Ay ortasında İzmir Valisi Süleyman Elban İzmir’in 2025 yılı asayiş raporunu açıkladı. Bu raporlamaların içerdiği veriler çok önemli. Çünkü bu veriler İzmir’de yaşayanların ne gibi güvenlik riskleri ile karşı karşıya olabileceklerini anlamalarına, firmaların şehrin yatırımlar açısından uygunluğunu değerlendirmelerine, güvenlik güçlerinin hangi politikalara ağırlık vereceklerine karar vermelerine, basının da şehrin güvenliğini tek tek olaylar bazında değil de veriler ışığında anlamasına katkı sağlıyor. Bu nedenle Elban’ın açıklamaları çok değerli.
Valinin açıkladığı verileri değerlendirmeden önce İzmir’in güvenlik açısından uluslararası düzlemde nasıl algılandığına bir göz atmakta fayda var. Bazı uluslararası endeksler bir şehri ziyaret edenlerin bu şehri güvenlik açısından nasıl algıladığına dair araştırmalar yapıyorlar. Bunlardan Numbeo’nun araştırmasına göre İzmir Kasım 2025 itibariyle güvenli bir şehir. Geçen yaz ortasında, küresel iş, ekonomi ve liderlik konularında yayınlar yapan bir dijital dergi olan CEOWORLD’un yaptığı sıralamada ise İzmir dünyanın en güvenli 86. şehri olarak belirlendi. Turistler için ülke ve şehir bazlı güvenlik endeksi üreten “TravelSafe-Abroad.com” web sitesinde de İzmir genel olarak güvenli bir şehir olarak listelenmiş. Sitede yer alan bilgilere göre İzmir’in merkezi bölgeleri ve turistik alanları genel olarak güvenli ve bir sorun yaşandığında yetkililer güvenliği sağlamak için ellerinden gelenin en iyisini yapıyorlar.
Bu endeksler üzerinden İzmir’i Türkiye’deki bazı önemli şehirleri ile karşılaştırabilmek de mümkün. Tablo 1’e baktığımız zaman İzmir’in güvenlik açısından Eskişehir, Antalya, Alanya ve Bodrum’un gerisinde kaldığını görüyoruz. Bunun bir nedeni söz konusu şehirlerin İzmir’e göre daha az nüfusa sahip olmaları. Diğer önemli bir neden ise özellikle markalaşmış turizm şehirleri olan Antalya, Bodrum ve Alanya’da meydana gelebilecek bir asayiş olayının uluslararası turizm ağlarında yankı bulması riskine karşı daha yoğun güvenlik önlemlerinin alınması olabilir. Bu şartlarda İzmir’in bu şehirlerden daha düşük puan alması makul karşılanabilir.

Tablodaki değerlerden görülen bir başka önemli gerçek de İzmir’in Ankara ve İstanbul’a göre daha güvenli bir şehir olması. Bu, İzmir’in büyük şehirler arasında daha “yaşanabilir ve güvenli bir şehir” olarak algılandığını gösteriyor. Özetle, İzmir uluslararası endekslere göre, İstanbul ve Ankara’dan daha güvenli; ancak önemli turizm merkezi şehirlerin biraz gerisinde.
İzmir Valisi’nin açıklamalarını nasıl değerlendirmeliyiz?
Valinin açıklamalarının veriler üzerinden olması somut bir tablonun ortaya konmasını sağlıyor. Rakamların bir önceki yıl (2024) rakamları ile birlikte verilmesi bir karşılaştırma yapılmasını olanaklı kılıyor. Bu açıklamalardan çıkan en önemli sonuçlar suç oranlarında geçen yıla göre yüzde 14’lük bir azalmanın meydana gelmesi ve özellikle hırsızlık ve yankesicilik olaylarında büyük bir gerilemenin yaşanmış olması. Açıklamalardaki dikkat çekici bir başka nokta da organize suçlara karşı verilen çetin mücadele. 2025 yılında düzenlenen 296 operasyon sonucunda 212 organize suç çetesinin çökertildiği belirtiliyor. Bu açıklamalar uluslararası endekslerde İzmir’in güvenli bir şehir olarak yer alması gerçeği ile de örtüşüyor.
