Stand Up komedyenlerin, yaptıkları espriler nedeniyle göz altına alınabildiği, karikatüristlerin çizdikleri karikatür yüzünden aylarca tutuklu kalabildikleri, politik mizahın deli cesareti istediği ülkemizde, son olarak uluorta kötü bir fıkra anlattığı için Rahmi Koç hedef tahtasına oturdu.

Yeli yersiz duyar kasmanın boş vakitlerimizi değerlendirdiğimiz bir hobi halini aldığı malum. Sosyal medyanın linç kültürü ile yargısız infazlar da rutine bindiği de. Her gün illaki bir kurban çıkıyor ve tüm ahali onu linç ederek, vahşet açlığını ve kitlesel yıkıcılığın hazzını yaşıyor.

Bu ahval ve şerait içinde, Koç grubuna ait Amerikan Hastanesinin İzmir Balçova’da hizmete giren şubesinin, açılış töreni, Koç ailesinin ikinci kuşağını temsil eden iş insanı Rahmi Koç’un anlattığı fıkranın, bu fıkrada geçen bazı ifadelerin ve sonrasında gelen tepkilerin gölgesinde kaldı.

Rahmi Koç, 96 yaşında. İşlerin yönetimini çocuklarına bırakmış ve Türk ekonomisindeki rolü nedeniyle de saygı gören, önemli bir iş insanı olarak emekliliğini yaşıyordu. Her halde en son istediği şey, İzmir’deki hastane açılışı sırasında, ırkçı ve cinsiyetçi bir fıkra anlatarak, toplumun sinir uçlarına dokunmaktır. Ama aralarında siyasetçilerin de bulunduğu bir gruba, bir hekim ile Kürt bir kadın hasta arasında geçen bir fıkra anlatınca, olaylar kontrolünden hızla çıktı. Peşinen söyleyeyim fıkra hiç komik değildi. Eskilerde kalmış bir mizah diyeceğim ama o da değil. Ama görüntülere baktığımda, o anda etrafında olanlar siyasetçiler, Binali Yıldırım dahil, Rahmi beye gülerek eşlik ediyorlardı. Bu görüntüler sosyal medyaya yansıyınca, #özürdilerahmikoç etiketi bir anda TT oldu.

Tepkilerin büyümesi ve hükümet sözcüsü ve bakanlar düzeyinde eleştirilerin gelmesinin ardından, Rahmi Koç da bir açıklama ile özür diledi. Koç Holding’in resmi sosyal medya hesapları üzerinden paylaşılan özür metninde Rahmi Koç şu ifadeleri kullandı: "Herhangi bir kimliği hedef alma niyeti taşımadığım sözlerim için içtenlikle özür diliyorum. Üzüntümü samimiyetle paylaşmak isterim. Saygılarımla."

Rahmi Koç bir anda fıkrasına gülünmeyen adama dönüşecekken, mizah bile sınıfsal olduğu için, kötü fıkrasına gülünen ama sonrasında şakasının kaka olması neticesinde başına pişmiş tavuğun başına gelmeyen şeylerin geldiği bir kurbana dönüşüverdi. Tekrar ediyorum, komik olmayan fıkra sonrasında, önce, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının bir soruşturma başlattığı bilgisi yansıdı kamuoyuna, sonrasında da İstanbul Maltepe ve Antalya’da Otokoç bayilerine silahlı saldırı haberleri!

Kötü fıkra anlatmamanın cezası, o fıkraya gülmemektir. En fazlası da protesto etmek veya tepki göstermek. Ama berbat bir fıkra anlattı diye 96 yaşındaki adama dava açmak bence fıkradan daha komik. Ama Binali Yıldırım’a da işin ucu uzarsa – yardım ve yataklıktan- o daha da komik olur. Ne olacak? Ceza mı verilecek? Hapse mi atılacak? Yahu adam 96 yaşında.

Ama kanun herkese karşı eşittir. Evet eşittir. En azından teorik olarak öyledir. Rahmi Koç, neyle suçlanıyor acaba? TCK’da kötü fıkra anlatmak diye bir suç yok bildiğim kadarıyla. Bu durumda, hakaret desen, bir kişiye veya gruba yönelik hakaret ben göremedim. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik deseniz, yani kusura bakmayın da halk da bu kadar kolay kin ve düşmanlığa tahrik olmasın, bi zahmet. Laz fıkraları, Bektaşi fıkraları… bunları dinleyince de tahrik oluyor musunuz, kin ve düşmanlığa?

İfade özgürlüğü vardı bir ara ona ne oldu?

İfade özgürlüğü mevhumu, toplumu rahatsız edici, sarsıcı ifadeleri de kapsar… Anayasa, Uluslararası mevzuat Türk hukuk mevzuatı, içtihadı bunu söyler. Ne ara olur olmaz şeye dava açar olduk? Gak diyen içeri, guk diyen dışarı oldu?

Fıkra anlattı diye dava açılır mı? En fazla ayıplanır, protesto edilir. Mekan kurşunlamak da neyin nesi? Nasıl terörize oldunuz bu kadar! Korkarım, toplum olarak sağ duyumuzu iyiden iyiye kaybediyoruz. Aklı melekelerimizin yerini, anlık duygusal reaksiyonlar alıyor ve işin kötüsü bundan haz alıyoruz hastalıklı bir durum bu. Rahmi Koç’u tutuklayıp cezaevine atsalar, kutlama mı yapacaksınız?

Duyar kasacak yerde kasmamak, duyar kasılmayacak yerde kasmak bu.

Neyse, günün anlam ve önemine binaen ben de bir fıkra anlatayım.

Bir gün bir Türk, bir Amerikalı bir alman…