Hasan Tahsin’i hepimiz biliriz. O, “ilk kurşun”dur. Kurtuluş Savaşı’nın simge isimlerinden biridir. İzmir’in işgal günlerinde, işgal kuvvetlerine sıktığı o ilk kurşun; yalnızca bir silah sesi değil, bir milletin kaderini değiştiren bir başlangıçtır. Bir isyandır. Bir uyanıştır. Ve bir diriliştir.

İzmir gündemi bugün yine yoğun, yine hareketli, yine tarihe not düşülecek türden gelişmelere sahne oluyor. Neler yaşandı, önce kısaca oradan başlayalım; sonra Hasan Tahsin’e yeniden dönelim.

CHP’de “mutlak butlan” sürecinin ardından başlayan siyasi dalgalanma etkisini sürdürüyor. Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin aldığı karar doğrultusunda CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç görevden alınırken, yerine Utku Gümrükçü atandı.

Bugün ise izmir siyasi trafiğin en yoğun saatleri yaşandı. CHP’li meclis üyeleriyle bir araya gelen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, ardından ilçe belediye başkanlarını Tarihi Asansör’de topladı. Toplantının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtsız bırakan Tugay, yazılı açıklama yapacağını duyurdu.

Ve beklenen açıklama saatler sonra geldi.

Cemil Tugay, CHP üyeliğinden istifa ettiğini ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini bağımsız olarak sürdüreceğini açıkladı.

Açıklamasını ise şu cümleler ile noktaladı:

“Büyük bir üzüntüyle ve bir gün geri dönebilme umuduyla Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum.”

Bugün yaşanan bu gelişme, siyasetin satır aralarına düşen sıradan bir not değil; aksine yeni bir dönemin işareti olarak okunuyor. Çünkü bu, yalnızca bir istifa değil, aynı zamanda güçlü bir siyasi mesaj.

Belki de bir “ilk kurşun”

Mutlak butlan sürecinin ardından CHP içinde bekleyiş hâkimken, Cemil Tugay beklemedi. Sessiz kalmadı. Geri adım atmadı. Siyasi kariyerinin geleceğini riske atabilecek bu adımı, tüm sonuçlarını bilerek attı.

Ve ilk kurşunu sıktı

Yeni parti iddiaları siyaset kulislerinde konuşulmaya devam ediyor. Özgür Özel ve ekibinin yeni bir siyasi yapı kurabileceği yönündeki değerlendirmeler gündemdeki yerini korurken, Tugay’ın istifası bu tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı.

İzmir basınında günlerdir konuşulan “Kılıçdaroğlu ekibine yakınlaşır” iddiaları da böylece çürüdü.

Ancak ben şahsen bu yönlü bir tabloya ihtimal vermiyordum. Cemil Tugay’ın daha bağımsız, daha kendi siyasi çizgisini koruyan bir duruş sergileyeceğini düşünüyordum.

Nitekim bugün geldiğimiz noktada, kararını kendi çizgisini belirleyerek verdiğini görüyoruz.

Ve bu yüzden yeniden söylüyoruz:

İlk kurşunu sıktı.

Peki diğer belediye başkanları ne yapacak?

Bu süreçte “mutlak butlan” tartışmalarına karşı duran birçok isim oldu. Ancak asıl soru şimdi daha net: Kim devam edecek, kim geri adım atacak?

Birçok meclis üyesi Tugay’ın adımını takip ederek istifalarını duyurdu.

İzmir Büyükşehir Başkanvekili Levent Yıldır, meclis üyeleri Mustafa Özuslu, Atilla Baysak ve Barış Ballıkaya…

Fakat asıl kritik eşik belediye başkanlarında.

Bu noktada kimseye “şunu yapmalı” ya da “bunu yapmamalı” demek doğru olmaz.

Ancak bir gerçek var: Sözün ağırlığı, ancak arkasında durulduğunda anlam kazanır.

Bugün Cemil Tugay, bu ağırlığı taşıyan bir karar aldı.

Ve İzmir’in tarihine düşen yeni bir not bıraktı:

Bir kez daha…

İzmir’de bir “ilk kurşun” atıldı.