Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Uzm. Dr. Derya Burankulu, 65 yaş üzeri kadınlarda sıkça rastlanan istemsiz idrar kaçırmanın (üriner inkontinans) bir kader olmadığını belirtti.
Dr. Burankulu, bu durumun günümüzde modern yöntemlerle başarılı bir şekilde tedavi edilebildiğini vurguladı.
Gizlenen sorun yaşam kalitesini düşürüyor
65 yaş üstü kadınlarda görülme oranının yüzde 70’in üzerine çıktığını ifade eden Uzm. Dr. Burankulu, birçok hastanın utanma duygusu veya “yaşlılığın gereği” düşüncesiyle bu sorunu gizlediğini dile getirdi.
Uzman doktor, erken tanı ve doğru tedavi planlamasıyla hastaların yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabileceğine dikkat çekti.
Depresyon ve sosyal izolasyon riski
İdrar kaçırmanın sadece fiziksel bir sorun olmadığını, psikolojik etkilerinin de ağır olabileceğini belirten Burankulu; pelvik taban kaslarının zayıflaması, östrojen azalması ve mesane değişikliklerinin temel nedenler olduğunu söyledi.
Hastaların kaçırma korkusuyla evden çıkmak istemediğini belirten Burankulu, “Bu durum depresyon, uyku bozukluğu ve sosyal izolasyona neden olabiliyor. Ayrıca sürekli ped kullanımı cilt problemlerine ve enfeksiyonlara zemin hazırlıyor” dedi.
Tedavide kişiye özel yöntemler
Tanı sürecinde hastanın tıbbi öyküsü ve “işeme günlüğü” gibi verilerin değerlendirildiğini aktaran Dr. Burankulu, tedavinin tamamen kişiye özel planlandığını ifade etti.
Tedavi sürecinde uygulanan yöntemler şöyle sıralandı:
- Fazla kiloların verilmesi ve beslenme düzenlemesi
- Kegel egzersizleri ve mesane eğitimi
- Sıkışma tipi kaçırmalarda ilaç tedavisi
- Stres tipi (öksürme, hapşırma) kaçırmalarda yüksek başarı oranlı cerrahi müdahaleler
“İdrar kaçırma bir kader değil”
Son olarak kadınlara çağrıda bulunan Uzm. Dr. Derya Burankulu, bu durumun utanılacak bir konu olmadığını ve vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini belirterek, “İdrar kaçırma bir kader değil, tedavisi mümkün olan bir hastalıktır” ifadelerini kullandı.




