İş Dünyası

Manuka balına rakip: Türk çam balı global pazarda hak ettiği değeri alacak

Türkiye, 24 aylık AR-GE projesi ile çam balını bilimsel temellerle premium segmente taşıyacak ve küresel rekabette hak ettiği yeri alacak.

Türkiye, yıllık 100 bin tona yaklaşan bal üretimiyle dünyanın en büyük ikinci bal üreticisi konumunda. Özellikle çam balında yüzde 90’lık payla dünya üretiminin büyük bölümünü karşılıyor. Ancak üretim gücü ihracata aynı oranda yansımıyor. Türkiye, 33,5 milyon dolarlık bal ihracatıyla dünya sıralamasında 18’inci sırada yer alıyor. Bu tabloyu değiştirmek ve çam balını premium segmentte konumlandırmak amacıyla “Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak” isimli 24 aylık AR-GE projesi hayata geçirildi.

İhracatta hedef 250 milyon dolar

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türkiye’nin bal ihracatının üretim kapasitesine göre yetersiz olduğunu vurguladı. Girit, “Dünyada üretimde ikinci sıradayız, ancak ihracatta 18’inci sıradayız. Çin 265 milyon dolar, Yeni Zelanda 250 milyon dolarlık bal ihraç ediyor. Biz de bal ihracatımızı 250 milyon dolara yükselterek tüm arıcılık zincirine refah sağlayacağız” dedi.

Çam balında bilimsel altyapı eksikliği

Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Kalpaklıoğlu, Türkiye’de Muğla başta olmak üzere Aydın, Antalya, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Çanakkale illerinde yıllık 25 bin ton çam balı üretildiğini belirtti. Kalpaklıoğlu, çam balının uluslararası pazarda düşük fiyatla konumlanmasının temel nedeninin bilimsel altyapı eksikliği olduğunu ifade etti. “Çam balına özgü protokateşik asit, alfa-pinen ve beta-pinen gibi biyoaktif bileşenler yüksek biyolojik potansiyele sahip, ancak bunlar bilimsel yayınlarla ve uluslararası referanslarla desteklenmediği sürece ürün premium segmente taşınamıyor” dedi.

Hedef premium segment ve Manuka rekabeti

Projenin nihai hedefi, Türkiye çam balını yüksek katma değerli ve rekabetçi bir ihracat ürünü haline getirmek. Kalpaklıoğlu, “Bilimsel olarak standardize edilmiş, fonksiyonel ve terapötik potansiyeli kanıtlanmış çam balı, uluslararası pazarda premium segmentte konumlandırılacak. Hedef: 3,9 dolardan premium segmente geçmek ve Manuka balıyla rekabet edecek seviyeye çıkarmak” dedi.

Çam balının biyoaktif markerları

Kalpaklıoğlu, Protokateşik Asit’in (PCA) Türk çam balının en önemli biyoaktif marker bileşenlerinden biri olduğunu belirtti. “Bu bulgu, Türk çam balının sadece geleneksel bir doğal ürün olmadığını, aynı zamanda bilimsel temelli fonksiyonel bir gıda olduğunu gösteriyor. Proje, kimyasal standardizasyon, otantik ürün doğrulaması ve fonksiyonel gıda olarak konumlandırma açısından kritik bir gelişme sağlayacak” ifadelerini kullandı.

24 aylık AR-GE yol haritası

Proje kapsamında çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşiklerin ileri analiz yöntemleriyle tanımlanması, canlı organizmada (in vivo) veya laboratuvar ortamında (in vitro) biyolojik etkinlik testlerinin yapılması, kimyasal yapı–biyolojik aktivite ilişkisinin ortaya konması ve marker bileşiklere dayalı bilimsel sınıflandırma sistemi geliştirilmesi hedefleniyor. Ayrıca proje sonunda en az 10 SCI makale ve 15 uluslararası bilimsel sunum yapılması planlanıyor.

Türkiye çam balında küresel vizyon

Bu proje ile Türk çam balı, yalnızca geleneksel bir ürün olmaktan çıkacak, bilimsel temelli ve fonksiyonel özellikleri kanıtlanmış bir ürün olarak uluslararası pazarda premium konuma ulaşacak. Bu hamle, Türkiye’nin bal ihracatında sıralamasını yükseltirken sektörün tüm paydaşlarına ekonomik ve bilimsel kazanımlar sağlayacak, çam balını global değer zincirinde hak ettiği yere taşıyacak.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'G-PPV6YT9CVE');