CHP Konak eski İlçe Başkanı Dr. Ali Yılmaz, SES Gazete Genel Yayın Yönetmeni Özgür Coşkun’un hazırlayıp sunduğu PUSULA programında gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Mutlak butlan sürecinden CHP’nin iç tartışmalarına, ekonomi politikalarından parti içi demokrasiye kadar birçok konuda konuşan Yılmaz, yaşanan gelişmelerin CHP’nin yükselişini durdurmaya yönelik girişimler olduğunu söyledi.

Mutlak butlan öncesi, sonrası ve gelinen noktada ne durumdayız?

Partimiz iktidara giderken bir yargı darbesi oldu diye düşünüyoruz, parti kamuoyumuz böyle düşünüyor. Hiçbir neden yokken bazı bahaneler yaratarak bunu engellemeye çalıştılar. Hiçbir neden olmadan gerçekleşen kongremizin iptali için uğraşıyorlar. Partimizin son seçimlerde elde ettiği başarıyı hazmedemiyorlar. Yargılanmaları gördükçe içimiz parçalanıyor. Bu duruma “dur” demek için halkımız katılıyor. 2 milyonu üye olmak üzere birçok insan cumhurbaşkanı adayımızı onayladı. Yönetim, bu işi nasıl engelleyelim diye önce adayımızı tutsak etti. Sonra gerekçe bulmak için diğer belediye başkanlarımıza aynı hamleyi yaptılar, bazılarını korkutarak kendi aralarına aldılar. Ancak halkın sesini kimse susturamaz. Bunun öncülüğünü Genel Başkanımız Özgür Özel yapmaktadır.

Halkın sorunları var: Emekli aç, işsizlik çoğaldı, gençler yurt dışına kaçıyor, kendilerine gelecek arıyor. Bunları çözmemiz gerekirken CHP’ye çökmüşler, nasıl dağıtabiliriz onu planlıyorlar. İçimizden çıkan hainler de bunlara çanak tutuyorlar.

Partimiz son kurultayda programını yeniledi. Eğitimde, sağlıkta, gençlikte, emeklilikte, verimlilikte, sanayide, turizmde programımızı yeniledik. Tam bunları halka anlatmamız gerekir, hayata geçirmemiz gerekirken şimdi bunlarla uğraşıyoruz. Genel başkanımız bunları çok güzel bir şekilde, tüm engellere rağmen sokakta insanlara anlatmaya devam edecek.

19 Mart'tan beri inanılmaz bir travma yaşıyorum ben kendi adıma. İstanbul’da 5 bin kişilik polisle binamıza girilmesi, Ankara’da genel merkezimize gazla, polisle girilmesi çok acı verici. Hiçbir partili bunu istemez, emniyetten böyle bir talepte bulunmaz, polisle bizi karşı karşıya getirmez. Çünkü CHP bu ülkeyi kuran parti; iki emanete sahip çıkmamız gerekir: Cumhuriyet'e ve Cumhuriyet Halk Partisi'ne. Toplum bile hain olarak ilan etti onları. Toplumumuz buna karşı öfkeli ancak bunlar bizim iktidardan olmamızı engellemeyecektir.

Whatsapp Image 2026 06 11 At 13.16.53

Kemal Kılıçdaroğlu'na yanlış bir yönlendirme mi söz konusu?

CHP’li Sinan Karamustafaoğlu PUSULA programında konuştu: “Bu Cumhuriyet Halk Partisi'ni imha hareketidir!"
CHP’li Sinan Karamustafaoğlu PUSULA programında konuştu: “Bu Cumhuriyet Halk Partisi'ni imha hareketidir!"
İçeriği Görüntüle

Ben gençliğimi partide harcadım. Partide bir ideal vardı: Söz, yetki, karar üyedeydi. Üye karar vermeli. Şu anda o merkezde verilen karar bizi iktidardan etmiştir. Biz cumhurbaşkanı adayımızı seçtiğimizde, 15 buçuk milyon insan buna karar verdiğinde bir devrim yaptık, şimdi de aynı şeyi söylüyor. Madem bu konuda bir tereddüdünüz var, gelin 2 milyon üyeye soralım. 2 milyon üyemizde de ben yüzde 85 almazsam aday bile olmam. Tamam tüzük diyorsunuz ama tüzük önünüze geldiğinde tüzüğü büzüyorsunuz. Dün çok değerli arkadaşlarımızı disiplin kuruluna veriyorsunuz. 63. madde 1. fıkra diyor ki milletvekilinin disipline gitmesine PM (Parti Meclisi) karar verir. Ancak üyenin disipline verilmesi maddesini uyguluyorlar. Bu oyalama taktiğidir. Gerçekten partimiz işgal altındadır. Bu işgalcileri, bu butlancıları partimizin gerçek üyeleri atacaktır. Biz de eski ilçe başkanları olarak bu konuda bildirimizi yayımladık İzmir'de olan arkadaşlarımızla birlikte. Mutlak surette kurultayın olmasını istiyoruz 45 gün içinde. 4 kez kurultay yapıldı, oy birliğiyle genel başkanımız seçildi, ona bile itiraz ediyorlar. O makamda, odada değil halkın içine çıksınlar da göreyim onları.

