Ankara’daki NATO zirvesi devam ederken, yazıma bu başlığı bile isteye, taammüden attım. Aslında bu başlığın Kuzey Atlantik İttifakı ile hiçbir ilgisi yok, çağrışım yapması dışında.

Bu aslında bir deyim. Ve dilimize Rumcadan geçmiş.

“Na to kefali, na to mermari”. Anlamı da ‘işte kafa, işte mermer’ demek.

Geç anlayan, kafası basmayan, okuduğunu, söyleneni anlamayan kişilere söylenir

Peki ben neden kullandım derseniz, gündeme atılan bir kanca gibi de düşünebilirsiniz…

Ama hazır bu başlığı atmışken ve NATO zirvesi de devam ederken, bu zirveye dair de birkaç kelam etmezsem olmaz.

Siz de farkındasınızdır ki, NATO zirvesi olağan üstü tedbirler altında gerçekleştiriliyor.

Tedbirler, günler öncesinden alınmaya başlandı.

İşte dikkat çekici bazı NATO tedbirleri:

Zirveden önce, liderler rahat rahat insinler diye, Ankara havaalanı açıldı.

Yollar kaymak gibi asfaltlandı.

Marjinal örgüt üyeleri, evlerinden toplanıp, tedbiren tutuklandı.

Gecekondular beyaza boyandı. Boyanamayanların önüne reklam tabelaları asıldı.

Gösteri ve yürüyüşler yasaklandı.

Sokak hayvanları toplandı.

Konserler, paneller ve mezuniyet törenleri yasaklandı.

Ağaçlar budandı.

Ankara hava sahası, sivil uçuşlara, sportif havacılığa ve dron uçurtmaya yasaklandı.

Logar kapakları, kaynakla sabitlendi.

Tedbirler Ankara ile sınırlı kalmadı, başka illere, dış temsilciliklere ve neredeyse KKTC’ye kadar uzandı.

Fransa Cumhurbaşkanı, Macron koşsun diye, park kapatıldı.

Kuğulu park da kırmızı bölgede kaldığından, kuğular için de ekstra bir önlem alındı mı bilmiyorum.

Bu önlemlerin elbette önemli bir kısmı alınması gerekiyordu. NATO’nun devlet ya da hükümet başkanları geliyor neticede. Ama sanki bir tık, çok değil ama bir tık aşırıya kaçılmış olabilir.

O değil de belki de Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başına geçirilmesi de bir zirve tedbiridir.

Özgür Özel ve bazı milletvekillerinin, dokunulmazlıklarının kaldırılma planının ertelenmesi bile NATO zirvesi tedbiri olabilir. Tam da liderler buradayken, ana muhalefet liderini tutuklanması gerçekten hoş olmayabilirdi(!)

Ben alınan tedbirlerden rahatsız değilim. Altını çizmek isterim.

Birçok İzmirli gibi ben de keşke NATO zirvesi İzmir’de yapılsaydı diye düşünmedim de değil. En azından eser miktarda hizmet alırdık.

Ama Deniz Göktaş’ın tutuklanması konusunda kafam karışık.

İşi bu kadar sıkı tutmaya gerek yoktu.