İzmir’de iş dünyasının önde gelen sivil toplum kuruluşlarının kadın başkanları, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladıkları ortak mesajda toplumsal cinsiyet eşitliğinin ekonomik kalkınmanın temel şartlarından biri olduğunu vurguladı. Kadınların iş gücüne katılımından karar alma mekanizmalarındaki temsiline kadar birçok alanda eşitliğin sağlanması için yapısal dönüşüm çağrısı yapıldı.
İzmir’de faaliyet gösteren iş dünyası odaklı sivil toplum kuruluşlarının kadın başkanları, yayımladıkları mesajda kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki rolünün güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Açıklamalarda, kadınların iş gücüne katılımının artmasının yalnızca toplumsal adaleti değil, aynı zamanda ekonomik büyümeyi ve refahı da doğrudan etkilediği vurgulandı.
Kadın liderler, İzmir’in girişimcilik kültürü ve demokratik yapısıyla toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda Türkiye’ye öncülük edebilecek güçlü bir potansiyele sahip olduğunun altını çizdi.
BASİFED: “Toplumsal cinsiyet eşitliği adalet ve refah getirir”
BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, 8 Mart’ın bir kutlama günü değil, kadınların eşitsizliklere karşı verdiği mücadelenin hatırlandığı önemli bir farkındalık günü olduğunu ifade etti.
TÜİK verilerine göre kadınların iş gücüne katılım oranının yüzde 36,6 seviyesinde kaldığını, erkeklerde ise bu oranın yüzde 72,4 olduğunu hatırlatan Güneş, bu farkın kabul edilebilir olmadığını söyledi.
Güneş, kadınların ekonomik hayatta daha güçlü temsil edilmesinin gayri safi milli hasılanın artmasına doğrudan katkı sağlayacağını belirterek, “Demokratik ve laik bir Türkiye idealine ancak kadınların hayatın her alanında eşit temsiliyle ulaşabiliriz” dedi.
İZİKAD: “Eşitliği her yerde birlikte inşa edelim”
İZİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Özden Erten ise 8 Mart’ın kadınların eşit haklar ve güvenli yaşam mücadelesinin ortak hafızası olduğunu belirtti.
Kadınların aynı işi yapmalarına rağmen eşit ücret alamaması ve karar alma mekanizmalarında yeterince temsil edilmemesinin halen önemli bir sorun olduğuna dikkat çeken Erten, toplumsal cinsiyet eşitliğinin aynı zamanda ekonomik kalkınmanın anahtarı olduğunu söyledi.
Erten ayrıca, mevcut hızla ilerlenmesi halinde küresel ölçekte cinsiyet eşitliğine ulaşmanın yaklaşık 134 yıl sürebileceğine ilişkin öngörülere dikkat çekti.
Kadınlar dijital dönüşüm ve girişimcilikte daha fazla yer almalı
EGİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şahika Aşkıner de kadın girişimciliğinin Türkiye’de halen yüzde 15–20 bandında olduğunu belirterek bu oranın potansiyelin oldukça gerisinde kaldığını ifade etti.
Aşkıner, dijital dönüşüm ve yeşil mutabakat süreçlerinde kadınların vizyonunun ve bakış açısının önemli bir avantaj sağlayacağını vurgulayarak yüksek teknoloji üretiminde daha fazla kadın girişimci görmek istediklerini söyledi.
“Kadınlar her sektörde liderlik koltuğunda olmalı”
BPW İzmir Yönetim Kurulu Başkanı Hayriye Şendinç ise profesyonel iş yaşamında kadınların karşılaştığı en büyük sorunlardan birinin ücret adaletsizliği olduğunu ifade etti.
Şendinç, eşit işe eşit ücret ilkesinin sosyal adaletin temel unsurlarından biri olduğunu belirterek kadınların her sektörde liderlik pozisyonlarında yer almasının daha adil bir dünya için kritik önemde olduğunu dile getirdi.
Kadın istihdamı yerel kalkınmanın anahtarı
EGEKOBİDER Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Bilek ise KOBİ’lerin Türkiye ekonomisinin temel taşı olduğunu vurgulayarak kadınların üretim sürecindeki rolünün güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Bilek, özellikle sanayi sektöründe kadın istihdamının artırılmasının yerel kalkınma açısından kritik önem taşıdığını belirterek kadınların emeğinin cinsiyete göre değil niteliğe göre değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.