Halkta bir karşılığı var mı?

Hiçbir karşılığı yok. Tek bir dertleri var, o yönetimi devam ettirmek. Türkiye'yi yöneten iktidara su taşımak, 13 yıldır taşıdığı gibi. Bizim üyelerimiz buna asla müsaade etmeyecek.

PM üyelerinin istifası ne anlama geliyor?

Şu anda 75 kişilik PM’miz; 60 + 15 de yedek olmak üzere. Bunlar istifa eder, sayı 3'te 2'nin altına yani 40’ın altına düşerse kurultaya gider diyor. Bu çok net, tüzüğümüzde yazılıdır. Onlar 1 kişi bile kalsa gitmeyiz diyorlar. Yani "İşgal ettik, bırakmayız." diyorlar. Geldiğimizde yönetmeliklere uyacağız diyorlar, daha kendi tüzüklerine uymuyorlar. Ben çok genç yaşta da tüzük programında çalıştım, hocam da Erdal İnönü’dür. Bir tek üyenin bile hakkının gasbedilmesini içine sindiremeyen bir liderimizdi. Söz, karar, yetki milletin olmalı; bizim platformumuzun adı da bu. 500’ün üzerinde üyemiz var ve her şeyi tartışıyorlar. Ben ön seçim yapılmadığında bile gittim Manisa'da aday oldum protesto etmek için. Her şeyi üye belirlemeli. Bütün yöneticileri üye belirlemeli, sadece delegeleri değil. Avrupa'da da böyledir, biz de Avrupa yönünde böyle adımlar atmalıyız. Başarılı olmamız için halka sormamız lazım. Halk tartışıyor, halk en iyisini belirliyor. Hatırlarsanız İstanbul sloganını İstanbul'da sokakta yürüyen bir çocuk belirledi: “Her şey çok güzel olacak.”

İnsanlar bir yerde karnını doyurmak, hayatını idame ettirme derdinde; bir yerde siyasetin derdinde. Bu tabloda işler biraz zor olmayacak mı?

İktidar kendini ne kadar uzun süreye yayarsa kâr olarak görüyor. Esnafımız zor durumda; kirasını ödeyemiyor, vergisini ödeyemiyor, üretim yapamıyor, satış yapamıyor. Ben mali müşavirim, esnaf her gün geliyor "Bu nasıl olacak, siftah bile yapamıyoruz?" diye soruyor. İnsanlar çıkmaz içinde. Güven ortamı olmadığında hiçbir başarı elde edilemez. Adaletin sağlanmadığı yerde kimse yatırım da yapmaz.

Whatsapp Image 2026 06 11 At 13.16.55

Evet, BYD şu an karamsar, Çinliler yatırım yapamıyor…

Evet, Çinliler burayı bıraktı; Macaristan güven verdiği için artık orada yatırım yapacak. Bizim de Orta Doğu'nun ve Batı'nin merkezi olabilecek ülkemiz, lojistiği olabilecek ülkemize sanki Doğu'nun bir ülkesi gibi bakılıyor, değerlendirilmiyor. Bırakın onu, ülkemizin insanları oraya yatırım yapmak, ihracat yapmak için vize bile alamıyor. Dolaşım sağlayamıyor.

Avrupa'da da Türkiye'ye karşı bir ambargo var…

Bu da ülkemizdeki antidemokratik uygulamalardan kaynaklanıyor. Vatandaşlarımız çırılçıplak sorgulanıyor, utanç verici şeyler yapılıyor. Umarım çözülür ve ülkemiz huzura kavuşur. Huzura kavuşması için de iktidarın değişmesi lazım.

Umutlu musunuz?

Umudumu hiç yitirmedim ki ben. Partide seçilmesem bile mücadelemi bırakmadım. Adam milletvekili oluyor, karısı gidiyor başka partiden il başkanı yapılıyor. Böyle bir yayında tartıştığımız Sayın Rıfat Nalbantoğlu, DSP’nin ilçe başkanıydı. Partimize söylemediğini bırakmayan adam şimdi Kılıçdaroğlu'nun genel sekreterliğini yapıyor. Ben CHP’nin Konak ilçe başkanıydım, o da DSP’nin ilçe başkanıydı. Partimizin böyle insanlardan arınmasını istiyorum, arınma bu olmalı. Bizi hiç hak etmeyen Ekmeleddin İhsanoğlu'na bize oy verdirtti. Mühürsüz oylara ses çıkarmadık. Bunlar arınmalı asıl.

Siz örgütten geliyorsunuz. Şu anda 81 ilin başkanı kelle koltukta, Kılıçdaroğlu hariç. Hepsi görevden alınma korkusu içinde. Özgür Özel'le mi devam edeceğiz, Kılıçdaroğlu'na mı döneceğiz, bir çift başlılık var….

