İzmir Kahveciler Odası’nda yönetim kurulu üyeleri arasında yaşanan gerilim kamuoyuna yansıdı. Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Pamuk, yaptığı yazılı açıklamada Oda Başkanı Jale Büyükdemir’in kendisi ve bazı yönetim kurulu üyeleri hakkında gerçeği yansıtmayan iddialarda bulunduğunu ileri sürdü.
Pamuk, söz konusu söylemler nedeniyle hem kişisel itibarının hem de görev yaptığı diğer yönetim kurulu üyelerinin hedef alındığını ifade etti.
“Asılsız iddialar ve itibar zedeleyici söylemler var”
İbrahim Pamuk açıklamasında, kamu görevlerinde ve sivil toplum kuruluşlarında bugüne kadar şeffaflık ve kamu yararı ilkesiyle hareket ettiğini belirterek geçmiş görevlerini tek tek sıraladı.
Pamuk, kendisine yönelik ifadelerin kabul edilemez olduğunu belirterek, “karga bile olmaz”, “ispiyoncu” ve “bostan korkuluğu” gibi söylemlerin bir oda başkanına yakışmadığını ifade etti.
Hukuki süreç başlatılıyor
Pamuk, söz konusu açıklamalar nedeniyle avukatlarına talimat verdiğini ve Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde hukuki başvuru yapılacağını duyurdu.
Yaşanan sürecin yargıya taşınacağını belirten Pamuk, kendisine yönelik iddiaların asılsız olduğunu savundu.
“Oda kaynaklarının kullanımına karşı çıktım”
Açıklamasında oda içindeki yönetim anlayışına da eleştiriler yönelten Pamuk, mali kaynakların şeffaf ve üyelerin menfaatine uygun kullanılmasını savunduğunu ifade etti.
Resmi plakalı oda aracının satılmasına karşı çıktığını ve bu nedenle ret oyu kullandığını belirten Pamuk, farklı görüşler nedeniyle baskı gördüğünü öne sürdü.
“Olağanüstü genel kurul çağrısı yaptım”
Pamuk, mevcut yönetim anlayışının farklı görüşlere tahammül göstermediğini iddia ederek olağanüstü genel kurul çağrısında bulunduğunu söyledi. Üyelerin iradesine başvurulması gerektiğini savunan Pamuk, demokratik süreçlerin işletilmesini talep etti.
İzmir Kahveciler Odası Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Pamuk tarafından yapılan açıklama şu şekilde;
“Son günlerde İzmir Kahveciler Odası Başkanı Sayın Jale Büyükdemir tarafından şahsım ve benimle aynı görüşleri paylaşan yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımız hakkında ortaya atılan asılsız iddialar, iftiralar ve itibar zedeleyici söylemler nedeniyle bu açıklamayı yapma zorunluluğu doğmuştur.
Öncelikle belirtmek isterim ki, bugüne kadar kamu görevlerinde ve sivil toplum kuruluşlarında üstlendiğim tüm sorumlulukları dürüstlük, şeffaflık ve kamu yararı anlayışıyla yerine getirdim. İki dönem İzmir Konak Aziziye Mahallesi Muhtarlığı görevinde bulundum, İzmir ESHOT Genel Müdürlüğü'nde Temizlik Amiri olarak çalıştım, DİSK 2 No'lu Şube Baştemsilciliği yaptım, İzmir Menderes Ormanköy Yönetim Kurulu Üyeliği ve GDZ Elektrik Danışmanlığı görevlerinde bulundum. Halen İzmir Kahveciler Odası Yönetim Kurulu Üyesi olarak görevime devam etmekteyim.
Yaşanan olayın özeti şudur:
Yönetim Kurulu Üyemiz Sayın Necdet Çulhanoğlu, sosyal medya hesabından her yıl uygulanması gereken gece çalışma izinlerinin alınmaması nedeniyle üyelerimizin cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalmaması adına bir paylaşım yapmıştır. Söz konusu paylaşımda birkaç arkadaşımız etiketlenmiş olup, ben de bu kişiler arasında yer almaktaydım.
Ancak paylaşımın sahibi veya yönlendiricisi olmamama rağmen, yalnızca etiketlenmiş olmam sebebiyle Sayın Başkan tarafından şahsıma yönelik "karga bile olmaz", "ispiyoncu", "bostan korkuluğu" gibi bir başkana yakışmayan ifadeler kullanılmıştır. Bu sözleri şiddetle kınıyor, şahsıma ve arkadaşlarıma yönelik yapılan bu saldırıları kabul etmediğimi kamuoyuna bildiriyorum.
Konuyla ilgili olarak avukatlarıma gerekli talimat verilmiş olup, yasal süreler içerisinde Cumhuriyet Savcılığı nezdinde gerekli hukuki başvurular yapılacaktır.
Değerli üyelerimiz ve saygıdeğer kamuoyu;
Seçim sürecinde odamızda çalışan emekçilerin iş güvencesinin korunacağı yönünde verilen sözlere rağmen, çalışanların ekmeğiyle oynanmasına karşı çıktım. Odamızın mali kaynaklarının kişisel mal gibi kullanılmasına karşı durdum. Oda bütçesinin her kuruşunun üyelerimizin emaneti olduğu bilinciyle hareket ettim.
Resmi plakalı oda aracının satılmasına karşı çıktım ve bu konuda red oyu kullandım. Oda kaynaklarının üyelerimizin menfaatleri doğrultusunda kullanılması gerektiğini savundum. Bu nedenle farklı düşüncelerimi açıkça ifade ettim ve etmeye de devam edeceğim.
Ne yazık ki, odamızda kendisiyle aynı fikirde olmayan kişileri sürekli istifaya davet eden bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız. Ben ise demokratik bir çözüm olarak olağanüstü genel kurul yapılmasını ve üyelerimizin iradesine başvurulmasını teklif ettim. Buna karşılık şahsıma yönelik bu haksız ve kırıcı tavırlarla karşılaştım.
Değerli üyelerimiz;
Ben bu göreve makam veya mevki için değil, esnafımıza hizmet etmek, onların yükünü hafifletmek ve odamıza katkı sağlamak amacıyla geldim. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üyelerimizin menfaatine olmayan hiçbir uygulamaya onay vermeyeceğim. Doğru bildiğim yolda dik durmaya, hakkı ve hukuku savunmaya devam edeceğim.
Tüm üyelerimize ve saygıdeğer kamuoyuna saygılarımla arz ederim.”