İş Dünyası

Sektör İzmir’de toplandı: Madencilikte ruhsat krizi!

İzmir’de düzenlenen toplantıda madencilik sektörü temsilcileri, ruhsat ve izin süreçlerinin uzunluğuna dikkat çekerek mevzuatın yatırımların önünde engel oluşturduğunu savundu.

İzmir’de düzenlenen Madencilik Sektörü Mevzuatı Bilgilendirme Toplantısı’nda sektör temsilcileri ile kamu yetkilileri bir araya geldi. Toplantıda ruhsat ve izin süreçlerindeki yapısal sorunlar ile mevzuat değişiklikleri ele alındı.

Ruhsat ve izin süreçleri gündemde

İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası ve Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilen toplantıya İzmir Ticaret Odası ev sahipliği yaptı. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdür Yardımcısı Fatih Dumanlı’nın mevzuat ve uygulamaya ilişkin bilgilendirmelerde bulunduğu toplantıda katılımcıların soruları da yanıtlandı.

Toplantının açılışında konuşan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Mahmut Erkoç, madencilik sektörünün birçok sanayi koluna temel hammadde sağladığını, dış ticaret dengesine katkı sunduğunu ve bölgesel kalkınmayı desteklediğini vurguladı.

Erkoç, sektörün ihracat, üretim ve istihdam performansını artırabilmesi için temel sorunların çözülmesi gerektiğini belirterek, özellikle ruhsatlandırma ve izin süreçlerinin çok aşamalı ve uzun sürmesinin yatırım planlamasını zorlaştırdığını ifade etti.

“Temel sorunlar çözülmeli”

Mahmut Erkoç, toplantıda yapılan değerlendirmelerin sektörün karşı karşıya olduğu zorlukları doğru tanımlayan, çevre ile yatırımı koruyan dengeli çözümler üretilmesine katkı sağlayacağına inandığını dile getirdi.

Madencilik sektörünün daha öngörülebilir, sürdürülebilir ve güçlü bir yapıya kavuşmasının önemine işaret eden Erkoç, mevzuat ve uygulama süreçlerindeki yapısal zorlukların giderilmesi gerektiğini söyledi.

“Dünyada 7’nci sıradayız”

Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün ise konuşmasında madenlerin hem yaşamın idamesi hem de sanayinin sürdürülebilirliği açısından vazgeçilmez olduğunu belirtti.

Küresel rekabetin özellikle nadir elementler üzerinden şekillendiğine dikkat çeken Ürün, Türkiye’nin maden rezerv potansiyeliyle jeopolitik avantajını jeoekonomik etkiyle pekiştirme gücüne sahip olduğunu ifade etti.

Ürün, 3,5 trilyon dolar değerindeki maden varlığı, 6 milyar dolarlık maden ihracatı ve 70 tür madenin üretim ve ticaretinin yapılmasıyla Türkiye’nin üretilen maden çeşitliliğinde dünyada 7’nci sırada yer aldığını kaydetti.

Yönetmelik değişiklikleri ve izin süreçlerinin uzamasının sektörel sorunlara yol açtığını belirten Ürün, “Üreten Türkiye” hedefine yerli madenler olmadan ulaşmanın mümkün olmayacağını vurguladı.

“Toplumla barışık ve çevreye duyarlı madencilik”

Maden ve Petrol İşleri Genel Müdür Yardımcısı Fatih Dumanlı ise madencilik faaliyetlerinin toplumla barışık ve çevreye duyarlı bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Ruhsat süreçlerindeki bürokratik işlemlerin uzunluğuna yönelik eleştirilere değinen Dumanlı, madencilik faaliyeti bulunan diğer ülkelerde de benzer uygulamaların olduğunu belirtti.

İşletme projelerinde güvenlik, üretim yöntemi ve üretim miktarına uyulması gerektiğini ifade eden Dumanlı, ÇED kapsamında taahhüt edilen süreçlere riayet edilmesinin önemine dikkat çekti.

Bürokratik süreçlerin azaltılması için çalışmalar

Dumanlı, kamu tarafında da bürokratik süreçlerin azaltılmasının öncelikli konular arasında yer aldığını söyledi. Bu kapsamda 7554 sayılı Torba Kanun ile Maden Kanunu’nda bazı değişikliklere gidildiğini belirten Dumanlı, arama faaliyetlerinin kamu yararı kapsamında değerlendirilmesinin gündemde olduğunu aktardı. İzin süreçlerinin kısaltılması, izinlerin tek çatı altında birleştirilmesi, yatırım güvencesinin sağlanması ve ruhsat hukukunun korunmasına yönelik çalışmaların sürdüğü ifade edildi.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'G-PPV6YT9CVE');