Biri seçilmiş başkan Özgür Özel, diğeri kayyum. Kayyumun yapacağı şey genel kurul toplamak, başka görevi yok. Bütün il ve ilçe örgütlerimiz seçilmiş genel başkanımızın yanında. Ancak toplama insanlarla genel merkezi işgal ediyorlar. Bundan vazgeçmeli, seçilmiş başkana teslim etmeliler. Halk "iktidar" diyor, bu yolu kesmemeliler.

İzmir için Çağatay Güç'ün görevden alınacağı konuşuluyor. İl başkanı "Nasılsa alınacağım." deyip oturacak mı, nasıl olacak?

Tüm il ve ilçe başkanı arkadaşlarımızın, yapmış olan arkadaşlarımızın seçimli başkanımıza desteğini açıklaması lazım. Hepsine de bu çağrıda bulunuyoruz. 100'e yakın arkadaşımız imza atmıştır, 5-10 arkadaşımız çekimser kalmıştır. Halkın iktidarına destek olmaları lazım.

Sizin WhatsApp grubunuzda bile bir bölünme yaşandı değil mi? Özel grubu, Kılıçdaroğlu grubu…

Kılıçdaroğlu diye bir grup kaldı mı bilemiyorum, 3-5 kişiyle olmaz. Çoğunluk bizimle birlikte imza attı, çok ciddi bir sayı. 100’ün üzerine de çıkacak. Biz bu konuda kararlıyız, çalışıyoruz, tabana inanıyoruz. Özgür Özel de tabana dayanarak politika yapıyor, onların sözcülüğünü yapıyor.

Türkiye'de yeni bir liderin ayak sesleri olabilir mi bunlar? İmamoğlu'ndan sonra yeni bir lider arayışı var, halkın talebinin karşılığı aynı zamanda Özgür Özel…

İmamoğlu seçimi kazandığı halde bunlar çıkıp "Biz kazandık." diye billboard yaptılar. İmamoğlu çıktı, "Durun, ben kazandım." dedi. Hakkını savundu. 13 bindi, sonra 800 bine çıktı, sonra 1 milyonun üzerine... Demek ki halk hakkını savunana destek veriyor. Ama sen mühürsüz oyları kabul edip de hakkını savunmazsan seni kimse kale almaz.

Peki ne olacak? Sinan Bey geçtiğimiz gün bize konuk olmuştu, orada "Bu delege yapısını kabul etmiyoruz, arınma ise çift taraflı arınma yapalım. Delege seçimleri, ilçe ve il seçimleri üç ayda yapılır, eylül-ekim gibi kurultaya gidelim." diyor…

Seçilmiş bir genel başkanımız var. Diyor ki: "Madem bunda bir sorun var, gel topla kurultayı yapalım; İstanbul delegeleri de yok işin içinde, o delegelerle yapalım bu olay sonlansın, sonra diğer sürece geçeriz." Yargı kararı kurultayın sakat olduğu yönünde, onu gidermek için de kurultay yapılması lazım. Adam tüzüğü bile tanımıyor, "Yok şunu ihraç ettim bilmem ne..." Eğer tüzüğe uyuyorsan tamam. Parti Meclisindeki arkadaşlar istifa etti, ne olacak? Kurultaya gitmen gerekiyor 45 gün içinde.

Kılıçdaroğlu'nun çok yakın ekibi tarafından yanlış yönlendirildiğini düşünüyor musunuz?

Hayır, ben onu yakından takip ediyorum. İki üç tane yandaş kanal her gün onu veriyor. TRT 1'de hiçbir zaman CHP haberi duymamıştım ama geçen gün özel program yaptılar. Bunu görmezden gelen yoldaşlarım bana acı veriyor. Seçilmiş başkan, genel başkanımız; mazbata hâlâ onda. Diğeri ise kayyumdur. Kayyumun görevi de 45 gün içinde partiyi kurultaya götürmektir. Tüm parti üyelerimizi bu mücadeleye ortak olmaya çağırıyorum. Halk bir kere buna ortak. Halk bunun bilincinde. Halk şu konuda netleşmiş: CHP öncülüğünde iktidara gelmek. Bizi engellemeye çalışan da Sayın Kılıçdaroğlu ve ekibi. Halk bunu görüyor, hem de çok tepkili görüyor.

Yarın Buca seçimleri var, orada da AK Parti bastırıyor. Menemen'de, Torbalı'da, Menderes'de olduğu gibi. Yine bir kriz var. İzmir özelinde görüşünüz nedir?

Genel başkanımızın bu konudaki eksikliğini de söylemek istiyorum. Genel başkanımız kurultayda "Her yerde ön seçim yapacağım." dedi ama maalesef yapılamadı. Bunun için de gerçek partililer meclis üyeliklerinde, başkanlıklarda yer alamadılar. Menemen'et öyle kaybettik. Aliağa için de söylüyorum; ön seçimle adayımız olsa alırdık. Buca da hassas. Rastgele meclis üyelikleri kayarsa çok üzüleceğiz. Meclis üyelerini genel başkanımızın anlayışında, birlik bütünlük içinde tek adayla bu seçimi alacağına inanıyorum.

Kaynak: HABER MERKEZİ