde dolaşmalı, şarap üreticisini ziyaret etmeli, gastronomi duraklarına gitmeli, zeytin üreticilerini görmeli, müzeleri gezmeli.

Urla’ya gelen bir turist;

Tavfuzhane’den Liman Tepe’ye, Klazomenai kazı alanından Arkas Sanat’a, Urla Kent Tarihi Arşivi’nden Balgazi Çarşısı’na, Köstem Zeytinyağı Müzesi’ne kadar kentin tamamını deneyimlemeli.

Öğle yemeğini iskelede yemeli, akşam sahilde balık yemeli, bir başka gün bağ rotasına katılmalı.

Yani turizm tek noktada değil, tüm Urla’ya yayılmalı.

Bu modeli nasıl tanımlıyorsunuz?

Bu; yerelde sürdürülebilir kalkınma modelidir.

Bahar rotası, Zeytin rotası, Gastronomi rotası, Kültür-Sanat rotası… Bunların hepsi birbirini besleyen halkalar. Birinde hareketlilik olursa diğerine de yansır.

Biz nicelik değil nitelik istiyoruz. Çok kalabalık değil, kaliteli bir turizm. Urla’nın “sakin şehir” kimliğini koruyan, butik yaşamı güçlendiren bir anlayış.

İmar planlarımızda zaten büyük ölçekli 5 yıldızlı oteller için uygun alan da yok. Bilinçli bir tercih bu.

Çeşme’de, Selçuk’ta büyük oteller var. Tercih eden oraya gider. Ama Urla; doğası, gastronomisi ve butik yapısıyla farklılaşan bir destinasyon.

Peki öncelik sıralamanızda turizm mi, altyapı mı?

Şu an birinci önceliğimiz altyapı ve yollar.

İZSU, İzbeton, Büyükşehir Belediyesi ve Fen İşleri ile birlikte yoğun bir planlama içindeyiz. Önümüzdeki yaz ciddi bir atak yaparak altyapı sorunlarını büyük ölçüde çözmeyi hedefliyoruz.

Altyapı güçlü olmazsa turizm modeli de sürdürülebilir olmaz. Önce sağlam zemin, sonra kalkınma.

Biz Urla’yı büyütmek değil, doğru büyütmek istiyoruz.

I M G 9191

Başkanım, son günlerde Demircili Koyu’ndaki gemi Türkiye gündemine oturdu. Nasıl başladı bu süreç? Neden Urla?

Demircili Koyu’nda karaya oturtulmak istenen gemi aslında bir su tankeri römorkör. Sığacık Limanı’nda sahibine teslim edilmiş. Daha sonra Aliağa’daki gemi söküm tesislerine götürülmesi gerekirken, bir şekilde Demircili Koyu’na çekilmiş.

İddialara göre gemi orada parçalanmak istenmiş. Oksijen tüpleri ve kesim ekipmanları da bölgede tespit edildi. Yani gemiyi bulunduğu yerde kesip ekonomik şekilde söküm yapmak istemişler.

Ancak burası bir gemi söküm alanı değil. Burası doğal sit alanı niteliğinde, halkın kullandığı bir kıyı. Eğer söküm yapılacaksa bunun yeri Aliağa’dır.

Bizim itirazımız tam olarak burada başlıyor.

Bu konuda nasıl bir süreç yürütülüyor?

Öncelikle şunu söyleyeyim; ben tek başıma hareket etmiyorum. Urla Kaymakamlığı, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, kolluk kuvvetleri ve Sahil Güvenlik sürece dahil oldu. Hepsine teşekkür ediyorum.

Şu an bölgede 7/24 güvenlik önlemi var. Çünkü kamu alanı söz konusu.

Ya gemi bulunduğu yerden çekilecek ya da Aliağa’ya götürülecek. Biz netiz: Demircili’de söküm olmaz.

Urla halkıyla birlikte her pazar saat 13.00’te bölgede olmaya devam edeceğiz. Gemi gidene kadar mücadele sürecek.

I M G 9192

Sizin çevre konusunda daha önce de ciddi çıkışlarınız olmuştu. Bu tavır yeni değil sanırım?

Kesinlikle yeni değil. Yıllardır taş ocaklarına, zeytinlik alanlara, kıyıya yakın balık çiftliklerine karşı aynı şeyi söylüyoruz:

Biz “hiçbir şey yapılmasın” demiyoruz.

Doğru iş, doğru yerde yapılsın diyoruz.

Zeytinlik alanda taş ocağı açılmaz.

On binlerce çam ağacı kesilerek RES kurulmaz.

Balık çiftliği kıyıya birkaç yüz metre mesafede olmaz.

Eğer yapılacaksa;

Tarım alanı olmayan yerde yapılsın,

Ağaç kesilmeden yapılsın,

Patlatmalar yaşam alanlarına zarar vermesin,

Balık çiftlikleri doğru mesafede kurulsun.

Dünyanın başka yerlerinde bu işler yapılıyor ama kurallara uygun yapılıyor. Biz de aynısını istiyoruz.