Organize suçlar ile mücadele ile ilgili rakamlardan polisin İzmir’de güçlü bir kurumsal kapasiteye ve istihbarat ağına sahip olduğu sonucu çıkarılabiliyor. Bu operasyonlar aynı zamanda İzmir’in orta ve uzun vadeli geleceği açısından da çok önemli. Dünyada zamanında bu operasyonları yapmadıkları veya yapamadıkları için organize suç çetelerinin esiri haline gelmiş pek çok şehir var. İzmir’de bu mücadele yıllardır sistemli ve etkili bir şekilde sürüyor. Bununla birlikte bu örgütleri üreten bataklığın (göç, kayıt dışı ekonomi, uyuşturucu piyasası, genç işsizliği vb.) kurutulması da çok önemli. Bu kadar çok sayıda suç örgütü ne zaman, nasıl ve ne şartlarda oluşuyor?
112 hattının geliştirilmesi çok önemli
Elban, asayiş bilgilendirmelerinde hayati bir konu olan 112 hattı asayiş ihbarlarına da yer veriyor. Bilgilendirmelerine göre 112 hatına 2023’te 1 milyon 388 bin, 2024’te 1 milyon 425 bin, 2025’te ise 1 milyon 513 bin ihbar ulaştı. İhbarlardaki artış dikkat çekici. Vali, vatandaşlardan karşılaştıkları her olayı 112 hattına bildirmelerini istiyor. Bu da çok isabetli bir yaklaşım. Çünkü 112 hattı halkla güvenlik güçleri arasındaki en hayati bağ ve vatandaşların güvenlik algısı açısından çok önemli. İhbar sonrasında polisin olay yerine ne kadar süre içinde geldiği, geldiğinde nasıl davrandığı, etkili ve caydırıcı olup olmadığı vatandaşlar tarafından gözlemleniyor ve zihinlerinde bireysel olarak ne kadar güvende olduklarına dair bir algı oluşturuyorlar. Diğer yandan 112 hattının çabuk ve etkili çalışması asayiş olaylarının büyümeden ve ölümcül bir noktaya ulaşmadan kontrol altına alınması açısından çok faydalı. Bu hattın bilgi akışı açısından önemi de yadsınamaz. Yeterli sayıda personele sahip olmak ihbarların etkili bir şekilde değerlendirilmesini kolaylaştıran bir faktör. İzmir Valisi’nin İzmir’deki güvenlik personeli sayısının artırılması için çalışmaların yapıldığını belirtmesi memnuniyet verici.
İzmir Valiliği’nin 2025 yılı için paylaştığı bilgiler, şehrin güvenlik açısından son yıllarda doğru bir yönde ilerlediğini ortaya koyuyor. Suç oranlarındaki düşüş ve organize suçlara karşı yürütülen kararlı mücadele, İzmir’in büyük şehirler arasında görece daha güvenli bir konumda olduğunu gösteriyor. Ancak bu tablonun kalıcı hale gelmesi, yalnızca operasyonel başarılarla değil, suç üreten sosyal ve ekonomik zeminlerin de ortadan kaldırılmasıyla mümkün olabilir. Diğer taraftan, 112 hattının etkililiğinin artması, çocuklar da dahil olmak üzere vatandaşların bu hattı bilinçli olarak kullanmak yönünde teşvik edilmesi, İzmir’in güvenlik personelinin takviyesi kritik önemde. Nihayetinde, güvenli bir İzmir’in teminatı; etkin kolluk kapasitesi ile vatandaşın güvenlik mekanizmalarına duyduğu güvenin ve bu mekanizmalara aktif katılımının güçlendirilmesidir.