Doğası, gastronomisi ve kültürel mirasıyla öne çıkan Urla’da Mart Dokuzu Ot Bayramı başladı. Baharın habercisi olan festival, bu yıl sürdürülebilirlik temasıyla dikkat çekiyor.
Yüzyıllardır Ege kültürünün bir parçası olan “Mart Dokuzu” geleneğinden ilham alan festival, baharın gelişini simgeliyor. Urla’nın tarlalarında ve doğasında kendiliğinden yetişen otlar, bölgenin mutfak kültürü ve yaşam biçiminin önemli bir parçasını oluşturuyor.
“Urla’da bahar takvimle gelmez”
Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, açılış konuşmasında baharın Urla’da doğanın ritmiyle hissedildiğini vurguladı. Sofralara gelen otların, toprağı tanıyan ellerin ve kuşaktan kuşağa aktarılan yaşam bilgisinin bir yansıması olduğunu ifade etti.
Doğayla bağın yeniden hatırlanması
Festivalin yalnızca bir etkinlik olmadığını belirten Balkan, doğayla kurulan bağın yeniden hatırlanması gerektiğine dikkat çekti. Unutulmaya yüz tutmuş değerlerin yeniden keşfedilmesi ve yaşamın doğayla uyum içinde sürdürülmesinin önemine vurgu yaptı.
Çevresel tehditlere dikkat çekildi
Konuşmasında çevre konularına da değinen Balkan, Demircili kıyılarındaki gemi söküm girişimine karşı olduklarını ifade etti. Kıyıların ve doğal yaşam alanlarının korunmasının Urla’nın geleceği açısından kritik olduğunu belirtti.
Tarım alanları ve kent hafızası vurgusu
Kuşçular bölgesindeki imar planlarına ilişkin kaygılarını paylaşan Balkan, bu alanların yalnızca birer arsa olmadığını, üretim ve kültürel hafızanın taşıyıcısı olduğunu söyledi. Yerel yönetim olarak doğayı ve yaşam alanlarını koruma kararlılığını yineledi.
Urla’nın kültürel ve gastronomik kimliği
Mart Dokuzu Urla Ot Bayramı’nın, kentin ortak değerlerini ve paylaşım kültürünü yansıttığını belirten Balkan, Urla’nın tarihi, üretimi ve zengin mutfağıyla yıl boyunca dikkat çeken bir kent olduğunu ifade etti.