Balık çiftlikleri konusunda özellikle neye dikkat çekiyorsunuz?

Kıyıya yakın kurulan balık çiftliklerinde her gün tonlarca yem denize bırakılıyor. Akıntıyla bu yemler kıyıya geliyor, kayalara yapışıyor. Oksijen seviyesi düşüyor, deniz kirleniyor.

Bugün Bodrum’da, başka koylarda yaşanan sorunların aynısı burada da yaşanmasın istiyoruz. Sığacık Körfezi’ne kadar gelen bir kirlilikten söz ediyoruz.

Mesele yatırım karşıtlığı değil.

Mesele doğayı koruyarak üretmek.

Urla’nın farkı burada.

Urla’da doğaya rağmen değil, doğayla birlikte kalkınma istiyoruz.

Başkanım, “Urla Gençlik kapatıldı” deniliyor. Neden kapandı?

Öncelikle şunu net söyleyeyim: Urla Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü kapatılmadı.

Kulüp faaliyetlerine devam ediyor. Voleybol şubemiz çalışıyor, futbol takımımız mücadele ediyor. Ancak yüksek bütçeli, yabancı oyuncu transferine dayalı yapılanmayı ligden çektik.

Kapatmakla ligden çekmek farklı şeyler. Bu bilinçli olarak çarpıtılıyor.

Peki ligden çekme kararı neden alındı?

Çünkü yıllık 10–15 milyon liralık bir bütçeden söz ediyoruz.

Yabancı oyunculara binlerce dolar ve euro ödeme yapılıyor. Konaklama, uçak bileti, transfer giderleri… Ciddi bir maliyet var.

Şimdi soruyorum:

Bu kaynak Urla’nın çocuklarına mı gitmeli, yoksa yabancı transferlere mi?

Takımda iki İzmirli var, geri kalanı yabancı. Bunun Urla’daki gençlere doğrudan katkısı yok.

Bizim önceliğimiz Urla’daki çocukların spor yapması.

Yani profesyonel lig hedefinden vaz mı geçtiniz?

Hayır. Eğer Urla’lı gençlerden, Urla’daki kız çocuklarından kurulu bir takım olursa desteklemeye hazırım.

Ama amacımız tabela başarısı değil;

Bir çocuğun daha spor yapması,

Bir gencin kötü alışkanlıklardan uzaklaşması,

Sağlıklı nesiller yetişmesi.

Biz Fenerbahçe, Galatasaray ya da Vakıfbank değiliz. Belediyenin kaynaklarını önceliklere göre kullanmak zorundayız.

Şu an spor alanında belediyenin çalışmaları ne durumda?

Futbolda yaklaşık 600 çocuğumuz futbol okulunda eğitim alıyor.

Voleybolda aktif çalışmalar sürüyor.

Urla’da 4-5 farklı kulüp faaliyet gösteriyor.

Yani spor bitmedi, tam tersine tabana yayıldı.

Kapalı spor salonu için söz verilmişti. O süreç ne durumda?

Urla 12 Eylül Kapalı Spor Salonu bakıma girecek. Biz de bu süreç başlamadan Altıntaş Mahallesi’ndeki kapalı spor salonunu hayata geçirmek için çalışıyoruz.

Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile iş birliği içindeyiz. Hem proje desteği hem kapasite artışı için görüşmeler sürüyor.

Ayrıca mevcut salonun kapasitesini artırmak ve yanına ek salon yapmak istiyoruz.

Son olarak bu tartışmalarla ilgili ne söylemek istersiniz?

Eleştiri elbette olacak. Ama herkes elini vicdanına koysun.

Urla’nın bütçesinden her yıl 15–20 milyon lirayı yabancı transferlere harcamayı doğru bulmadık. Bu yüzden takımı ligden çektik.

Kapatmadık.

Önceliğimiz Urla’nın gençleri.

Çeşmealtı’ndan bir izleyicimiz yazmış: Saat 21.00’den sonra ulaşım yok deniliyor. Sabah da öğrenciler için seferler yetersizmiş. Bu konuda ne yapılacak?

Ulaşım konusu 5216 sayılı Büyükşehir Yasası gereği İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yetki alanında. Urla’daki toplu taşıma; ESHOT ve minibüs hatları üzerinden yürütülüyor.

Ancak şunu açıkça söyleyebilirim: İZTAŞIT sistemine geçmeden Urla’da sağlıklı ve entegre bir ulaşım ağına kavuşmamız zor. Seferihisar’da bu sistem çözüldü. Biz de İZTAŞIT’a geçiş sürecindeyiz. Süreci hızlandırıyoruz.

Amacımız hem Çeşmealtı’nda hem merkezde hem de kırsal mahallelerde daha düzenli, saatleri genişletilmiş ve planlı bir ulaşım ağı oluşturmak.

İzleyicilerimizden Metin Malaban sormuş: “Başka bir siyasi hedefiniz var mı? Urla’da gelenek üç dönemdir” demiş.

Metin Abi’ye selam olsun. Urla’nın sevilen muhtarlarından biridir.

Benim Urla’dan başka bir hedefim yok.

Amacım burada kalıcı eserler bırakmak, altyapıyı tamamlamak ve bir dönem Urla Belediye Başkanlığı yapıp hayatıma devam etmek.

Siyasi kariyer planı yapmıyorum. Urla’nın eksiğini tamamlamak benim önceliğim.

Nisan ayı itibarıyla çok sayıda proje başlıyor. Urla biraz şantiyeye mi dönecek?

Vatandaşlarımız bizden şunu bekliyor:

Sağlam altyapı

Elektrik kesintilerinin olmadığı bir sistem

Doğalgaz erişimi

Fiber internet

Yenilenmiş içme suyu hatları

Dere ıslahları

Sahil düzenlemeleri

Düzenli semt merkezleri

Bizim hedefimiz de tam olarak bu.

Sadece merkez mahallelerde değil; Çeşmealtı, Altıntaş, Karaburun, Atatürk, İskele, Zeytinalan değil; Urla’nın 37 mahallesinin tamamında çalışıyoruz.

Evet, bir dönem yoğun çalışma olacak. Ama bu geçici bir şantiye görüntüsü; kalıcı bir düzen için.

Festivaller eleştiriliyor. “Etkinlik var ama altyapı yok” diyenler oluyor. Ne dersiniz?

Bizim festivallerimiz eğlence festivali değil.

GastroFarmUrla çatısı altında;

Ot Bayramları

Enginar Festivali

Bağbozumu

Hıdrellez Şenliği

Zeytin ve Sanat Festivali

Bunlar üreticiyi desteklemek için yapılıyor.

Toprağa emek veren çiftçinin, bağında çalışan üreticinin, zeytin toplayan köylünün, mutfakta kepçe sallayan şefin emeğinin karşılığını alması için yapılıyor.

Bu Rio Karnavalı değil; yerel kalkınma modeli.

Dönem sonunda nasıl bir Urla hedefliyorsunuz?

Bu dönemin sonunda altyapısının yüzde 90’ını tamamlamış,

sağlıklı yaşam alanlarına kavuşmuş,

kırsalı güçlenmiş,

turizmi kentin tamamına yayılmış bir Urla hedefliyoruz.

Eksiklerimiz var, doğru.

Ama 7/24 çalışıyoruz.

Urla için.

Başkanım şoför kullanmıyorsunuz, koruma kullanmıyorsunuz, sürekli sahadasınız. Enerjiniz ve vatandaşla kurduğunuz diyalog dikkat çekiyor. Bu tempoyu nasıl sağlıyorsunuz?

Doğduğum, büyüdüğüm yerde belediye başkanlığı yapıyorum. Belediye başkanı olmadan önce de sokaktaydım, şimdi de sokaktayım. Daha önce şoförüm yoktu, şimdi de yok.

Bunu bir meziyet olarak söylemiyorum. Sadece şu bilinci taşıyorum: Bu makamlar kimseye baki değil. Görev sürem bittiğinde yine burada yaşamaya devam edeceğim. O yüzden hayat tarzımda, insanlarla ilişkimde bir değişiklik olmadı. Tek işimiz, tek gündemimiz Urla.

Urla hakkında anket yaptırıyor musunuz? Halkın nabzını nasıl tutuyorsunuz?

Resmi bir anket için biraz zamanımız var ama sahada zaten tablo net. Bugün Urla’da 10 kişiye mikrofon uzatsanız 9’u yol ve altyapı der.

Biz bunun farkındayız. Sorumluluktan kaçmıyoruz. Şu anda İZSU, İzmirgaz, Gediz ve Türk Telekom başta olmak üzere birçok kurum kazı yapıyor. Bu kazıların ardından oluşan mağduriyetleri sadece yama yaparak çözmek mümkün değil. Kalıcı çözüm için o yolların tamamen yenilenmesi gerekiyor.

Bu da ciddi maliyet ve planlama gerektiriyor. Ama yaz sonu Urla çok daha farklı bir noktada olacak.

Son olarak Urla halkına bir mesajınız var mı?

Öncelikle davetiniz için teşekkür ediyorum. Yaklaşan Ramazan ayının Urla’mıza, İzmir’imize ve ülkemize bereket getirmesini diliyorum.

Vatandaşlarımız şunu bilsin: Altyapı kazılarından kaynaklı tüm mağduriyetlerin farkındayız. Son yağışlarla birlikte sadece Urla’da değil, tüm İzmir ve Ege’de ciddi sıkıntılar yaşandı. Şükür ki Urla’da can kaybı olmadı. İnşallah bundan sonra da olmaz.

Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Ramazan ayı için özel bir programınız olacak mı?

Ramazan boyunca 22-23 mahallede iftar programı düzenleyeceğiz. Her akşam farklı bir mahallede hemşehrilerimizle bir araya gelip aynı sofrayı paylaşacağız.

Bizim anlayışımızda belediyecilik sadece hizmet üretmek değil; birlikte olmak, paylaşmak ve dayanışmayı büyütmektir.

Kaynak: HABER MERKEZİ